yanıt ile cümle
yanıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Telefon çalıyor ama hiç kimse yanıtlamıyor.The telephone is ringing, but nobody is answering.
Her gün bir milyon mesaj alıyorum ve bütün hepsini yanıtlayamıyorum.I receive a million messages a day and I can't answer them all.
Evren bir yanıtsa, soru nedir?If the universe is an answer, what is the question?
Asla ona 'Yanıtlayamam' deme.Never tell him 'I can't answer'.
Bu soruya bir yanıt buldunuz mu?Have you found an answer to this question?
Tüm yanıtlar doğru.All the answers are correct.
Soruyu yanıtla!Answer the question!
Bu mektubu yanıtlamak zorundayım.I have to reply to this letter.
Telefonu yanıtlamak zorundayım.I have to answer the phone.
O, gazetecilerin nasıl yanıtlanacağını bilir.He knows how to answer journalists.
Sonunda sorunuzun yanıtını buldum.Finally, I found the answer to your question.
Ben aslında yanıtı bilmiyorum.I actually don't know the answer.
Tom anında yanıtladı.Tom responded instantly.
Sorumu yanıtla!Answer my question.
Tom'un cep telefonu çaldı ve o, onu yanıtladı.Tom's cellphone rang and he answered it.
Yanıtla beni Tom!Tom, answer me!
Lütfen telefona yanıt ver.Please answer the telephone.
Telefon çaldı ve Tom onu yanıtladı.The phone rang and Tom answered it.
Telefonu şimdi yanıtlayamam.I can't answer the phone now.
O soruya bir yanıt vermek istiyorum.I want an answer to that question.
Yanlış yanıt vermek istemiyorum.I don't want to give the wrong answer.
Yanıtı bilmek istediğini sanmıyorum.I don't think you want to know the answer.
Tom bu soruyu yanıtlamak istiyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to want to answer this question.
Ben bunun belirsiz bir yanıt olduğunu kabul ediyorum.I admit this is an ambiguous answer.
Ben onun yanıtını bekliyorum.I'm waiting for his response.
Onun yanıtını bekliyorum.I'm waiting for her response.
Ondan bir yanıt bekliyorum.I'm waiting for a response from him.
Telefon çaldı, ama kimse onu yanıtlamadı.The phone rang, but nobody answered it.
Mümkün olduğu kadar çabuk yanıtla!Answer as soon as possible!
Kimse yanıtlamadı.Nobody answered.
Mona onların sorularını doğaçlama olarak yanıtladı.Mona answered their questions off the cuff.
Yanıtlayabilecek başka biri var mı?Is there anyone else who can answer?
Ona iyi niyetlerle sordum, ama yanıt vermedi.I asked him with good intentions, but he did not answer.
Tom yanıt vermiyor.Tom isn't responding.
Tom yanıt vermeyecek.Tom won't respond.
Kolay yanıtlar yok.There are no easy answers.
O telefona yanıt verme.Don't answer that phone.
Aptalca soruları yanıtlamıyorum.I don't answer stupid questions.
Soruyu yanıtlamadın.You didn't answer the question.
Ben kapıyı çaldım ama kimse yanıt vermedi.I banged on the door, but nobody answered.
O çağrılarımı yanıtlamadı.She didn't return my calls.
Şu anda bir yanıt ihtiyacım yok.I don't need an answer right now.
Hiç kimse yaşamın anlamının ne olduğunu yanıtlayamaz; bu soru insanlık öncesine dayanıyor.No one man can answer what's the meaning of life; this question stands before all mankind.
Kendimi soruları yanıtlıyor gibi hissetmiyorum.I don't feel like answering questions.
Bütün sorularını yanıtladığımı düşünüyorum.I think I've answered all your questions.
Ben yanıtı biliyorum.I know the answer.
Nihayet bu üç hafta içinde aldığım postayı yanıtlamak için zamanım var.Finally I have time to reply to the mail I received these three weeks.
İletime yanıt verin.Reply to my message.
Mesajıma yanıt ver.Reply to my message.
Mektubuma yanıt vermedi.She didn't reply to my letter.
Tom, Mary'nin yanıtını bekliyor.Tom is waiting for Mary's reply.
Üzgünüm ama yanıtım hayır.I'm sorry, but my answer is no.
Tom cep telefonunu yanıtladı.Tom answered his cell phone.
Soruyu yanıtla, Tom.Answer the question, Tom.
Telefonu yanıtlıyor.He is answering the telephone.
Tom telefonunu yanıtlamadan önce her zaman arayanın kimliği kontrol eder.Tom always checks the caller ID before he answers his phone.
Tom Mary'ye bazı sorular sordu ve o hepsini yanıtladı.Tom asked Mary some questions and she answered them all.
Tom kapıyı çaldı ama hiçbir yanıt almadı.Tom knocked on the door, but got no response.
O soruyu yanıtlayabilirdin.You could've answered that question.
Sen asla soruyu yanıtlamadın.You never answered the question.
İlgili Sayfalar