yapılmak ile cümle
yapılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Dia menciptakan tumit Bowden-wedge yang harus terbuat dari baja atau titanium.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Er erfand diesen Bowden-Keilabsatz, der aus Stahl oder Titan gemacht werden musste.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Il a trouvé ce talon compensé Bowden qui doit être fabriqué en acier ou en titane.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Inventó el tacón de cuña Bowden que tiene que estar hecho de acero o titanio.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Inventou o salto cunha-Bowden que tem que ser feito em aço ou titânio.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Ktalálta ezt a Bowden-teletalpú cipőt amit acélból vagy titániumból kell készíteni.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Se ne è uscito fuori con questi tacchi a zeppa che devono essere in acciaio o titanio.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Wymyslił ten obcas: koturn Bowden, zrobiony ze stali lub tytanu.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Zo kwam hij met een Bowden sleehak die van staal of titanium moet zijn.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Σκέφτηκε αυτό το σφηνοειδές τακούνι που πρέπει να είναι από ατσάλι ή τιτάνιο.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Він вигадав туфлі з клиноподібними підборами, які необхідно виготовляти з сталі або титану.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Измислил тази клиновидна пета Боудън, която трябва да е направена от стомана или титан.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Он придумал туфли на клин-каблуке Боуден, который необходимо делать из стали или титана.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan그는 강철 아니면 티타늄으로 만들어야만 하는
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olanהוא המציא את העקב המשולש הזה, "משולש באודן"
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olanلقد جاء بفكرة كعب بودين إسفين
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olanウェッジヒールのボウデンを生み出しました
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, konutta son bir denetim yapılmaktadır.Cuando finalice el contrato de alquiler, se realizará la verificación del estado de la vivienda.
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, konutta son bir denetim yapılmaktadır.Kun vuokrasopimus päättyy, asunnossa pidetään lopputarkastus.
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, konutta son bir denetim yapılmaktadır.Lorsque le contrat de location expire, un état des lieux est effectué dans le logement.
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, konutta son bir denetim yapılmaktadır.När hyresavtalet upphör utförs en slutsyn i bostaden.
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, konutta son bir denetim yapılmaktadır.По истечении договора аренды в квартире производится окончательная проверка.
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, konutta son bir denetim yapılmaktadır.عند انتهاء عقد الإيجار يتم عمل تفتيش ختامي للمسكن وتسترد رهن الإيجار إذا:
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.A gyógyszerészeti termelés már folyamatban van a jelentős laboratóriumokban, mikrobák használatával.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.Farmaceutische productie is al gestart in de grote laboratoria met behulp van microben.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.여러 주요 연구소에서는 미생물을 사용한 제약품 생산이 이미 진행 중에 있습니다.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.La producción de medicamentos ya está en marcha en los principales laboratorios utilizando microbios.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.La production pharmaceutique est déjà en cours dans les grands laboratoires ayant recours à des microbes.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.La produzione farmaceutica si sta gia' avviando nei laboratori piu' grandi usando microbi.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.Producere farmaceutică a început deja în laboratoare majore folosind microbi.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.Produkcja farmaceutyczna jest już w toku w głównych laboratoriach, z wykorzystaniem mikroorganizmów.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.Несколько крупных лабораторий уже занимаются производством этих клеток в микробах.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.Фармацевтично производство е вече в ход в големи лаборатории, използвайки микроби.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.ייצור התרופות כבר יצא לדרך במעבדות מרכזיות בעזרת חיידקים.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.إنتاج العقاقير الطبية في طريقه بالفعل في مختبرات كبيرة بإستخدام المايكروبات.
Kozmetik uygulamaları zaten mikroplar kullanılarak büyük laboratuvarlarda yapılmakta.製薬はすでに 主な研究室で行われています 環境中にある化合物は
liste başı olmayan bulunacağı için, böyle bir listenin yapılmak istenmeyişi anlaşılırdır.최우선이 아닌 수많은 다른 이슈들이 있기 때문에 아무도 그런 목록 만들고 싶지 않을만도 하죠. 말 되죠?
liste başı olmayan bulunacağı için, böyle bir listenin yapılmak istenmeyişi anlaşılırdır.מאשר מקומות שהם כן המקום הראשון ברשימה, זה רק הגיוני שלא רוצים ליצור רשימה שכזו.
liste başı olmayan bulunacağı için, böyle bir listenin yapılmak istenmeyişi anlaşılırdır.وانه لايوجد سوى منظمة واحدة ستتربع علي القائمة , فإنه من المنطقي جدا ألا نفعل قائمة كالتي نتحدث عنها .
liste başı olmayan bulunacağı için, böyle bir listenin yapılmak istenmeyişi anlaşılırdır.無理はありません 国連の設立後60年ほどたちますが
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.Az LSD gyártása és kereskedelme a többi szintetikus kábítószernél sokkal kisebb mértékű.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.Framställningen av och handeln med LSD är betydligt mindre än för andra syntetiska droger.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.La producción y el tráfico de LSD alcanzan cifras mucho menores que los de otras drogas sintéticas.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.LSD este fabricat ªi comercializat ilegal într-o m≤sur≤ mult mai mic≤ decât alte droguri sintetice.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.Lsd produceres og smugles i meget mindre omfang end andre syntetiske stoffer.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.LSD sa vyrába a predáva v oveľa menšom rozsahu ako iné syntetické drogy.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.LSD:tä valmistetaan ja salakuljetetaan selvästi vähemmän kuin muita synteettisiä huumeita.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.LSD wird in weit geringerem Umfang hergestellt und gehandelt als andere synthetische Drogen.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.LSD wytwarza się i sprzedaje na znacznie mniejszą skalę niż inne narkotyki syntetyczne.
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.Po rychlém nárůstu v období 1999–2001 se počet záchytů
LSD, diğer sentetik uyuşturuculardan çok daha az ölçüde imal edilmekte ve kaçakçılığı yapılmaktadır.Ύστερα αpiό µια ραγδαία αύξηση κατά την piερίοδο
Operasyon hastanede yapılmakta olup iyileşme süresi genellikle 1-2 gündür.Leikkaus tehdään sairaalassa, ja parantuminen kestää yleensä 1–2 päivää.
Operasyon hastanede yapılmakta olup iyileşme süresi genellikle 1-2 gündür.L'opération se fait à l'hôpital et la guérison dure en général de un à deux jours.
Operasyon hastanede yapılmakta olup iyileşme süresi genellikle 1-2 gündür.Operationen görs på sjukhus och återhämtningen tar vanligtvis 1–2 dagar.
Operasyon hastanede yapılmakta olup iyileşme süresi genellikle 1-2 gündür.Se realiza en el hospital y tendrá que permanecer ingresada aproximadamente 1 o 2 días.
Operasyon hastanede yapılmakta olup iyileşme süresi genellikle 1-2 gündür.Операция производится в больнице, заживление длится обычно 1-2 дня.
Operasyon hastanede yapılmakta olup iyileşme süresi genellikle 1-2 gündür.تجرى العملية الجراحية في المستشفى، والشفاء منها يستغرق 1 – 2 يوم.
Örneğin, çocuk parası, annelik ve de gündelik ebeveynlik parası yardımları yurtdışına da yapılmaktadır.Till exempel barnbidrag, moderskapsunderstöd och föräldrapenning betalas även till utlandet.
Örneğin, çocuk parası, annelik ve de gündelik ebeveynlik parası yardımları yurtdışına da yapılmaktadır.Ulkomaillekin maksetaan esimerkiksi lapsilisää, äitiysavustusta sekä vanhempainpäivärahoja.
Örneğin, çocuk parası, annelik ve de gündelik ebeveynlik parası yardımları yurtdışına da yapılmaktadır.Например, пособие на ребенка, пособие по рождению ребенка, а также родительское пособие.