Biz yapmak istediğimizi yapıyoruz.We're doing what we want to do.
Bunu yapmak için elimizden geleni yapıyoruz.We're trying our best to do it.
Ben bir şehir turu yapıyorum.I'm doing a tour of the city.
Patlamış mısır yapıyorum.I'm making popcorn.
Patlamış mısır yapıyorum. Biraz ister misin?I'm making popcorn. Do you want some?
Biz onu yıllardır yapıyoruz.We've been doing that for years.
Biz bunu yıllardır yapıyoruz.We've been doing this for years.
Birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı ödeme yapıyorsunuz?Are you paying together or separately?
Biz daha kolay bir çözüm yolu varken onu zor bir şekilde yapıyoruz.We've been doing it the hard way.
İş için ne yapıyorsunuz?What do you do for work?
Bu şarkı beni vatan hasreti çeken yapıyor.This song makes me homesick.
Çok pratik yapıyoruz.We've been practicing hard.
Biz yapılması gerekeni yapıyoruz.We're doing what needs to be done.
Öyleyse burada ne yapıyorsun?And so what are you doing here?
Her halükarda orada yapıyor olacağız.We'll be there rain or shine.
Neden bir politikacı için tezahürat yapıyorsun?Why are you cheering for a politician?
Onu tekrar yapıyorsunYou're doing it again.
Ben hep burada alışveriş yapıyorum.I shop here all the time.
Kasabadaki herkes bizim hakkımızda dedikodu yapıyor.Everyone in town is gossiping about us.
Tom duygusal olarak Mary'ye şantaj yapıyor.Tom is emotionally blackmailing Mary.
Sanırım blöf yapıyorsun.I think you're bluffing.
Tom'un yapması gereken şeyi yapıyorum.I'm doing what Tom should've done.
Izgara sosis yapıyoruz.We are grilling sausage.
Onlar alışveriş mi yapıyorlardı?Were they shopping?
Dışarıda alışveriş yapıyordum.I was out shopping.
Hâlâ bir sürü hata yapıyorum.I still make a lot of mistakes.
Triatlon için antrenman yapıyorum.I'm training for the triathlon.
Bunu hayatım boyunca yapıyorum.I've been doing it all my life.
Tom istediğimizi yapıyor, değil mi?Tom is doing what we asked, isn't he?
Mary reçel yapıyor.Mary is making jam.
Saygılı olmak için elimden geleni yapıyorum.I try my best to be considerate.
Sadece birinci sınıf yolculuk yapıyorum.I only travel first class.
Bir balıkçı teknesinde ne yapıyorsun.What on earth are you doing in a fishing boat?
Genç insanlar donmuş gölet üzerinde paten yapıyorlardı.Young people were skating on the frozen pond.
Bunu aylardır yapıyorum.I've been doing this for months.
Tom yıllardır bunu yapıyor.Tom has been doing that for years.
Onu yapıyorken eğlendim.I had fun doing that.
Boston'da burada ne yapıyorsun?What are you doing here in Boston?
Otuz yıldır koçluk yapıyorum.I've been coaching for thirty years.
Ben bunu otuz yıldır yapıyorum.I've been doing this for thirty years.
İnsanlar bazen yanlış seçimler yapıyor.People do sometimes make the wrong choices.
Daha önce hiç yapmadığımız şeyleri yapıyoruz.We're doing things we've never done before.
Birçok kişi bunu yapıyor.A lot of people do it.
Onu yapmak zorunda değiller ama yapıyorlar.They don't have to do that, but they do.
Onların takdir ettiği bir şeyi yapıyorsun.You're doing something they appreciate.
Farklı bir şey yapıyor musun?Are you doing anything differently?
Onu çocuklar için yapıyoruz.We're doing it for the children.
Onu ailelerimiz için yapıyoruz.We're doing it for our families.
Onu çocuklarımız için yapıyoruz.We're doing it for our children.
Tam olarak onu yapıyoruz.That's exactly what we're doing.
Biz onu bütün yıl yapıyoruz.We've been doing that all year.
Onlar bazı iyi şeyler yapıyorlar.They're doing some good things.
Krek kokain ne kadar bağımlılık yapıyor?How addictive is crack cocaine?
Başka bir şey yapıyor muydun?Were you doing something else?
Boeing iyi bir uçak yapıyor.Boeing builds a fine aircraft.
Tom program yöneticisi olarak görev yapıyor.Tom is acting program manager.
Onu sonsuza kadar yapıyorum.I've been doing that forever.
Onu sürekli yapıyorum.I've been doing that forever.
Senin için her şeyi yapıyorum.I'm doing everything for you.
Ev işini yapıyorduk.We were doing the housework.