yansıyan ile cümle
yansıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece, eğer güneş gükyüzünde alçalmışsa yansıyan ışık çoğunlukla "s"-polarizedir.Thus, if the sun is low in the sky, reflected light is mostly s-polarized.
Bu aynı titreşen dipoller ayrıca yansıyan ışığı da oluşturur.These same oscillating dipoles also generate the reflected light.
İçedönüklük yansıyanın, rüyanın ve görüşün içsel dünyasına odaklanır.The introvert is focused on the internal world of reflection, dreaming and vision.
Yansıyan ışın, tamamen polarize halde olmasına rağmen, yayılmaktadır ve pek kullanışlı olmayabilir.The reflected beam, while fully polarized, is spread out and may not be very useful.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.Philosophy deals with questions that arise when people reflect on their lives and their world.
Ay’a çarpan güneşten yansıyan tozlar fotoelektrik etki boyunca yüklenmeye neden olur.Light from the sun hitting lunar dust causes it to become charged with the photoelectric effect.
Yansıyan yoğunluğun gelen yoğunluğa oranı yüzeyün X ışını yansıtma oranıdır.The ratio of reflected intensity to incident intensity is the X-ray reflectivity for the surface.
Bu düşünce basına da yansıyan tartışmalara yol açtı.This view affected the creation of propaganda as well.
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadeceThat's not luminescence, that's reflected light from the gonads.
Çünkü kitabın her noktası ışık yayacaktır. Kitaptan yansıyan iki tane ışık ışını seçeceğim.So let me pick one light rays that goes like this and hits the mirror
Bu ötelenen ve yansıyan fonksiyonlar.This is shifting and reflecting functions.
Ay'dan yansıyan ışığı görürüz,We see light reflected off the Moon.
Ve işte burada, maymunun elindeki deri yüzeyinin haritasına yansıyan bozulmayı görüyoruz.And here we see the distortion reflected in the map of the skin surfaces of the hand of the monkey.
O kendi üzerine yansıyan görüntüleri sahiplenmez.It doesn't own the images reflected in it.
Bazılarınız, perdeye yansıyan bu sahneye aşina olmayabilir.Now, some of you may not recognize the scene that's up here.
Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.A door closes on the light beam that's coming back to his eye.
Güneşin ışığı, aydan bize yansıyan ışığı, o kendini bilmiyor.This light... even the light from the sun, light from the moon, it reflects other only.
Katkı renkleri (yansıyan ışık)Additive colors (reflected light)
Medyaya yansıyan sözlerinde, YouTube sunucularında arama yaptığını söylediği tespit edildi.In remarks quoted by the media, he appeared to suggest he had searched the YouTube servers.
Açıklama, çevresel kaygılardan ötürü kamuoyuna yansıyan protestolar sonrasında geldi.The statement came amid public protests prompted by environmental concerns.
Daha sonra bu alanlar gelen ve yansıyan alanlarla toplanarak genel bir çözüm elde edilir.These fields are then added to the incident fields and reflected fields to obtain a total solution.
Yansıyan yoğunluğun gelen yoğunluğa oranı yüzeyün X ışını yansıtma oranıdır.The ratio of reflected intensity to incident intensity is the X-ray reflectivity for the surface.
Bu son kare, yaklaşık 170x, görüntünün bir seyirci olarak gördü yansıyan kişinin korneasıdır.In the final frame, at about 170x, an image of a bystander is seen reflected in the man's cornea.
Yazdığı kitaplara da yansıyan çok çeşitli ilgi alanlarına sahipti.He had a wide variety of interests, which were reflected in the books he wrote.
Zira, esas olarak metal aynalar sadece yansıyan ışığın ünü yansıtır ve metal kararabilir.Chiefly the metal mirrors only reflected about 2⁄3 of the light and the metal would tarnish.
Üretilen enerji vücuda gönderildikten sonra, vücuttan yansıyan enerji alınarak görüntüleme sağlanır.Statt Energie aus dem Körper anzufordern, wird Energie in Form von Nahrungsaufnahme zugeführt.
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.Il est un maître de l'Onde qui a formé Will, ainsi que d'autres manieurs.
Yansıyan ağrı örneği olan bu duruma Kehr belirtisi denir.Llama la atención la expresión del rostro, que refleja dolor.
Tüm kapılardan giren güçlerin toplamı, tüm kapılardan yansıyan güçlerin toplamına eşit olacaktır.La somma delle potenze incidenti a tutte le porte è uguale alla somma delle potenze riflesse a tutte le porte.
Bu hizmetlerin müşteriye yansıyan herhangi bir masrafı yoktur.Le eccezioni importanti includono qualsiasi costo di rappresentanza sostenuto per i clienti.
Bu hizmetlerin müşteriye yansıyan herhangi bir masrafı yoktur.За эту услугу дополнительная плата с клиентов не взимается.
Roman hakkındaki basına yansıyan tepkiler genellikle olumluydu.Рецензии критиков на роман были в целом положительные.
İdeal diyafram açıklığı, yansıyan resimle arasındaki mesafenin 1/100'ü kadar ya da daha küçük olmalıdır.قياسيًا، يجب أن يكون حجم الثقب 1 / 100 أو أقل من المسافة بينه وبين الصورة المنعكسة.
Canlı yayında binlerce kişiye yansıyan olay sonrası ikili, olayı kaza olarak değerlendirdi.وبعد هذا الحدث الذي انعكس للالف الاشخاص من خلال البث التجريبي أصبح الثنائي يعتبر هذا الحدث بانه كارثة.
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.وأشار إلى أنه بغض النظر عن ما إذا كان الضوء انعكس أو تشتت أو انتقل، فإنه يبقي باللون نفسه.
Bu romanında bir Osmanlı aydının yaşam öyküsünü daha çok kadınlara yansıyan bölümüyle anlattı.وكانت تحكي في روايتها هذه عن قصة حياة المثقف العثماني وذلك من خلال القسم الذي يعكس لكثير من النساء.
Böylece duvardan yansıyan ses en aza indirilebilir.O cheiro do lixo que ela emana pode ser sentido muito além de suas muralhas.
Γ = 0 ise yansıyan yoktur ve devre ideal devredir.Alleen 0 is niet omkeerbaar en {0} is een ideaal.
Yansıyan ışınların şiddeti bir detektör ile ölçülür.De sterkte van de resterende straling wordt gemeten door de detector.
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.Pokorny – jedzie na osiołku, na oślątku, źrebięciu oślicy (Za 9,9).
Bu hizmetlerin müşteriye yansıyan herhangi bir masrafı yoktur.Acest serviciu nu presupune taxe suplimentare pentru clienți.
Roman hakkındaki basına yansıyan tepkiler genellikle olumluydu.Recenziile romanului au fost în general pozitive.
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.Den ligger ved elva Don (som den er oppkalt etter), rundt 50 km sørvest for Lipetsk.
Roman hakkındaki basına yansıyan tepkiler genellikle olumluydu.Phản ứng với nhân vật Rukia nói chung là tích cực.
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.Newton chú ý rằng dù là gì đi nữa, phản xạ, tán xạ hay truyền qua, màu sắc vẫn giữ nguyên.
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.旗: 長辺と垂直に 1:1 の幅で黄地と赤地に塗り分けられている。
"CİHANNÜMA'DAN YANSIYANLAR: BİR DOKÜMAN ANALİZİ".キャッチコピーは「チームの分析屋」。
Yalnızca önündeki mağara duvarına yansıyan kendi gölgesini görmektedir.ただ一つの影が私の前に現れる。
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.它們也與Al Nuḥātai相關聯,是有著雙峰的駱駝。
Newton yansıyan veya dağınık ya da iletilmiş olsun, aynı renk kaldığını kaydetti.牛顿还注意到,无论是反射、散射或发射,色光都会保持同样的颜色。
Yansıyan ışık gözümüze ya da kamera merceğine çarpar.按一下電燈開關或望向鏡子。
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.그러나 엘 시드의 사회적 배경을 보잘것없는 것으로 그리고 있는 후세의 전승과는 달리 그는 유복하게 자랐다.
Böylece, eğer güneş gükyüzünde alçalmışsa yansıyan ışık çoğunlukla "s"-polarizedir.따라서 무편광 상태의 빛이 브루스터각으로 입사되면, 반사된 빛은 항상 s-편광 상태가 된다.
Yalancı kararlı akışlarda, üçlü nokta yansıyan yüzeyden uzaklaşır ve yansıma doğrudan Mach yansımasıdır.בזרימה פסאודו-יציבה, הנקודה המשולשת מתרחקת מהמשטח המחזיר וההשתקפות היא השתקפות מאך ישירה.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.הפילוסופיה עוסקת בשאלות שעולות כאשר אנשים מהרהרים בחייהם ובעולם סביבם.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.Cilj filozofije jest dobiti uvid u ova pitanja, stoga je ona u svojim odgovorima nazor o svijetu i životu.
Yansıyan ışık gözümüze ya da kamera merceğine çarpar.Stlačte vypínač svetla alebo sa pozrite do zrkadla.
Bu hizmetlerin müşteriye yansıyan herhangi bir masrafı yoktur.Za tieto použitia nevzniká povinnosť uhradiť autorovi odmenu.
Yansıyan ağrı örneği olan bu duruma Kehr belirtisi denir.Primer, s katerim to potrdi, je bolečina.
Böylece, eğer güneş gükyüzünde alçalmışsa yansıyan ışık çoğunlukla "s"-polarizedir.Seega kui päike on taevas madalal, on peegeldunud valgus enamasti s-polariseeritud.