yapıt ile cümle

yapıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sonsuz sayıda maymun asla Shakespeare'in yapıtlarını yazamaz.Ένας άπειρος αριθμός από πιθήκους δεν θα μπορούσε ποτέ να γράψει τα έργα του Σέξπιρ.
Sonsuz sayıda maymun asla Shakespeare'in yapıtlarını yazamaz.Безкраен брой маймуни никога не биха могли да напишат произведенията на Шекспир.
Sonsuz sayıda maymun asla Shakespeare'in yapıtlarını yazamaz."Бесконечное число обезьян никогда не сможет создать работы Шекспира.
Sonsuz sayıda maymun asla Shakespeare'in yapıtlarını yazamaz.Нескінченна кількість мавп ніколи не написала б робіт Шекспіра.
Sonsuz sayıda maymun asla Shakespeare'in yapıtlarını yazamaz.מספר אינסופי של קופים לעולם לא יוכלו לכתוב את יצירותיו של שייקספיר.
Sonsuz sayıda maymun asla Shakespeare'in yapıtlarını yazamaz.عدد لا منته من القرود لا يمكنه أبدا أن يكتب أعمال شكسبير.
Sonsuz sayıda maymun asla Shakespeare'in yapıtlarını yazamaz.シェイクスピアの作品は書けないんだ 実験をしたから知ってるんだぞ」
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Bien sûr, mon travail était très amateur, mais voyons d'autres exemples célèbres.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Bineînțeles, lucrarea mea era cea a unui amator, dar să ne întoarcem la mai multe exemple faimoase.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Certo, il mio lavoro era amatoriale, ma vediamo altri esempi famosi.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Claro, o meu trabalho foi muito amador, mas vamos recorrer a exemplos mais famosos.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.저는 뭐, 물론 아주 낮은 수준이지만 예를 들면, 뭐 더 유명한 분을 보자면..
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Mijn werk was amateuristisch, maar laten we naar beroemde voorbeelden kijken.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Moja praca była bardzo amatorska, ale zajmijmy się bardziej znanymi przykładami.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Natürlich war meine Arbeit sehr amateurhaft, aber wenden wir uns berühmteren Beispielen zu.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Por supuesto, mi trabajo era el de un aficionado, pero veamos otros ejemplos más conocidos.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Tất nhiên, tác phẩm của tôi rất là nghiệp dư, nhưng hãy chuyển sang những ví dụ nổi tiếng hơn
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Звичайно, моя робота була дуже любительською, але звернімося до більш відомих прикладів.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.Конечно, моя картина была любительской, но давайте посмотрим на более знаменитые произведения.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.כמובן שהעבודה שלי הייתה חובבנית ביותר, אבל בואו נפנה לדוגמאות מוכרות יותר.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.بالتأكيد كان عملي غير ناضج لكن لنتحول إلى أمثلة أكثر شهرة.
Tabii, benim yapıtım çok amatördü, ama daha ünlü örneklere geçelim.代わりにもっと有名な作品を見てみよう これはピカソの作品です
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.(40:14) Il est la première des oeuvres de Dieu; Celui qui l`a fait l`a pourvu d`un glaive.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.( 40 : 14 ) Nó là công_việc khéo nhứt của Ðức_Chúa_Trời ; Ðấng dựng nên nó giao cho nó cây gươm của nó .
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.(40:14) Nó là công việc khéo nhứt của Ðức Chúa Trời; Ðấng dựng nên nó giao cho nó cây gươm của nó.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.(40:14) это – верх путей Божиих; только Сотворивший его может приблизить к нему меч Свой;
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Di antara segala makhluk-Ku dialah yang paling menakjubkan; hanya oleh Penciptanya saja ia dapat ditaklukkan
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Ele é obra prima dos caminhos de Deus; aquele que o fez o proveu da sua espada.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.El este cea mai mare dintre lucrările lui Dumnezeu. Cel ce l -a făcut l -a înzestrat cu o suliţă..
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Er ist der Anfang der Wege Gottes; der ihn gemacht hat, der gab ihm sein Schwert.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Esso è la prima delle opere di Dio; il suo creatore lo ha fornito di difesa
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Es una obra maestra de Dios. Sólo su Hacedor le puede acercar su espada
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Hvem kan gribe den i dens Tænder og trække Reb igennem dens Snude?
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Kan nogen fange den så den ser det? Kan nogen dra en snare gjennem dens nese?
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.그것은 하나님의 창조물 중에 으뜸이라 그것을 지은 자가 칼을 주었고
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Kukapa kävisi kiinni sen silmiin, lävistäisi heittoaseella sen turvan?
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Megfoghatják-é õt szemei láttára, vagy átfúrhatják-é az orrát tõrökkel?!
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.On je prvina tvornosti Boga mogočnega; On, ki ga je naredil, mu je oskrbel meč njegov.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.On jest przedniejszym z uczynków Bożych; który go uczynił, sam nań natrzeć może mieczem swoim.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Vem kan fånga honom, när han är på sin vakt, vem borrar en snara genom hans nos?
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Zdaž kdo před očima jeho polapí jej, aneb provazy protáhne chřípě jeho?
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Τουτο ειναι το αριστουργημα του Θεου ο ποιησας αυτον δυναται να πλησιαση εις αυτον την ρομφαιαν αυτου.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.Той е изящното дело Божие; Оня, Който го е направил, го е снабдил с меча Си.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.הוא ראשית דרכי אל העשו יגש חרבו׃
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.هو اول اعمال الله. الذي صنعه اعطاه سيفه.
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.他 在 神 所 造 的 物 中 為 首 . 創 造 他 的 給 他 刀 劍
Tanrının yapıtları arasında ilk sırayı alır, Yalnız Yaratıcısı ona kılıçla yaklaşır.他 在 神所 造 的 物中 為首 . 創造 他 的 給 他 刀劍
Ve sonra, son bileşen olarak şunu önereceğim, yapıtaşı olarak hizmet etmesi ya da edecek potansiyeli olması.A następnie zaproponowałbym, jako ostatni element fakt że służą lub mogą służyć jako bloki budowlane.
Ve sonra, son bileşen olarak şunu önereceğim, yapıtaşı olarak hizmet etmesi ya da edecek potansiyeli olması.그리고 마지막 요소로 제가 재안 하자면, 물건들은 빌딩 블록으로서
Ve sonra, son bileşen olarak şunu önereceğim, yapıtaşı olarak hizmet etmesi ya da edecek potansiyeli olması.Proporrei poi come ultimo componente che possano servire, o ne abbiano il potenziale, per costruirci sopra.
Ve sonra, son bileşen olarak şunu önereceğim, yapıtaşı olarak hizmet etmesi ya da edecek potansiyeli olması.Și apoi aș mai propune acest ultim component pe care-l oferă sau au potențialul de a-l oferi ca și cărămizi.
Ve sonra, son bileşen olarak şunu önereceğim, yapıtaşı olarak hizmet etmesi ya da edecek potansiyeli olması.ואז אני מציע בתור מרכיב אחרון שהם משמשים, או שיש להם פוטנציאל לשמש
Ve sonra, son bileşen olarak şunu önereceğim, yapıtaşı olarak hizmet etmesi ya da edecek potansiyeli olması.وبعدها، لأقترح كمُكوّنٍ أخيرٍ أن تُستعمل، أو تكون قابلةً للإستعمال،
Ve sonra, son bileşen olarak şunu önereceğim, yapıtaşı olarak hizmet etmesi ya da edecek potansiyeli olması.私が取り上げたいのは それが構成単位として機能する あるいはその可能性を秘めているということです
VPN'ler gibi aslında internetin kendisi olmayan, fakat aynı küçük yapıtaşlarından oluşan şeylerle başa çıktık.비공개 커뮤니티, 안전한 서브 네트워크, 가상 사설망 등을 만들었죠 이것들은 인터넷은 아니지만
VPN'ler gibi aslında internetin kendisi olmayan, fakat aynı küçük yapıtaşlarından oluşan şeylerle başa çıktık.קהילות מוקפות חומה, רשתות-משנה מאובטחות, רשתות פרטיות וירטואליות, דברים קטנים שאינם האינטרנט עצמה,
VPN'ler gibi aslında internetin kendisi olmayan, fakat aynı küçük yapıtaşlarından oluşan şeylerle başa çıktık.セキュアなサブネットや VPN など インターネットそのものとは違いますが セキュアなサブネットや VPN など インターネットそのものとは違いますが インターネットと同じ技術に基づいています
Vücudun temel yapıtaşı olan proteinler ise bu fabrikaların ürünüdür.En este caso las proteínas, que son los ladrillos básicos del cuerpo.
Vücudun temel yapıtaşı olan proteinler ise bu fabrikaların ürünüdür.In questo caso le proteine, che sono i mattoni fondamentali del corpo.
Vücudun temel yapıtaşı olan proteinler ise bu fabrikaların ürünüdür.В данном случае этим чем-то являются белки, основные кирпичики жизни.

İlgili Sayfalar