yandı ile cümle
yandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Viele dieser Patienten sind schwer verbrannt.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Wielu z tych pacjentów jest poważnie poparzonych.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Πολλοί από αυτούς τους ασθενείς έχουν πολύ σοβαρά εγκαύματα.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Многие из этих пациенотов имею очень сильные ожоги.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Много от тези пациенти са много жестоко обгорели.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.להרבה מהחולים האלה יש כוויות חמורות מאד
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.بعض هؤلاء المرضى لديهم حروق شديدة الخطورة
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.火傷から学んだ事があるとすれば
Orta ve güneyde tropikal ormanların amerika genellikle Osvaldo kesinlikle yandıl'équivalent d'un terrain de football chaque seconde
Orta ve güneyde tropikal ormanların amerika genellikle Osvaldo kesinlikle yandı중앙과 남쪽의 열대 숲 미국은 종종 osvaldo 엄격히을 태운다
Orta ve güneyde tropikal ormanların amerika genellikle Osvaldo kesinlikle yandıכל שנייה היערות הטרופיים של מרכז ודרום אמריקה בדרך כלל נשרף לחלוטין אוסוולדו
Orta ve güneyde tropikal ormanların amerika genellikle Osvaldo kesinlikle yandıالغابات الاستوائية في وسط وجنوب أمريكا أحرقت في كثير من الأحيان أوزفالدو بدقة
Orta ve güneyde tropikal ormanların amerika genellikle Osvaldo kesinlikle yandıより多くの牛の牧場主のために約
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Avevo la patente da poco, ero in autostrada e ho visto accendersi gli stop della macchina davanti a me.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Bila sem mladi voznik na avtocesti in pri avtu pred mano sem videla, da so se prižgale zavorne luči.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byla jsem mladá řidička na dálnici a uviděla jsem, jak se brzdová světla auta přede mnou rozsvítila.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byłam jeszcze młodym kierowcą. Jechałam autostradą gdy gość przede mną włączył światła stopu.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Eram o tînără şoferiţă pe autostradă, şi am văzut că maşina din faţa mea frânează,
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Era uma jovem condutora na autoestrada, e vi as luzes do travão do carro da frente acenderem.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Hồi tôi còn là tay lái non trên đại lộ, tôi thấy chiếc xe đằng trước đã bật đèn phanh.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ich war jung. Ich fuhr auf der Autobahn, als das Auto vor mir plötzlich bremste.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ik had net mijn rijbewijs en reed op de snelweg. Ik zag dat de auto voor me remde.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Kezdő sofőrként autópályán vezettem, és láttam, ahogy az előttem lévő autónak kigyullad a féklámpája.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.저는 어린 편에 속하는 운전자였고, 고속도로를 운전하고 있었습니다. 그때, 자동차 한대가 제 앞에 있었고 저는 그차의 후미등이 켜지는 것을 봤죠.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Saya adalah pengemudi muda di jalan tol, dan saya melihat lampu rem mobil di depan saya menyala.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ήμουν νέα οδηγός σε εθνική οδό και στο προπορευόμενο αυτοκίνητο είδα να ανάβουν τα φώτα των φρένων.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Бях млада шофьорка на магистралата и видях, че на колата пред мен ѝ светнаха стоповете.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Я тогда ещё была неопытным водителем и ехала по шоссе, и у машины впереди меня включились тормозные фонари.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.הייתי נהגת צעירה, בכביש המהיר, והרכב שנסע מולי - ראיתי את אורות הבלמים שלו נדלקים.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.كنت سائقة شابة على الطريق السريع رأيت ضوء المكابح على السيارة التي كانت أمامي
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.前の車のブレーキランプが 光ったのが見えたので こんなことを思いました 「減速するのね
Özür dilerim. Birazcık yandı. Bu yanmış şey, olması gereken neydi?미안해.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.Când m-am uitat pe fereastră, am văzut primul turn în flăcări şi m-am gândit că a fost un accident.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.제가 창문 너머로 얼핏 보았을때 첫 건물이 불타는 걸 보았습니다. 그리고 전 그게 틀림없이 사고 때문일 거라고 생각했죠.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.Kun vilkaisin ikkunastani, näin ensimmäisen tornin palavan ja luulin, että oli sattunut onnettomuus.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.Mikor kinéztem az ablakomon, az első tornyot láttam lángolni, és arra gondoltam, hogy baleset lehet.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.Przez okno zobaczyłem, że płonie pierwsza wieża. Myślałem, że to wypadek.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.Когато погледнах през прозореца си, видях първата кула да гори и си помислих, че може би е било инцидент.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.Когда я выглянул из окна, я увидел, что первая башня горит, и подумал, что это, наверно, пожар.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.וכשהבטתי מחוץ לחלוני, ראיתי את המגדל הראשון בוער, וחשבתי שזו ודאי תאונה.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.عندما نظرت من نافذة بيتي، رأيت أول الأبراج يحترق، وقد فكرت بأنه ربما يكون حادثاً.
Penceremden ilk baktığımda, ilk kulenin yandığını gördüm, ve bir kaza olmuş olabileceğini düşündüm.事故が起きたのかもしれないと思いました 数分後、再び私が見上げると
Polartec isimli sentetik kumaşları imal ediyorlardı. Fabrikaları yandı.De fabriek brandde af.
Polartec isimli sentetik kumaşları imal ediyorlardı. Fabrikaları yandı.Fabrica a ars complet.
Polartec isimli sentetik kumaşları imal ediyorlardı. Fabrikaları yandı.la fábrica se incendió.
Polartec isimli sentetik kumaşları imal ediyorlardı. Fabrikaları yandı.Továrna vyhořela.
Sonunda ufak bir şapırtı. Einstein, canın yandı mı? E:Ένα μικρό σπλατς εκεί πέρα.
Sonunda ufak bir şapırtı. Einstein, canın yandı mı?마지막에 철썩 소리가 났는데 아인슈타인 그거 아프니?
Sonunda ufak bir şapırtı. Einstein, canın yandı mı?טראח קטן בסוף, שם. אינשטיין, זה כאב?
Sonunda ufak bir şapırtı. Einstein, canın yandı mı?تحذير صغير في نهاية ذلك. آينشتاين، هل هذا يؤلم؟
Sonunda ufak bir şapırtı. Einstein, canın yandı mı?痛っ 痛っ 痛っ (Ow, ow, ow.)
Tamamen yandı demek?Ardeu completamente, não foi?
Tamamen yandı demek?Completamente bruciata, eh?
Tamamen yandı demek?Det är helt utbränt.
Tamamen yandı demek?Det er helt udbrændt.
Tamamen yandı demek?Se ha quemado del todo.
Tamamen yandı demek?Se paloi maan tasalle.
Tamamen yandı demek?Spłonęło wszystko?
Tamamen yandı demek?Κάηκε εντελώς.
Tamamen yandı demek?Она сгорела дотла?
İlgili Sayfalar