yanıt ile cümle

yanıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tanıma sinyali bir hızlı öldürme yanıtını tetikler.Este sinal de reconhecimento desencadeia uma resposta de eliminação rápida.
'Ja'nın "evet", 'da'nın "hayır" demek olduğunu düşünürsek, (i) Doğru'ya sorulduğunda yanıtı 'ja' olacaktır.Assuma que 'ja' significa sim e 'da' significa não. (i) Verdadeiro é perguntado e responde com 'ja'.
Çoğu anal kanser hastası tedaviye iyi yanıt verir.A maioria dos casos de alcalose respondem bem ao tratamento.
Akşam evde, Bart yine çalışmayı başaramaz, bunun üzerine hemen testin yanıtları için Milhouse'u arar.Em casa, Bart procrastina novamente e chama Milhouse para ver quais as respostas dele.
Bu sırada Marge çocukları kontrol etmek için evi arar ancak yanıt alamaz.Enquanto isso, Marge tenta ligar para casa para ver como estão as coisas em casa, mas ninguém responde.
Batı Avrupa'nın bu çağrıya yanıtı ezici bir "evet"ti.Por isso, a resposta dada ao seu Bispo foi um “sim” imediato e incondicional.
Yanıt olarak, büyük gemilerden oluşan donanmalar tehdide karşı daha küçük gemilerle donanmaya başladı.Navios pequenos transportando mais soldados também começaram a chegar.
Simun Petrus, “Sen, yaşayan Tanrı'nın Oğlu Mesih'sin” yanıtını verdi.Simão Pedro, respondendo, disse: "Tu és o Cristo, o Filho do Deus vivo".
Almanlar hemen bir yanıt veremedi.Os alemães não esperavam muito.
Bir mesaja yanıt verirken Postanın beklenmedik biçimde sonlandırılabilir olan nadir sorunu giderir.Talvez, de uma forma inesperada, a poção faz o seu trabalho.
İstemci bu mesajı altığını belirten bir ACK mesajı ile yanıt verir ve bağlantı kurulmuş olur.O cliente por sua vez responde com um ACK, e a conexão está estabelecida.
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.O ministro da guerra inglês Lord Kitchner inicia recrutamento de soldados.
Çıkış anketi, seçmenlerce oy kullandıktan hemen sonra yanıtlanan ankete verilen addır.Na maioria das pesquisas de boca de urna são feitas logo que o eleitor sai de seu local de votação.
OUT: Görüşme bitti ve yanıt beklemiyorum.Então acabou, não quero polêmicas.
Cumhurbaşkanlığı sözcüsü yanıt vermedi".No entanto, o gabinete do chanceler negou sua fala. "
Bunu neden yaptığını soranları, “Ben nereye gitsem moda beni takip eder” diyerek yanıtlamıştır.Ele pediu ao povo : " Onde vocês vão me colocar quando eu morrer ? "
(AFFIRM veya NEGATIVE yanıtı gerektiren hiçbir durumda kullanılmamalıdır.)(Em geral, a resposta é negativa.)
Plan, Ocak 2016'da NJPW'dan dört güreşçi alan WWE'ye bir yanıttı.O plano foi uma resposta direta à WWE, que levou quatro lutadores da NJPW em janeiro de 2016.
Bunlar da inflamatuar yanıtı biraz daha artırır.Gera, com o tempo, um aumento das reações infecciosas.
Sorularına yanıt bulmak oldu.Pelo menos obteve uma resposta.
Bana biraz mola verin." yanıtını vermiştir.“Descansar”, eles responderam.
Gelen yanıt doğrudan ekranda görüntülenebilir ya da özel bir ekranda okunabilir.A informação guardada no microfilme poderia rapidamente ser aberta e exposta num ecrã.
Akşam evde, Bart yine çalışmayı başaramaz, bunun üzerine hemen testin yanıtları için Milhouse'u arar.Het lukt Bart opnieuw niet te studeren en hij vraagt aan Milhouse de antwoorden.
Bu gen üzerindeki mutasyonlar LPS'deki yanıtlarındaki farklılıklar ile ilişkilendirilir.Mutaties van dit gen geven verschillen in reactie op LPS.
Tanrı yanıtlar "Bu senin adın olacak.""Zo zul je heten" zei de Heer toen.
Bense yarım ağızla yanıt verdim.Hij is maar voor de helft gestreept.
Yanıt olumsuz olunca rakamı artırmaya başladı.Na de slechte start bleef het nummer echter klimmen.
Bu soruları John, doğrudan birinci ağız olarak yanıtlar.Vragen beantwoordt Johnny slechts met een knik.
Bu da ikinci yanıttır.Dit is de tweede regel. .
Barbarossa hemen çağrısına yanıt verdi.Dringt er bij Libië op aan om snel te antwoorden.
Sparta'dan herhangi bir yanıt gelmedi.Voor Sparta kwam hij niet in actie.
Bu tarz sorularla karşılaşıldığında genel savunma soruya "evet veya hayır" yanıtı vermemektir.Degene die de vraag heeft gesteld, antwoordt alleen met ja of nee.
Ne var ki kuruluş dilekçesine sekiz ay sonra ret yanıtı geldi.Binnen acht dagen wordt een beslissing genomen op de asielaanvraag.
Röhm ise "Eğer öldürülecek olursam, bunu Adolf'un kendisi yapsın" şeklinde yanıt verdi.Röhm riep volgens sommige lezingen: “Als Adolf me dood wil hebben, moet hij me zelf maar neerschieten!”
Sorularına yanıt bulmak oldu.Hiervoor moet je vragen beantwoorden.
Don Giovanni uşağının bu yanıtına kahkahalarla gülmeye başlar.Alleen Syke’s zus lacht om deze theorie.
Yanıt kısadır: "Ben, size bu görevleri verecek adam olacağım."Een verwante zegswijze is: "Dat ben je aan je stand verplicht".
Sabırsızlıkla yanıtınızı bekliyorum ve hiçbir hukuksal davanın gerekli olmayacağını umuyorum.Daarvoor was geen proces nodig en er was ook geen mogelijkheid voorzien voor een juridisch verweer.
Hasta tedaviye iyi şekilde yanıt vermiyorsa, enjeksiyon 5 ila 15 dakikada bir tekrarlanabilir.De injectie kan om de 5 tot 15 minuten herhaald worden als de patiënt niet goed op de behandeling reageert.
Franklin ise "keşke keşke olsaydı.” diye kinayeli bir yanıt verdi.Freisler: "Ja of nee, ik wil een duidelijk antwoord!"
Sonunda suçlamalara yanıt vermekten vazgeçti.Hij ziet uiteindelijk af van zijn aanspraken.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Zijn vraag werd gunstig beantwoord.
Bunun üzerine kadın ben yüz yirmi yaşındayım yanıtını vermiştir.Haar man overleefde haar twintig jaar.
Hitler'in yanıtı, "Son adama kadar savaşılması" şeklinde olmuştur.Hitler echter riep op tot een "allerlaatste krachtsinspanning".
Perrault, eserinde bu tepkileri ele aldı ve eleştirilere yanıt vermeye çalıştı.Guerrero gaf hun daar advies en leverde kritiek.
Bu saldırılara yanıt olarak ABD 2001 yılında Afganistan Savaşı ve 2003 yılında da Irak Savaşı'nı başlattı.Voorbeelden hiervan waren onder andere de oorlogen in Irak en Afghanistan in 2003.
Bu konu hakkında yanıtladığı bir soruda "İlk başta çok ilginçti.Hij antwoordt: “In het begin vond ik het verwarrend.
Enflamatuar yanıtı bozan ilaçlar da iyileşmeyi engellemektedir.Ook de slechthorendheid die optreedt, is niet te genezen.
Yanıt vermiyorsa önce 112 aranarak Acil servis ekiplerine haber verilir.Bij levensbedreigende situaties dient men altijd eerst de hulpdiensten te verwittigen via het noodnummer 112.
Yanıtlar birbirinden siyah kutularla ayrılır.De drie banen worden van elkaar gescheiden door zwarte lijnen.
(Madame Bovary benim!)” yanıtı meşhurdur.(Mijn naam is Finlay en ik hou van vechten!)
İsimleri öğrenmeye çalıştım. şeklinde yanıtladı.Hij bepaalde ook de eigenschappen en gaf het de naam.
Denekler, öğrencinin verdiği her yanlış yanıta karşılık onun gerçek şoklara maruz kaldığını sanıyorlardı.De leraar (deelnemer) geloofde dat hij echte schokken aan de leerling gaf.
Esav, "Efendim!" diye yanıtladı.Hij zei 'HELP IK , AUW!'
Amiral'in 11 Ocak'taki yanıtı ile bir görev kuvveti şekillenmeye başlamıştır.Op 11 augustus debuteerde de aanvaller.
Bu metafizik bir sorudur ve metafiziki sorular bilimsel araştırmalarla yanıtlanamamaz.CICAP doet niet aan metafysica omdat dergelijke opvattingen niet wetenschappelijk bestudeerd kunnen worden.
İlaçlara yanıt ve duyarlılık bireyden bireye farklılıklar göstermektedir.Therapeutische effecten en bijwerkingen van medicijnen kunnen per individu verschillen.
Eğer varsa iletiye verilen her türlü yanıt da dönüt olarak adlandırılmaktadır.Na elke aflevering kwamen ook de antwoorden op de gestelde vragen op de website te staan.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.Volgens latere sagen konden de goden zijn aanval niet doorstaan.
Soruna yanıt veremem.Ik kan uw vraag niet beantwoorden.
İlgili Sayfalar