Sanırım Tom bizim için oldukça iyi bir iş yapıyor.I think Tom is doing a pretty good job for us.
Yerel televizyon istasyonumuz, yerel haberlere yer vererek oldukça iyi bir iş yapıyor.Our local TV station does a pretty good job of covering local news.
Sen şimdiye kadar oldukça iyi bir iş yapıyordun.You've been doing a pretty good job so far.
Pazar günü ne yapıyorsun?What are you doing Sunday?
Tom nasıl yapıyor görelim.Let's see how Tom is doing.
Biz elimizden geleni yapıyoruz.We try our best.
Ne yapmak istersem yapıyorum.I'm doing what I want to do.
İyi bir iş yapıyor olmak istiyorum.I want to be doing a good job.
Ben bunu sadece senin kendi iyiliğin için yapıyorum.I'm only doing this for your own good.
Yapıyorsan biraz tost istiyorum.I'd like some toast if you are making some.
Bence o numara yapıyor.I think she's faking.
Biraz yapıyorsan biraz kahve istiyorum.I'd like some coffee if you are making some.
Büyükbabalarım ve büyükannelerim şu anda ne yapıyorlar?What are my grandparents doing right now?
Hayatının geri kalanında bu işi mi yapıyor olmak istersin?Do your really want to be doing this job for the rest of your life?
Bu bütün çocukları mutlu yapıyor.It makes all the children happy.
Senin gibi güzel bir kadın böyle bir yerde ne yapıyor?What's a beautiful woman like you doing in a place like this?
Bir sonraki odada bir yaylı dörtlüsü prova yapıyor.A string quartet is rehearsing in the next room.
Giants bu gece maç yapıyor mu?Are the Giants playing tonight?
O orada ne yapıyor?What's he doing there?
Onlar tüm öğleden sonra spor yapıyorlardı. Etienne çok iyi oynadı.They were playing sports all afternoon. Etienne played very well.
Öğretmenlik yapıyor ama aslında bir vampir.He works as a teacher, but actually he's a vampire.
Yanlış bir şey yapıyor olmalıyım.I must be doing something wrong.
Dışarıda bir şey yapıyordum.I was doing something outside.
Görüyorum, şaka yapıyordun.I see, you were joking.
Anlıyorum, şaka yapıyordun.I understand, you were joking.
Biz şaka yapıyoruz.We're kidding.
Tom blöf yapıyor.Tom's bluffing.
Tom panik yapıyor.Tom's panicking.
Tom kayak yapıyor.Tom's skiing.
Onlar blöf yapıyorlar.They're bluffing.
Ben tadilat yapıyorum.I'm remodeling.
Ben ödeme yapıyorum.I'm paying.
Ben işbirliği yapıyorum.I'm cooperating.
Blöf yapıyorum.I'm bluffing.
Ben elimden geleni yapıyorum.I am doing my best.
Bunu durdurmak için ne yapıyorsun?What are you doing to stop this?
O, kentimiz için ne yapıyor?What does he do for our town?
Aman Tanrım! Ne yapıyorsun sen?Oh my God! What are you doing!?
Bir sürü hata mı yapıyorum?Am I making lots of mistakes?
Çok hata yapıyor muyum?Am I making lots of mistakes?
O ülkenin ticaret fazlası var. O, ithalatından çok ihracat yapıyor.That country has a trade surplus. It exports more than it imports.
Kime şaka yapıyoruz?Who are we kidding?
Biz işbirliği yapıyoruz.We're cooperating.
Sen işbirliği yapıyorsun.You're cooperating.
Tom işbirliği yapıyor.Tom is cooperating.
Kim diyet yapıyor?Who's dieting?
Ben diyet yapıyorum.I'm dieting.
Biz diyet yapıyoruz.We're dieting.
Tom diyet yapıyor.Tom is dieting.
Ben egzersiz yapıyorum.I'm exercising.
Biz egzersiz yapıyoruz.We're exercising.
Sen egzersiz yapıyorsun.You're exercising.
Tom egzersiz yapıyor.Tom is exercising.
Kim şaka yapıyor?Who's joking?
Ben meditasyon yapıyorum.I'm meditating.
Biz meditasyon yapıyoruz.We're meditating.
Biz tadilat yapıyoruz.We're remodeling.
Tom tadilat yapıyor.Tom is remodeling.
Kim isteyerek yapıyor?Who's volunteering?
İsteyerek yapıyorum.I'm volunteering.