yapışma ile cümle

yapışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yapıştırıcı plastiğe yapışmaz.This glue does not adhere to plastic.
Büyük anne hamur ona yapışmasın diye oklavanın üstüne un serpti.Grandma sprinkled flour on the rolling pin so the dough wouldn't stick to it.
Bu bir yapışmaz tava.This is a nonstick pan.
Bu tip bir çarpışmada, iki cismin birbirine yapışmasıyla kinetik enerji kaybedilir.In such a collision, kinetic energy is lost by bonding the two bodies together.
Harika. Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.I want you to allow your hand to stick firmly to the tabletop.
Masanın üstüne tamamen yapışmasına izin ver, gözlerini kapalı tut. Ayağa kalkar mısın?Allow it to stick firmly to the tabletop, keep your eyes closed.
Kendine bir fıstık bulması ve ona ömür boyu yapışması lazım.He's got to find himself a babe and then he's got to latch on for life.
O başka bir yapışma çalıştı.He tried another tack.
Bir salata rica edebilir miyim derken dudaklara yapışmak oldukça tutkuludurShallon: We don't. Michael:
Yapışmak onların yaşam tarzıydı.Clinging was their way of life.
'KURTARICI' diye, kayalara yapışmaya devam ederek.'SAVlOR' clinging to the rocks.
Otuz Yıl Savaşları ve yapışmasını sıva gömlek ile kaçtı.Thirty Years' War, and just escaped from it with a sticking-plaster shirt.
Yoksa onlara bundan önce bir kitap verdik de ona mı yapışmaktadırlar?Did We give them a Scripture before this to which they are holding fast?
Kâfirlerin iffet ve nikâhlarına yapışmayın.Do not retain your (marriage) ties with unbelieving women.
Azap yakanıza yapışmadan Rabbinize dönüp O'na teslim olun!And turn to your Lord, and submit to Him, before the retribution comes upon you.
Yapışma BölgeleriSnap Zones
& Kenar yapışma alanı:& Border snap zone:
& Pencere yapışma alanı:& Window snap zone:
& Orta yapışma alanı:& Center snap zone:
Yapışma UzaklığıGrid & color:
Çinko oksit boyalar, bu yüzeylerde esneklik ve yapışmalarını yıllarca korur. [1]Zinc oxide paints retain their flexibility and adherence on such surfaces for many years.[1]
Organizma, uç organel adı verilen özgül bir organel yoluyla yapışma özelliklerine sahiptir.The organism has properties of adherence through a specific organelle called the tip organelle.
Çocuklarda anksiyete ağlama, öfke nöbetleri, donma veya yapışmayla ifade edilebilir.In children, the anxiety may be expressed by crying, tantrums, freezing, or clinging.
Yağlayıcılar çalışma malzemesinin uca yapışmasını önlemeye yardımcı olur.Lubricants help prevent work-material from adhering to the bit.
Pastırmadan elde edilen doğal yağ, etlerin yapışmasını önleyecektir.The natural fat from the bacon will prevent the meats from sticking.
Patojenik bakterilerin insan hücrelerine yapışmasını incelemek için kullanılabilir.It can be used to study the adherence of pathogenic bacteria to human cells.
Bu filopodia, substrat yapışmasına ve avın yakalanmasına dahil olabilir.These filopodia may be involved in substrate adhesion and capture of prey.
Silikonlar yapışmaz özelliklere sahip olduklarından kalıp ayırıcı kullanımına ihtiyaç duymazlar.They do not require the use of a release agent since silicones have non-stick properties.
Mikrosporlar, massulae adı verilen kümelere yapışma eğilimindedir.[1]Microspores tend to adhere in clumps called massulae.[1]
Kuruduktan sonra kalınca bir kâğıt gibi sökülür, nişastaya bulanarak yapışması önlenir.Als er zurückkehrt, versucht er, Erin durch eine Bestechung zu besänftigen, woraufhin sie ihn ersticht.
Genellikle yalıtaşı yapışma alanı farklı kuşaklara karşılık gelebilir.Por ello, a menudo se suele simplificar el campo reverberante bajo las hipótesis de campo difuso.
Nötrofilleri çeker ve migrasyon için endotelyum hücrelerine yapışmalarına yardım eder.Attrae potentemente neutrofili e li aiuta ad agganciarsi alle cellule endoteliali per extravasare.
Bu nedenle toz tekerleklere ve disklere yapışmaz.Не нужно, конечно, колёс и смазки.
Gluteus maximus iki yapışma noktasına sahiptir.يمتلك ثنائي ميثيل السلفوكسيد نقطة انصهار نسبيا عالية.
İlk Olarak "Yapışma Sanatında" Görülmüştür.Nadal uznawany był "początek" w przypadku zranienia.
Genellikle yalıtaşı yapışma alanı farklı kuşaklara karşılık gelebilir.Ibland går en värmekabel sönder av olika anledningar.
Glikozilasyon hücrelerin birbirine yapışmasında da rol oynar.V obou případech se účastní trávení celulózy.
Pişirilirken birbirlerine yapışmamalarına özen gösterilir.Az asztalnál úgy tesznek, mintha nem ismernék egymást.
(Yaşama yapışma arzusu, maddi bağlılıklar.)(Tanácsok a józan emberi észtehetséghez.
Şort aynı zamanda paçası bacağa yapışmayan açık dökümlü kesim dikimli giysidir.College tarkoittaa myös vahvasta kankaasta tehtyä kauluksetonta paitaa.
Bu yapıştırıcı plastiğe yapışmaz.Tämä liima ei tartu muoviin.
Buna "yapışma" adı verilir.Ellers kalles det husbrann.
Bu tip çarpışmalarda, nesneler birbirlerine yapışmazlar, ama kinetik enerjinin bir kısmı kaybedilir.この種類の衝突においては、衝突に係わる物体は互いにくっついたりはしないが、運動エネルギーは失われる。
Son yapışmayı (adezyon) güçlendirmek için, metilselüloz yapıştırıcıya eklenebilir.らぁら達はひびきの最後の目的を止めるため、最後のアイドルドリームグランプリに挑む。
Son yapışmayı (adezyon) güçlendirmek için, metilselüloz yapıştırıcıya eklenebilir.尚遣其將向奮屯安漢之宜福以逼雄,雄率眾攻奮,不克。
(Yaşama yapışma arzusu, maddi bağlılıklar.)(The need for affection and approval.) 對生活伴侶的需要。
Islanma iki malzemenin bağlanması ve yapışmasında önemlidir.젖음은 두 물질의 결합이나 접착에서 중요하다.
Histaminin histaminerjik alıcılara yapışması yoluyla ortaya çıkar.Histamin djeluje spajajući se na određene stanične histaminske receptore.
(Yaşama yapışma arzusu, maddi bağlılıklar.)(Usudi se znati!, Građanska hrabrost, Pruži otpor!)
Sucukların birbirine yapışmaması için dışına nişasta da sürülebilir.Plotus galima sudėti, jei jie nesikerta.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Ascultaţi-motiv, vei?", A spus Omul Invizibil, lipirea să-l în ciuda o pounding în coaste.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Dengarkan alasan, kan?" Kata Invisible Man, menempel kepadanya meskipun berdebar di tulang rusuk.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Entendre raison, vous?" Dit l'homme invisible, coller à lui, en dépit des un martèlement dans les côtes.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Hallgass oka, ugye?" Mondta a Láthatatlan Ember, ragadt rá, annak ellenére, lüktető a bordái.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."이유를 들어, 넌 것이다"투명 인간이에도 불구하고 그에게 고집했다
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Kuuntele syy, vai mitä?" Sanoi Näkymätön mies kiinni hänestä huolimatta yksi paukuttavat kylkeen.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Lắng nghe lý do, bạn sẽ?" Invisible Man, gắn bó với anh ta mặc dù một đập ở xương sườn.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Listen to Grund, nicht wahr?", Sagte der Invisible Man, Festhalten an ihm trotz ein Pochen in die Rippen.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Listen to razlog, boš?" Je dejal Invisible Man, vztrajanjem, da ga kljub a razbijanje v rebra.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Luister naar reden, wil je?", Zei de Invisible Man, vasthouden aan hem, ondanks een stampende in de ribben.

İlgili Sayfalar