yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Doğru ile yanlış arasındaki farkı biliyorum.I know the difference between right and wrong.
Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum.I know what I did was wrong.
Ben seninle neyin yanlış olduğunu biliyorum.I know what's wrong with you.
Yanlış anlamış olmalıyım.I must have misunderstood.
Onu yanlış yere koymuş olmalıyım.I must've misplaced it.
Ben gerçekten seni yanlış değerlendirdim.I really misjudged you.
Beni yanlış anlama, Tom.Don't get me wrong, Tom.
Tom yaptığının yanlış olduğunu kabul etti.Tom admitted that what he did was wrong.
Tom az önce yanlış kapıdan geçti.Tom just walked through the wrong door.
Bunu yanlış söyledim.I said that wrong.
Onunla ilgili yanlış bir şey olmadığını anlıyorum.I see nothing wrong with that.
Anahtarlarımı yanlış yere koydum gibi görünüyorum.I seem to have misplaced my keys.
Kesinlikle bunda yanlış bir şey olmadığını umuyorum.I sure hope there's nothing wrong with it.
Sanırım neyin yanlış olduğunu biliyorum.I think I know what's wrong.
Sanırım neyin yanlış gittiğini anlıyorum.I think I understand what went wrong.
Sanırım belki yanlış numara çevirdim.I think maybe I have the wrong number.
Sanırım bir yanlış anlama var.I think there's been a misunderstanding.
Sanırım yanlış bir şey var.I think there's something wrong.
Bence söylediğimi yanlış anladın.I think you misunderstood what I said.
Bana yanlış belge gönderdiğini düşünüyorum.I think you sent me the wrong document.
Sanırım bana yanlış belge gönderdin.I think you sent me the wrong document.
Biz dünyayı yanlış okuyoruz ve bunun bizi aldattığını söylüyoruz.We read the world wrong and say that it deceives us.
Ben yanlış iz üzerindeydim.I was on the wrong track.
Bu bir yanlış anlamaydı.That was a misinterpretation.
Onu yanlış şekilde formüle ettim.I formulated it wrongly.
Bununla ilgili yanlış bir şey görmüyorum.I see nothing wrong with this.
Sen yanlış haberler yayıyorsun.You're spreading false news.
Bunun yanlış olduğunu biliyordu.He knew this was wrong.
Motorda yanlış bir şey var.Something doesn't go right with the engine.
Yalan söylemenin yanlış olduğunu düşünüyorum.I think it's wrong to lie.
Tom Mary'ye yalan söylemenin yanlış olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was wrong to lie.
Birinin yanlış bir fikre kapılmasını istemeyiz.We wouldn't want somebody to get the wrong idea.
Neyi yanlış yaptığınızı anlamanız gerekir.You need to figure out what you're doing wrong.
Sadece Tom'a yaptığı şeyin yanlış olduğunu söyler misin?Would you just tell Tom what he did was wrong?
Ne yazık ki bir şey son derece yanlış gitti.I'm afraid something's gone terribly wrong.
Ne söylendiğini yanlış anladığına eminim.I'm sure you misunderstood what was said.
Üzgünüm, yanlış numara çevirdiniz.I'm sorry, you have the wrong number.
Üzgünüm, yanlış bir şey mi söyledim?I'm sorry, did I say something wrong?
Bunun bir yanlış anlama olduğuna eminim.I'm sure this is a misunderstanding.
Affedersiniz, yanlış bir şey mi yaptım?I'm sorry, did I do something wrong?
Bir yanlış anlaşılma vardı.There's been a misunderstanding.
Tom'a cevabının yanlış olduğunu söyledim.I told Tom his answer was wrong.
Yanlış bir şey yapmıyoruz.We're not doing anything wrong.
Tom neyin yanlış olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what was wrong.
Tom yanlış sorular sordu.Tom asked the wrong questions.
Yanlış anladığına eminim.I'm sure you've misunderstood.
Yanlış bir şey yapmıyordum.I wasn't doing anything wrong.
Yanlış adrese gittim.I went to the wrong address.
Bu bir yanlış anlama.This is a misunderstanding.
Senin yanlış anladığına eminim.I'm sure you misunderstood.
Seni yanlış yönlendirdiysem üzgünüm.I'm sorry if I misled you.
Bunun yanlış olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this is wrong.
Yanlış trendeyiz.We're on the wrong train.
Bunun yanlış olduğunu biliyorsun.You know this is wrong.
Ben onların yanlış olduğuna eminim.I'm sure they're wrong.
Bunun yanlış olduğuna eminim.I'm sure that's wrong.
Neyin yanlış olduğunu merak ediyorum.I wonder what's wrong.
Ben yanlış otobüsteyim.I'm on the wrong bus.
Yanlış anladın.You've got it wrong.
Ne yanlış gidebilir?What can go wrong?
İlgili Sayfalar