yanına ile cümle
yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama böcekler aptal değil tabii ki; sporların yanına yaklaşmıyorlar.Maar de insecten zijn niet gek en ze vermeden de sporen als ze dichterbij kwamen.
Ama böcekler aptal değil tabii ki; sporların yanına yaklaşmıyorlar.Αλλά τα έντομα δεν είναι ηλίθια. Αποφεύγουν τους σπόρους όταν τους βρίσκουν.
Ama böcekler aptal değil tabii ki; sporların yanına yaklaşmıyorlar.אבל החרקים לא טפשים, והם נמנעו מהנבגים כשהגיעו לקרבתם.
Ama böcekler aptal değil tabii ki; sporların yanına yaklaşmıyorlar.و لكن الحشرات ليست غبية وقد حاولوا تجنب الأبواغ عندما اقتربوا
Ama böcekler aptal değil tabii ki; sporların yanına yaklaşmıyorlar.胞子を避ける事もできます だから 胞子を作らないようにし
Ama insanları yanına çekme konusunda yetenekli.لكن لديها القدرة على جعل الناس وفين لها
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSela(48:16) Но Бог избавит душу мою от власти преисподней, когда примет меня.
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSela(49:16) Mais Dieu sauvera mon âme du séjour des morts, Car il me prendra sous sa protection. -Pause.
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaAber Gott wird meine Seele erlösen aus der Hölle Gewalt; denn er hat mich angenommen. (Sela.)
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaAli dušo mojo reši Bog iz oblasti šeola, ker me vzame k sebi. (Sela.)
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaDar mie Dumnezeu îmi va scăpa sufletul din locuinţa morţilor, căci mă va lua supt ocrotirea Lui. -
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSela하나님은 나를 영접하시리니 이러므로 내 영혼을 음부의 권세에서 구속하시리로다 (셀라)
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaMas Deus remirá a minha alma do poder do Seol, pois me receberá.
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaMen Gud udløser min Sjæl af Dødsrigets Hånd, thi han tager mig til sig. - Sela.
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaNhưng Ðức Chúa Trời sẽ chuộc linh hồn tôi khỏi quyền âm phủ, Vì Ngài sẽ tiếp rước tôi.
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaNhưng_Ðức_Chúa_Trời sẽ chuộc linh_hồn tôi khỏi quyền âm_phủ , Vì_Ngài sẽ tiếp_rước tôi .
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaPero Dios redimirá mi vida del poder del Seol, porque me llevará consigo. (Selah
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaTetapi Allah akan membebaskan aku, Ia akan melepaskan aku dari kuasa maut
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaΑλλ' ο Θεος θελει λυτρωσει την ψυχην μου εκ χειρος αδου διοτι θελει με δεχθη. Διαψαλμα.
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaНо Бог ще изкупи душата ми от силата на преизподнята. Защото ще ме приеме. (Села)
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaאך אלהים יפדה נפשי מיד שאול כי יקחני סלה׃
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSelaانما الله يفدي نفسي من يد الهاوية لانه يأخذني. سلاه
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSela只 是 神 必 救 贖 我 的 靈 魂 、 脫 離 陰 間 的 權 柄 、 因 他 必 收 納 我 。 〔 細 拉
Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. _iSela只是 神必 救 贖 我 的 靈魂 、 脫離陰間 的 權柄 、 因 他 必 收納 我 。 〔 細拉
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata!
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata !
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata!
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata!
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata!
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata!
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata!
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnna...
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Aber ich öffnete den Koffer nicht mehr, bis ich am Ende des Sommers wieder zu Hause bei meiner Familie war.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Ale opustila som ich a kufor som neotvorila, kým som nebola doma s rodinou na konci leta.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Ampak odrekla sem se jim in kovčka nisem odprla, dokler se nisem konec poletja vrnila domov k družini.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.하지만 저는 책들을 외면하고, 가족에게 돌아간 여름 끝자락까지 가방을 열지 않았습니다.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Maar ik deed die koffer niet meer open tot ik weer thuis was bij mijn familie op het einde van de zomer.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Ma li abbandonai e non riaprii più quella valigia fino al mio rientro a casa dalla mia famiglia a fine estate.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Mutta minä hylkäsin ne, enkä avannut laukkua, ennen kuin olin taas kotona kesän jälkeen.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Opravdu jsem je opustila a kufr jsem neotevřela do chvíle, kdy jsem se na konci léta vrátila za rodinou.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Zostawiłam je i nie otworzyłam walizki do powrotu do domu pod koniec lata.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Но аз ги изоставих и не отворих повече куфара, докато не се прибрах обратно вкъщи в края на лятото.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.Но я всё-таки предала их и больше не открывала чемодан до возвращения домой в конце лета.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.ואכן זנחתי אותם ולא פתחתי שוב את המזוודה עד שחזרתי הביתה למשפחתי בסוף הקיץ.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.وفعلاً تخليت عنها و لم أفتح حقيبتي مرة أخرى حتى عدت إلى منزلي وإلى عائلتي في نهاية الصيف.
Ancak gerçekten onlara ihanet ettim ve o bavulu yaz bitip ailemin yanına gelene kadar açmadım.私は本たちを見捨てて スーツケースを 開けることはありませんでした 今回はサマーキャンプの話をしましたけど
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Byly jich stovky. Nechávala jsem je všude: v kavárnách a knihovnách, prostě všude.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Dozijnen en dozijnen brieven. Ik liet ze overal achter: in café's en bibliotheken, bij de VN, overal.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Jeg skrev breve i stil med min mors til fremmede, og efterladte dem i bunkevis overalt i byen.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.어머니가 제게 써보내주신 것과 같은 그런 편지를 모르는 사람에게 썼던거죠. 그리고는 도시 여기저기에 그냥 넣었죠.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Pisałam takie same listy do obych jak matka do mnie i tuzinami roznosiłam po mieście.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.כתבתי מכתבים כמו אלה שאימי כתבה לי, לזרים גמורים, ותקעתי אותם בכל העיר,
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.قمت بكتابة رسائل مماثلة لتلك التي كانت أمي تكتبها لي لأنشخاص غرباء، ثم قمت بدسها جميعها في أنحاء المدينة
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.宛先は特にありません 街中に置いていきました 何十通もですよ カフェに図書館
Annemin yanına geldi ve "Bu nedir?" diye sordu.A venit sǎ vorbeascǎ cu ea şi a întrebat-o: "Despre ce este vorba?"
Annemin yanına geldi ve "Bu nedir?" diye sordu.Él fue a hablar con ella y dijo: "¿De qué se trata esto?"
Annemin yanına geldi ve "Bu nedir?" diye sordu.Er kam zu ihr
Annemin yanına geldi ve "Bu nedir?" diye sordu.Hij sprak haar aan en vroeg: "Waar gaat deze dans over?"
Annemin yanına geldi ve "Bu nedir?" diye sordu.Il est venu la voir et il lui a demandé "qu'est-ce que ça raconte ?"
Annemin yanına geldi ve "Bu nedir?" diye sordu.그는 다가와 어머니에게 말했습니다. "이 안무의 내용이 뭔가요?"
İlgili Sayfalar