yank ile cümle
yank kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
İntiharı basında geniş yankı buldu.הוא השאיר במשרדו מכתב התאבדות.
Siegfried’in borusu yankılanır.החלמתו של פרדריק סיוורד מוטלת בספק.
Yankı uyandırması beklenen deney, başarısızlıkla sonuçlanmıştır.הניסיון, שזכה לשם חרם אנקונה, נכשל.
"Mudanya Bırakışması ve Yankıları".וישלחו בו את-ידיהם ויתפשוהו".
Bu şaka medya tarafından büyük yankı uyandırdı ve MTV gibi kanallarda haber olarak yayınlandı.Шегата предизвиква огромно внимание, като е обявена по радиостанции и MTV.
Bu transfer birçok gazetede yankılandı ve Peçenek ülke çapında tanınmaya başlandı.Те се появяват по много корейски телевизионни предавания и стават добре познати в цялата страна.
Yankı uyandırması beklenen deney, başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Прави се опит за обединение с Дунав, който е неуспешен.
Tutuklanma olayı Avrupa'da ve Amerika'da geniş yankı buldu.Vijest o otmici snažno je odjeknula u Europi i Americi.
"Mudanya Bırakışması ve Yankıları".Nekate je zaostaviti i krajhititi”.
İki yıl antrenörlük yapan Yankaya'nın öğretmenlik deneyimi de oldu.Sastav iz Ženeve trenirao je dvije godine.
"The Yanks are Coming: A U.S. World Cup Preview" (İngilizce).Dobili su godišnju nagradu „UNA-USA Global Leadership Award“.
Bu şekilde de yankılanma sıfıra indirilebilir.U ovom se stadiju može javiti i povraćanje.
Hagi'nin transferi tüm dünyada yankı yapmıştır.Kako bilo, Arise turneja je bila uspješna po cijelom svijetu.
Şarkı kısa sürede tüm Türkiye'de büyük yankı uyandırdı.Pieseň čoskoro dosiahla veľkú popularitu v celej Ukrajine.
Tasarımı büyük bir yankı uyandırmıştır.Výstava vzbudila veľký ohlas.
Siegfried’in borusu yankılanır.Svarogovým symbolom bol kolovrat.
İlk kurşunu döker, sesi yankılanır.Najprv strela a potom nábojka.
Selena'nın ölümü geniş yankı yarattı.Selenina smrt je zelo vplivala na javnost.
Bu kitap geniş yankılar uyandırdı.Iz tega zaselka se je razvila vas Žižki.
Dodger bir yankesici idi.Nedvomno je bil janzenist.
Yankee sözcüğü Kuzey Amerikalı anlamında kullanılmaktadır.Do severnoameriškega pojma so distancirani.
Bu keşif tüm dünyada yankı uyandırdı.Ši kelionė jį išgarsino visame pasaulyje.
Öldürülmesi tüm dünyada yankı yaptı ve Nijerya'nın İngiliz Milletler Topluluğu'ndan çıkartılmasına yol açtı.Pärast seda intsidenti heideti Nigeeria kohe Briti Rahvaste Ühendusest välja.
İngiltere'de bu akımın etkileri yeterince yankı uyandırmamıştır.Ingliskeelses maailmas aga ei äratanud tema teosed erilist tähelepanu.
Cennet ve dünya ilahiyi yankılasın!Taevasse tõusku me lootuse loit!
Gerçek yankı, bir ses için alınan bir tek yansımadan oluşur.Hüüdfraaslause on ainult hüüdsõnast koosnev vormellause.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.반향 시간이 1.2초인 교실에서, 대게 그 정도 되거든요, 소리는 이렇게 들립니다.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Di kelas dengan waktu gema selama 1,2 detik, yang merupakan waktu gema biasa, suaranya seperti ini.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Egy teremben, ahol a visszaverődési idő 1,2 másodperc, ami elég gyakori, ilyen a hangzás:
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.I ett klassrum med 1,2 sekunders efterklang, något som är rätt vanligt, så låter det så här.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.In een klaslokaal met een redelijk gemiddelde nagalmtijd van 1.2 seconde, klinkt het zo...
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.In einem Klassenraum mit einer Nachhallzeit von 1,2 Sekunden, was ziemlich normal ist, klingt es so.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Într-o clasă cu timp de reverberație de 1,2 secunde, care e o situație des întâlnită, cam așa se aude.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.In un'aula con un tempo di riverbero di 1,2 secondi, piuttosto comune, ecco quello che si sente.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Uma sala de aula com um tempo de repercussão de 1,2 segundos, que é muito comum, soa assim.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Un aula con un tiempo de resonancia de 1,2 segundos, que es bastante común, suena así.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Ve třídě s dobou ozvěny 1,2 sekundy, což je docela běžné, to zní takto.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.V triede, ktorá má čas ozveny 1,2 sekundy, čo je veľmi bežné, to znie asi takto.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.W sali z czasem pogłosu 1,2 sekundy, co jest dość typowe, tak to właśnie brzmi.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Σε μια αίθουσα με χρόνο αντήχησης 1,2 δεύτερα, το οποίο είναι πολύ κοινό, αυτός είναι ο θόρυβος.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.В класі із звуковідбиттям в 1,2 секунди, що є досить звичайним, ось як це все звучить.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.В класна стая с време на ехтене 1.2 секунди, което е много чест случай, ето какъв е звука.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.В классе со временем реверберации в 1,2 секунды, который достаточно типичен, это звучит так:
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.בכיתה עם זמן הדהוד של 1.2 שניות, שזה דיי נפוץ, ככה נשמעים קולות.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.وفي فصل ذي زمن ارتدادي من 1.2 ثانية، وهو أمر شائع جداً، وهذا ما يُسمع.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.よくある状況なのですが こんな風に聞こえます (反響して聞きづらい声)
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.17세기에 '두들(doole)' 이란 단어는 얼간이나 바보를 의미했습니다. '양키 두들(Yankee Doodle)' 처럼 말이죠.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Au 17e siècle, un doodle, ou gribouille, était un simplet ou un idiot, comme dans Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Di abad ke-17, "doodle", corat-coret, artinya orang bodoh -- seperti dalam istilah Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.En el siglo XVII, un "doodle" (garabato) era un tonto o un loco, como en Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.I det 17. århundrede var en 'doodle' en dumrian eller et fjols -- som i 'Yankee Doodle'.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Im 17. Jhd. war ein Doodle ein Einfaltspinsel oder Dummkopf - so wie im Begriff "Yankee Doodle".
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.In de 17e eeuw was een doedel een onnozele of een dwaas zoals in 'Yankee Doodle'.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.No séc. XVII, um rabisco (doodle) era um simplório ou um tolo -- tal como na expressão "Yankee Doodle".
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.På 17 hundra talet, en "doodle" var en dåre eller en idiot -- som en Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.V 17. století označovalo toto slovo - v angličtině doodle - prosťáčka, hlupáka - - něco jako Hloupého Honzu.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.V 17. storočí bol čmáral hlupák alebo blázon -- tak ako v Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Vào thế kỷ 17, từ doodle (vẽ vô định) được xem là ngốc nghếch hay là trò đùa -- như trong Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Στο 17ο αιώνα, ως σκαρίφημα, χαρακτηριζόταν ένας αφελής ή ανόητος -- όπως π.χ ένας επιδειξίας.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.В 17 веке, слово "doodle" означало "простак" или "дурак" - как в песне Янки Дудл.