yanlı ile cümle

yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O kesinlikle bir yanlış anlaşılma.That's surely a misunderstanding.
İstediğini aldın. Şimdi beni yanlız bırak.You got what you wanted, now leave me alone.
İstediğini elde ettin. Şimdi beni yanlız bırak.You got what you wanted, now leave me alone.
Bana neyin yanlış olduğunu söyle.Tell me what's wrong.
Bana neyin yanlış olduğunu söylemelisin.You need to tell me what's wrong.
Ben muhtemelen bir şeyi yanlış anladım, bu yüzden ısrar etmeyeceğim.I probably misunderstood something, so I won't insist.
Bir şey yanlış gitti gibi görünüyor.It seems something's gone wrong.
Ben yanlış cümleyi düzelttim.I've made a correction to the wrong sentence.
Aşağılık kompleksleri hakkında kötü şey onlara yanlış insanların sahip olması.The bad thing about inferiority complexes is that the wrong people have them.
Yanlış şey yapan kişi bendim, sen değil.I was the one who did the wrong thing, not you.
Hepsi tamamen yanlış anlamaydı.It was all just a misunderstanding.
Bir şey kesinlikle yanlış.Something's definitely wrong.
Tom'u tedavi eden doktor yanlış tedavi için mahkemeye verilmeli.The doctor who treated Tom should be sued for malpractice.
Uçuş görevlisi yanlışlıkla Tom'un üzerine biraz sıcak kahve döktü.The flight attendant accidentally spilled some hot coffee on Tom.
Ben bir yanlış yapmak istemiyorum.I do not want to make a mistake.
Yaptıklarımı yanlış anladın.You misinterpreted my actions.
Asla yanlış bir şey yapmazsın, değil mi?You never do anything wrong, do you?
Tom yanlış yaptığını itiraf etti.Tom admitted having done wrong.
Tom ve Mary yanlış giden her şey için kendilerini suçladılar.Tom and Mary blamed themselves for everything that went wrong.
Tom yanlış olarak yanıtladı.Tom answered incorrectly.
Tom bir şeyin yanlış olduğundan şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect something was wrong.
Tom şimdi yanlış bir şey söylediğini fark ediyor.Tom now realizes he said the wrong thing.
Tom yanlış butona bastı.Tom pressed the wrong button.
Tom bir şeyin çok yanlış olduğunu fark etti.Tom realized something was very wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.Tom realized something was wrong.
Tom adımı yanlış yazdı.Tom spelled my name wrong.
Tom adını yanlış yazdı.Tom spelled your name wrong.
Tom birden bir şeyin yanlış olduğunu farketti.Tom suddenly realized something was wrong.
Tom kumar oynamanın yanlış olduğunu düşünüyor.Tom thinks that gambling is wrong.
Cevabın halen yanlış.Your answer is still incorrect.
Tom yaptığının yanlış olduğunu biliyor.Tom knows that what he did was wrong.
Beni yanlış anladın.You misunderstood me.
Tom'un şeyleri yanlış yere koymak gibi bir eğilimi var.Tom has a tendency to misplace things.
Tom neyin yanlış gittiğini biliyor.Tom knows what went wrong.
Tom bir şeylerin yanlış gittiğini biliyordu.Tom knew something went wrong, didn't he?
Tom bir şeylerin yanlış olduğunu hemen bildi.Tom knew instantly that something was wrong.
Bildiğim kadarıyla, Tom yanlış bir şey yapmadı.Tom hasn't done anything wrong, as far as I know.
Tom her şeyi yanlış aldı.Tom got everything wrong.
Tom sonunda yanlış bir şey olduğunu fark etti.Tom finally realized there was something wrong.
Tom'la ilgili yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with Tom.
Yanlış bir şey var gibi görünüyor.There seems to be something wrong.
Hava yolu yanlışlıkla bavulumu Boston'a gönderdi.The airline sent my suitcase to Boston by mistake.
Tom bazen şeyleri yanlış alır.Sometimes Tom gets things wrong.
Açıkçası bir tür yanlış anlama var.There's obviously been some sort of misunderstanding.
Eğer dünyada hiçbir şey yanlış olmasaydı, bize yapacak hiçbir şey olmayacaktı.If there was nothing wrong in the world there wouldn't be anything for us to do.
Neyi yanlış yapıyorum?What am I doing wrong?
Beni yanlış anlama, sana hiçbir şey için söz vermiyoruz.Don't misunderstand me, we aren't promising you anything.
Sen yanlış bir şey söyleyinceye kadar kimse dinlemez.Nobody listens until you say something wrong.
İntiharın yanlış olduğuna inanıyorum.I believe that suicide is wrong.
Bir yanlış var ama ne olduğunu bilmiyorum.Something's wrong, but I don't know what.
Bir şeyin yanlış olduğunu ne zaman anladın?When did you realize something was wrong?
Tom, Mary'ye kasten yanlış kitap verdi.Tom gave Mary the wrong book deliberately.
Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.Some conversations clarify mistakes and misunderstandings.
Ben ev numarasını yanlış aldım.I got the house number wrong.
Sütü yanlışlıkla şeker kasesine döktüm.I accidentally poured the milk into the sugar bowl.
Tom yaptığının yanlış olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that what he was doing was wrong.
Tom'un yanlış bir şey yaptığını biliyordum.Tom knew he had done something wrong.
Tom'a yanlışlıkla yanlış ilacı verdim.I gave Tom the wrong medicine by mistake.
Tom yaptığını yapmanın yanlış olduğunu biliyordu.Tom knew it was wrong to do what he did.
Melanie yanlışlıkla bir sinek öldürdü.Melanie has accidentally killed a fly.
İlgili Sayfalar