yandı ile cümle
yandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fabrikaları yandı.Fabryka spłonęła.
Fabrikaları yandı.한번은 그의 공장에 불이 났습니다.
Fabrikaları yandı.La fabbrica fu distrutta da un incendio 3,000 dipendenti.
Fabrikaları yandı.L'usine a complètement brûlé.
Fabrikaları yandı.Nhà máy đã cháy rụi.
Fabrikaları yandı.Pabriknya terbakar habis.
Fabrikaları yandı.Tês mil trabalhadores.
Fabrikaları yandı.Závod zhorel.
Fabrikaları yandı.Το εργοστάσιο κάηκε.
Fabrikaları yandı.Фабрика повністю згоріла.
Fabrikaları yandı.המפעל שלהם נשרף.
Fabrikaları yandı.احترق المصنع عن آخره.
Fabrikaları yandı.従業員3000人すべてを守りました
Gözlerim soğandan yandı.Ha feláldozom a szemem, akkor sem megy.
Gözlerim soğandan yandı.J'ai de l'oignon vert dans les yeux.
Gözlerim soğandan yandı.Ακόμα και να θυσιάσω τα μάτια μου, δεν θα το κάνω.
Gözlerim soğandan yandı.حتى ولو ضحيت بعيناي فلن استطيع
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Dar am făcut niște arsuri grave și m-am convins că nu aparțineam locului.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Doznałem poważnych poparzeń słonecznych i czułem się jakbym tam nie pasował.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Et j'ai eu un coup de soleil important, et j'ai été convaincu que je n'étais vraiment pas originaire de là.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Ik verbrandde vreselijk in de zon, en wist zeker dat ik niet van daar was.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.그런데 저는 그곳에서 심한 일광화상을 받고 제가 그곳 출생이 아니라는 것을 절실히 느꼈었죠.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Me quemé mucho con el sol y estaba convencido de que yo no era de allí.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Mi sono beccato una bella scottatura, e mi sono convinto che dopotutto non ero uno di loro.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Saya terbakar sinar matahari dan menjadi yakin bahwa saya bukan berasal dari sana.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Tôi có làn da rám nắng TÔi đã bị thuyết phục là mình thực sự không đến từ đó
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Und ich bekam einen schlimmen Sonnenbrand und war überzeugt, dass ich wirklich nicht von dort stammte.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Άρπαξα ένα μεγαλειώδες ηλιακό έγκαυμα και πείστηκα ότι δεν ταίριαζα τελικά τόσο.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.И получих голямо слънчево изгаряне, и бях убеден, че действително не съм от там.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.Я получил сильный солнечный ожог, и это меня убедило, что я не оттуда.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.וחטפתי כוויית שמש גדולה, ואז השתכנעתי שאני באמת לא משם.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.وحصلت على حروق شمس كبيرة، وكنت متيقنا أنني لست حقا من هناك.
Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum.ここの生まれではないと 納得させられました あんな日焼けは 初めてでした
Harry iyi misin? Canın yandı mı?Harry, cosa ti ha fatto?
Harry iyi misin? Canın yandı mı?Harry, ¿qué te ha hecho?
Harry iyi misin? Canın yandı mı?Lass mal sehen.
Harry iyi misin? Canın yandı mı? Yüzün harita gibi olmuş!Harry, får jag se på dig.
Helsinki ve Viapori, 1808 yılında Ruslar tarafından işgal edildi ve savaş sırasında şehir yandı.Helsingfors och Sveaborg erövrades av ryssarna 1808 och under kriget brann staden.
Helsinki ve Viapori, 1808 yılında Ruslar tarafından işgal edildi ve savaş sırasında şehir yandı.Helsingin ja Viaporin venäläiset valloittivat vuonna 1808, ja sodan aikana kaupunki paloi.
Helsinki ve Viapori, 1808 yılında Ruslar tarafından işgal edildi ve savaş sırasında şehir yandı.Helsinki et Viapori furent envahis par les Russes en 1808 et la ville fut incendiée durant la guerre.
Helsinki ve Viapori, 1808 yılında Ruslar tarafından işgal edildi ve savaş sırasında şehir yandı.Хельсинки и Виапори были захвачены русскими войсками в 1808 году, в ходе войны город сгорел.
Helsinki ve Viapori, 1808 yılında Ruslar tarafından işgal edildi ve savaş sırasında şehir yandı.قام الروس بالاستيلاء على هلسنكي وفيابوري (Viapori) سنة 1808، وخلال الحرب احترقت المدينة.
Helsinki ve Viapori, 1808 yılında Ruslar tarafından işgal edildi ve savaş sırasında şehir yandı.瑞典在 1808−1809 年的战争丧失东部土地给俄国。俄国在 1808 年征服赫尔辛基及Viapori,战时赫尔辛基市起火。
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Eran todos tan jóvenes y el edificio quemado hasta los cimientos." Que tiene eso que ver con nada?
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Ils étaient tous si jeunes et le bâtiment a été réduit en cendres."
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Mereka semua sangat muda dan bangunan terbakar habis."
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Sie waren doch alle noch so jung und dann ist das Haus nieder gebrannt".
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Всички те бяха толкова малки, а сградата изгоря до основи".
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı."だからどうした?
Işıklar kapalı diyelim ve ışıklar yandığında hepsi birbirine baksın. - -Światło jest wyłączone, ale według protokołu zostaje włączone i wtedy mogą rozejrzeć się i popatrzeć.
Işıklar kapalı diyelim ve ışıklar yandığında hepsi birbirine baksın. - -И идеята е, че после ще светнат лампите и всеки ще може да се огледа и да види всички други
Işıklar kapalı diyelim ve ışıklar yandığında hepsi birbirine baksın. -そして、明かりがつくと お互いを見回します。
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -A potom když opět rožnou světla budu pryč. Takže by tady nebyl Sal
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -Cand lumina se va fi aprins din nou, eu voi fi fost plecat. Nu va fi aici niciun Sal.
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -Et puis quand ils remettent les lumières, je serais sorti. Il n'y aurait donc pas de Sal ici.
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -I kiedy z powrotem włączą światła, już mnie nie będzie. Więc nie będzie tu już Sala.
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -Ja sitten kun he laittavat valot takaisin päälle, olisin poissa. Joten Sal ei olisi siellä enää.
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -Successivamente le luci verranno riaccese e sarò scomparso e non si sarà nessun Sal qui
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -И когато пак светат лампите, вече ще съм излязъл Тук вече няма да има Сал
Işıklar tekrar yandığında odada olmayacağım. -ここは空席です。 だから前に100 人がいたとしたら、99 人になります。
İlgili Sayfalar