yanıtla ile cümle

yanıtla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Hvis du kan, så svar mig! Rust dig mot mig, tred frem!
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Jadi, jika dapat, jawablah aku. Siapkanlah pembelaanmu
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Kannst du, so antworte mir; rüste dich gegen mich und stelle dich.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.네가 할 수 있거든 일어서서 내게 대답하고 내 앞에 진술하라
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Możeszli, odpowiedz mi; sporządź się, a staó przeciwko mnie.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Můžeš-li, odpovídej mi, připrav se proti mně, a postav se.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Nếu đáp được , hãy đáp lại cho tôi , Hãy đứng_dậy , bày ra lời của ông tại trước mặt tôi !
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Nếu đáp được, hãy đáp lại cho tôi, Hãy đứng dậy, bày ra lời của ông tại trước mặt tôi!
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Om du förmår, så må du nu svara mig; red dig till strid mot mig, träd fram.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Se podes, responde-me; põe as tuas palavras em ordem diante de mim; apresenta-te.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Se puoi, rispondimi, prepàrati davanti a me, stà pronto
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Si acaso puedes, respóndeme. Alístate y preséntate ante mí
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Si tu le peux, réponds-moi, Défends ta cause, tiens-toi prêt!
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Svar mig, i Fald du kan, rust dig imod mig, mød frem!
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Vastaa minulle, jos taidat; varustaudu minua vastaan, nouse taisteluun.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Εαν δυνασαι, αποκριθητι μοι παραταχθητι εμπροσθεν μου στηθι.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Ако можеш, отговори ми; Опълчи са с думите си пред мене та застани.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.Если можешь, отвечай мне и стань передо мною.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.אם תוכל השיבני ערכה לפני התיצבה׃
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.ان استطعت فاجبني. احسن الدعوى امامي. انتصب.
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.你 若 回 答 我 、 就 站 起 來 、 在 我 面 前 陳 明
Elinden gelirse beni yanıtla, Kendini hazırla, karşımda dur.你 若 回答 我 、 就 站 起來 、 在 我 面前 陳明
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.A on rzekł: Cóż wżdy mam uczynić dla niej? I odpowiedział Giezy: Oto syna nie ma, a mąż jej stary.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.A zase riekol: A čo tedy učiniť pre ňu? Na to odpovedal Geházi: Ale ona nemá syna, a jej muž je starý.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.Er sprach: Was ist ihr denn zu tun? Gehasi sprach: Ach, sie hat keinen Sohn, und ihr Mann ist alt.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.Et il dit: Que faire pour elle? Guéhazi répondit: Mais, elle n`a point de fils, et son mari est vieux.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.In on vpraša: Kaj torej naj se stori zanjo? Gehazi odgovori: Pač nekaj! Sina nima, in njen mož je star!
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.엘리사가 가로되 그러면 저를 위하여 무엇을 하여야 할꼬 게하시가 대답하되 참으로 이 여인은 아들이 없고 그 남편은 늙었나이다
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.nda [Elizeus:] Mit lehetne tehát érette tennünk? Felele Géházi: Nincs fia és a férje vén ember.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.Řekl on: Což tedy mám pro ni učiniti? Odpověděl Gézi: Hle, syna nemá, a muž její starý jest.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.Så sa han: Hvad kan jeg da gjøre for henne? Gehasi svarte: Jo, hun har ingen sønn, og hennes mann er gammel.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.Şi el a zis: ,,Ce să fac pentru ea?`` Ghehazi a răspuns: ,,Ea n'are fiu, şi bărbatul ei este bătrîn.``
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.И сказал он: что же сделать ей? И сказал Гиезий: да вот, сына нет у нее, а муж ее стар.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.Тогава рече: Що, прочее, да сторим за нея? А гиезиий отговори: Наистина тя няма син, а мъжът й е стар.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.ויאמר ומה לעשות לה ויאמר גיחזי אבל בן אין לה ואישה זקן׃
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.ثم قال فماذا يصنع لها. فقال جيحزي انه ليس لها ابن ورجلها قد شاخ.
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.以 利 沙 對 僕 人 說 、 究 竟 當 為 他 作 甚 麼 呢 。 基 哈 西 說 、 他 沒 有 兒 子 、 他 丈 夫 也 老 了
Elişa, ‹‹Öyleyse ne yapabilirim?›› diye sordu. Gehazi, ‹‹Kadının oğlu yok, kocası da yaşlı›› diye yanıtladı.以利沙 對僕 人 說 、 究竟 當為 他 作 甚麼 呢 。 基哈 西說 、 他 沒有兒子 、 他 丈夫 也 老 了
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Ak urobíte aspoň sakramentsky trochu hluku," odpovedal Samuel, "Pošlem ťa do pekla."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Als je de minste verdomd beetje lawaai maken," antwoordde Samuel, "Ik zal u sturen naar de hel."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Če bi vsaj prekleto malo hrupa," je odgovoril Samuel, "te bom poslal v pekel."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Dacă aţi face bitul cel mai puţin naibii de zgomot", a răspuns Samuel, "Te voi trimite în iad."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Ha a lehető legalacsonyabb rohadt kis zaj," felelte Samuel: "Én küld Önnek a pokolba."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Hvis du laver den mindste pokkers smule støj," svarede Samuel: "Jeg vil sende dig til helvede."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Jeśli natomiast najmniej cholernie trochę hałasu", odpowiedział Samuel, "Ja cię poślę do piekła".
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Jika Anda membuat sedikit kebisingan sialan," jawab Samuel, "Aku akan mengirimmu ke neraka."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Jos teet vähiten hemmetin vähän melua", vastasi Samuel, "minä lähetän sinut helvettiin."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"당신은 노이즈의 최소 눈꼽 만큼도 할 경우,"사무엘은 "나는 지옥에 보낼 것이다."라고 대답
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Nếu bạn thực hiện các bit ít nhất là chết tiệt của tiếng ồn", Samuel trả lời, "Tôi sẽ đưa bạn đến địa ngục."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Om du gör det minsta dugg av buller", svarade Samuel: "Jag kommer att skicka dig till helvetet."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Pokud uděláte alespoň zatraceně trochu hluku," odpověděl Samuel, "Pošlu tě do pekla."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Se fai il bit meno maledetta di rumore", rispose Samuel, "ti manderò all'inferno."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Se você fizer o bit menos maldito barulho", respondeu Samuel: "Eu vou mandar você para o inferno."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Si usted hace el bit menos maldito ruido", dijo Samuel, "te enviaré al infierno."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Si vous faites le bit le moins de bruit putain", répondit Samuel, "Je vais vous envoyer en enfer."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Wenn du am wenigsten verdammt wenig Lärm machen", antwortete Samuel: "Ich werde dich in die Hölle schicken."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Αν κάνετε το λιγότερο βλασφημία λίγο θόρυβο," απάντησε ο Samuel, "θα σε στείλω στην κόλαση."
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Ако сте направили най-малко по дяволите малко шум", отговори Самуел, - аз ще ви пратя в ада. "
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Если вы сделаете мере проклятый немного шума", ответил Самуилу: "Я пошлю тебя в ад".
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"Якщо ви зробите мірою проклятий трохи шуму", відповів Самуїлові: "Я пошлю тебе до пекла".
İlgili Sayfalar