yanıtla ile cümle

yanıtla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çabuk yanıtla beni, ya RAB, Tükeniyorum. Çevirme benden yüzünü, Yoksa ölüm çukuruna inen ölülere dönerim.耶和華 阿 、 求 你 速速應允 我 . 我 心神 耗盡 . 不 要向 我 掩面 、 免得 我 像 那些 下 坑 的 人 一 樣
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.Chính những khả năng điên rồ, những câu hỏi chưa có lời đáp đã khiến chúng ta suy nghĩ.
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.이건 말도 안되는 가능성이고, 저희를 진전하게 하는 답 없는 질문이죠.
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.Son esas posibilidades descabelladas, las preguntas sin respuesta, que nos empujan hacia adelante.
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.Szalone możliwości, pytania bez odpowiedzi napędzają postęp.
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.Необычайные возможности неотвеченных вопросов толкают нас вперёд.
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.כ.א: אלה האפשרויות המטורפות, השאלות שלא נענו,
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.إنها الأحتمالات المتشعبة، و الأسئلة اللامنتهية
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.これらが我々を前進させるのです
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Åklagaren svarade HERREN och sade: »Hud för hud; allt vad man äger giver man ju för att själv slippa undan.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.A odpovídaje Satan Hospodinu, řekl: Kůži za kůži, a všecko, což má člověk, dá za sebe samého.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.A satan odgovori GOSPODU in reče: Kožo za kožo, in vse, kar ima človek, da za življenje svoje.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Der Satan antwortete dem HERRN und sprach: Haut für Haut; und alles was ein Mann hat, läßt er für sein Leben.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Então Satanás respondeu ao Senhor: Pele por pele! Tudo quanto o homem tem dará pela sua vida.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.És felele a Sátán az Úrnak, és monda: Bõrt bõrért; de mindent a mije van, odaad az ember az életéért.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Et Satan répondit à l`Éternel: Peau pour peau! tout ce que possède un homme, il le donne pour sa vie.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.I odpowiedział szatan Panu, i rzekł: Skórę za skórę, i wszystko, co ma człowiek, da za duszę swoję;
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.사단이 여호와께 대답하여 가로되 가죽으로 가죽을 바꾸오니 사람이 그 모든 소유물로 자기의 생명을 바꾸올지라
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Men Satan svarede HERREN: "Hud for Hud! En Mand giver alt, hvad han ejer, for sit Liv!
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Men Satan svarte Herren: Hud for hud, men alt det en mann har, gir han for sitt liv.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Na to odpovedal Satan Hospodinovi a riekol: Kožu za kožu a všetko, čo má človek, dá za svoj život.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Saatana vastasi Herralle ja sanoi: "Nahka nahasta; ja kaikki, mitä ihmisellä on, hän antaa hengestänsä.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Satana rispose al Signore: «Pelle per pelle; tutto quanto ha, l'uomo è pronto a darlo per la sua vita
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Şi Satana a răspuns Domnului: ,,Piele pentru piele! Omul dă tot ce are pentru viaţa lui.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.Y Satanás respondió a Jehovah diciendo: --¡Piel por piel! Todo lo que el hombre tiene lo dará por su vida
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.А Сатана в отговор на Господа рече: Кожа за кожа, да! все що има човек ще го даде за живота си.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.И отвечал сатана Господу и сказал: кожу за кожу, а за жизнь свою отдаст человек все, что есть у него;
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.ויען השטן את יהוה ויאמר עור בעד עור וכל אשר לאיש יתן בעד נפשו׃
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.فاجاب الشيطان الرب وقال. جلد بجلد وكل ما للانسان يعطيه لاجل نفسه.
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.撒 但 回 答 耶 和 華 說 、 人 以 皮 代 皮 、 情 願 捨 去 一 切 所 有 的 、 保 全 性 命
‹‹Cana can!›› diye yanıtladı Şeytan, ‹‹İnsan canı için her şeyini verir.撒但 回答 耶和華 說 、 人 以 皮 代 皮 、 情願捨 去 一切 所有 的 、 保全 性命
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Ciel", il répondit, et a conduit sa bêche en profondeur dans le sol "," Cording à ce Parson dit. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""천국"라고 대답하고, 토양에 깊이 자신의 가래를 몰고, "무엇을 cording 목사는 말합니다. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""El cielo", respondió él, y llevó a su espada profundamente en el suelo "," a lo que cording párroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", antwortete er, und fuhr mit seinem Spaten tief in den Boden "," Cording zu dem, was Pfarrer sagt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", ele respondeu, e levou sua pá profundamente no solo "," cording ao que pároco diz. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", felelte, és vezetett ásóját mélyen a talajba, " Zsinórozó milyen lelkész mondja. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", hän vastasi, ja ajoi lapio syvälle maaperään "," cording mitä parson sanoo. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven," je odgovoril, in odpeljal svojo lopato globoko v zemljo, " vrvice na to, kar Župnik pravi. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", on odpowiedział, i pojechaliśmy jego łopaty w głąb ziemi "," Kordonek tego co proboszcz mówi ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", răspunse el, şi a condus cazma lui adânc în sol, " snururi la ceea ce pastor spune. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", svarade han, och körde sin spade djupt i marken, "'ligt vad prästen säger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Hemel," antwoordde hij, en reed zijn spade diep in de grond, "'gens welke dominee zegt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Himlen," svarede han, og kørte sin spade dybt ned i jorden, "'Cording til hvad Præsten siger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Il cielo", rispose, e guidò la sua vanga in profondità nel terreno, "'condo quello che parroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebe," odpověděl a řídil jeho rýč hluboko do půdy, " opravy odpovídající, co Farář říká. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebo," odpovedal a riadil jeho rýľ hlboko do pôdy, " opravy zodpovedajúce, čo Farár hovorí. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Surga," jawabnya, dan melaju sekop dalam-dalam ke tanah, "'cording untuk apa Parson mengatakan. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Trời", ông trả lời, và lái xe thuổng của mình sâu vào đất, "Theo các những gì viện trưởng nói. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", відповів він і встромив лопату вглиб грунту "," Згідно з тим, що Пастор говорить ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", ответил он и вонзил лопату вглубь почвы "," Согласно тому, что Пастор говорит ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""גן עדן", הוא ענה, ונסע האת עמוק באדמה "," למה cording הכומר אומר ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""السماء" ، فقال : وقاد الأشياء بأسمائها الحقيقية له في عمق التربة "،" ما حبال يقول بارسون ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. "牧師は言う。" "バラに何が起きたのですか?"メアリーは、より興味を持って、再び尋ねた
Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.Ce sont les possibilités inouïes, les questions sans réponses, qui nous tirent vers l'avant.
Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.Posibilitățile nebunești, întrebările fără răspuns ne împing înainte.
Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.Sono le possibilità assurde, le domande senza risposta, che ci spingono ad andare avanti.
Çoklu yanıtlarda renkler arasında geçiş yap4번째 인용부터는 반복해서 색상 사용( r)
Çoklu yanıtlarda renkler arasında geçiş yapA színek újrafelhasználása többszörös idézésnél
Çoklu yanıtlarda renkler arasında geçiş yapÅteranvänd färger vid djup & citering
İlgili Sayfalar