yapılma ile cümle

yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Parti dedi: "Bu yapılmalıdır!" - Komsomol cevap verdi: "Bu yapılacak!"The Party said: "It must be done!" — The Komsomol answered: "It will!"
Başka bir işlem yapılmayacaktır.No further action will be taken.
Pazartesi günü hiçbir tutuklama yapılmadı.No arrests were made on Monday.
Şimdiye kadar hiç tutuklama yapılmadı.No arrests were ever made.
Henüz yorum yapılmamış.There are no comments up to now.
Tom ne yapılması gerektiğini bana iki kez söylemek zorunda değildi.Tom didn't have to tell me twice what needed to be done.
Tom, Mary'ye yapılması gerekenleri nasıl yapacağını söyleyemedi.Tom couldn't tell Mary how to do what needed to be done.
Sanırım Tom bize ne yapılması gerektiğini söyleyebilir.Tom could tell us what needs to be done, I think.
Tom'a çok ödeme yapılmaz.Tom doesn't get paid very much.
Tom yapılması gerekeni yaptı.Tom did what had to be done.
Tom'a henüz ödeme yapılmadı.Tom hasn't been paid yet.
Komitenin kararıyla ilgili bize henüz bir bilgilendirme yapılmadı.We haven't yet been informed of the committee's decision.
Bu pancurlar gerçek ahşaptan yapılmazlar.These blinds are not made of real wood.
Bunun nasıl yapılması gerekiyor?How should this be done?
Tom'a, kendisine taahhüt edildiği kadar ödeme yapılmamış.Tom didn't get paid as much as they told him they'd pay him.
Ne yapılmasını istiyorsan yapacağım.I'll do whatever you need done.
Bir şeyler yapılması gerekiyor.Something needs to be done.
Bir şeyler yapılması şart.Something's got to be done.
Ne yapılması gerektiğini Tom'un bilmesi olası değil.It's unlikely Tom will know what needs to be done.
Tom ne yapılması gerektiğini açıklamak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to explain what needed to be done.
Tom muhtemelen ne yapılması gerektiğini bilecek.Tom will probably know what needs to be done.
Burada park yapılmaz.Parking isn't allowed here.
Ne yapılması gerektiğini bulalım.Let's find out what needs to be done.
Yapılması gereken şey hakkında konuşalım.Let's talk about what needs to be done.
Bugün ne yapılması gerektiği hakkında konuşalım.Let's talk about what needs to be done today.
Bugün yapılması gereken şeyin üzerinde yoğunlaşalım.Let's concentrate on what needs to be done today.
Tom'un yolunu kapatmayalım ve yapılması gereken şeyi yapmasına izin verelim.Let's get out of Tom's way and let him do what needs to be done.
Bunun nasıl yapılması gerektiğini açıklayayım.Let me explain how this needs to be done.
Yapılması gereken her şeyi yapmak için zamanım yoktu.I didn't have time to do everything that needed to be done.
Seninle ne yapılması gerektiği hakkında konuşmak istiyorum.I want to speak to you about what needs to be done.
Ne yapılması gerektiği hakkında konuşmak istiyorum.I want to talk about what needs to be done.
Hâlâ ne kadar iş yapılması gerektiği şaşırtıcı.It's amazing how much work still needs to be done.
Hâlâ ne kadar iş yapılması gerekiyor?How much work still needs to be done?
Ne yapılması gerekiyor?What needs to be done?
Tom ne yapılması gerektiği konusunda hiç bir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what needs to be done.
Bugün yapılması gereken şeylere odaklanalım.Let's focus on what needs to be done today.
Tom ne yapılması gerektiğini tam olarak biliyor.Tom knows exactly what needs to be done.
Ben sadece yapılması gerekeni yapıyordum.I was just doing what needed to be done.
Ne yapılması gerektiği hakkında düşüneceğim.I'll think about what needs to be done.
Ben sadece onun yapılmasını istedim.I just wanted it to be done.
Bana çok fazla ödeme yapılmaz.I don't get paid very much.
Yapılması gereken her şeyi yapmak uzun zaman alacak.It'll take a long time to do everything that needs to be done.
Tom daha fazla yapılmasını söylüyor.Tom says more should be done.
Tom yapılması gerekli olan ne varsa yapmaya hazır olduğunu söyledi.Tom said he was ready to do whatever was necessary.
Bir şey yapılması gerektiğini biliyorduk.We knew something had to be done.
Bunun hakkında derhal bir şey yapılması gerekiyor.Something needs to be done about this right away.
Biz yapılması gerekeni yapıyoruz.We're doing what needs to be done.
Tom'a bunun için ödeme yapılmadı.Tom didn't get paid for it.
Ne yapılması gerektiğini anlamaya çalışıyoruz.We're trying to figure out what needs to be done.
Ne yapılması gerektiğini biliyorsun.You know what needs to be done.
Ne yapılması gerektiğini biliyorsun, değil mi?You know what needs to be done, don't you?
Tom'a yaptığı iş için ödeme yapılmadı.Tom didn't get paid for the work he did.
Bunun yapılması gerektiğini sanmıyorum.I don't think that should be done.
Bundan sonra ne yapılması gerektiği hakkında düşünmeliyiz.We need to think about what needs to be done next.
Ne yapılması gerektiğini tam olarak biliyordunuz.You knew full well what needed to be done.
Tanıtımlar yapılmaktadır.The introductions are being made.
Ev tamamen yapılmadı.The house isn't completely done.
Hiç tutuklama yapılmadı.There haven't been any arrests.
Şirketin gelecek sene kısıntı yapılması gerekiyor.The company needs to make cutbacks next year.
Resmi bir işlem yapılmadı.No formal action was taken.

İlgili Sayfalar