yanıt ile cümle

yanıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
"Çok kibarsın" diye Willie yanıtladı."That's very nice of you," Willie answered.
Yanıtınız mükemmel olmaktan uzak.Your answer is anything but perfect.
Soruyu sadece siz yanıtladınız.Only you answered the question.
Bilimciler bu soruların yanıtlarını bulmaya başladılar.Scientists began to find answers to these questions.
Binlerce insan yanıtı bilmek istedi.Thousands of people wanted to know the answer.
İngilizce olarak yanıtla.Answer in English.
İngilizce olarak yanıtlayın.Answer in English.
En kısa sürede yanıtını almak için dört gözle bekliyorum.I look forward to receiving your reply as soon as possible.
Onun mektubuna bir yanıt.It's an answer to her letter.
Yanıt beni irite etti.The answer irritated me.
Yanıt beni öfkelendirdi.The answer irritated me.
Mektuba yanıt vermene gerek yok.You need not answer the letter.
Bana hemen yanıt yazması inceliktir.It is polite of her to write me back at once.
John soruya yanıt vermez.John will not answer the question.
Jim zorlanmadan sorumu yanıtladı.Jim answered my question without difficulty.
Bunu bana yanıtla. Onu orada gördün mü?Answer me this. Did you see her there?
Bu soruyu yanıtlamak zordur.This question is difficult to answer.
Yanıtınızı bekliyordum ama sizden haber almadım.I have been waiting for your reply, but have not heard from you.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Dürüstçe yanıtlamalısın.You must answer honestly.
Talebinize düşünmeden yanıt veremem.I cannot answer your request offhand.
Acil yanıtınız acilen gereklidir.Your prompt reply is urgently required.
Gel, İsa yanıtladı.Come, Jesus replied.
Parola "Dağ" dır. Birisi "dağ" diyorsa, siz "nehir" diye yanıt verin.The password is "Mountain". If someone says "Mountain", you reply "River".
Seninle konuştuğum zaman lütfen bana yanıt ver.Please answer me when I speak to you.
Sorum için hiçbir yanıt yoktu.There was no response to my question.
O benim soruya yanıt vermedi.She made no response to my question.
Onun mektubunu hemen yanıtlamayı planlıyorum.I plan to reply to his letter right away.
Tüm sorulara yanıt verebildim.I could answer all the questions.
Mektubu yanıtlamayı bir hafta erteledim.I put off answering the letter for a week.
Soruya doğru yanıtı verebildim.I was able to answer the question correctly.
Soruyu doğru şekilde yanıtlayabildim.I was able to answer the question correctly.
Ben mektupların hiçbirini yanıtlamadım.I answered neither of the letters.
Ben ona büyük güçlükle bir yanıt verdim.I gave an answer to him with great difficulty.
Onun mektubunu yanıtlamak istemiyorum.I do not want to reply to his letter.
''O bir dolap mı?'', yanıtladı Pip."Is it a cupboard?" Replied Pip.
Gazetedeki reklamınıza yanıt vermek için geldim.I have come in response to your ad in the paper.
Bir sinir hücresi hafif bir uyarıcıya yanıt verir.A nerve cell responds to a slight stimulus.
Geçen haftaya kadar yanıt almadım.Up to last week, I hadn't received a reply.
Telefon çalıyordu ama yanıtlayacak kimse yoktu.The phone was ringing, but there was no one to answer it.
Bu soruyu yanıtlamak onun için kolay.It is easy for him to answer this question.
Soruyu kolaylıkla yanıtlaması bizi şaşırttı.The ease with which he answered the question surprised us.
Onun mektubunu yanıtlamak zorundayım.I have to answer his letter.
Yanıtı onun ruh haline bağlıdır.His answer depends on his mood.
Onun yanıtı doğruluktan uzak.His answer is far from right.
"EVET" işareti vererek yanıtladı.He responded by giving the "OK" gesture.
O, belirsiz bir yanıt verdi.He gave a vague answer.
O bana kısa bir yanıt verdi.He gave me a curt answer.
Hızlı bir yanıt verdi.He made a quick response.
Soruyu yanıtlayamamaktan utanç duydu.He felt ashamed of not answering the question.
Kapıyı çaldı ama kimse yanıtlamadı.He knocked on the door but nobody answered.
Fransızca bilmediğini yanıtladı.He answered that he knew no French.
Ne zaman yanıtınızı istedi?What time did he ask for your response?
Bir karşılama konuşmasını yanıtladı.He responded to a speech of welcome.
O olumlu bir yanıt verdi.He made a positive answer.
O, sorumu kolayca yanıtladı.He answered my question easily.
Sorumu yanıtlamak için başını salladı.He nodded in response to my question.
Mektubumu çok hızlı yanıtladı.He responded very quickly to my letter.
Kısaca yanıtladı.He answered in brief.
O, kaba bir yanıt verdi.He made a rude reply.
İlgili Sayfalar