yanılsama ile cümle
yanılsama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat görsel yanılsamaların güzel tarafı yanlışları hemen gösterebiliyor olmamız.Но хубавото на оптическите измами е, че лесно може да се демонстрират грешките.
Fakat görsel yanılsamaların güzel tarafı yanlışları hemen gösterebiliyor olmamız.Оптические эффекты хороши тем, что заблуждения легко доказуемы.
Fakat görsel yanılsamaların güzel tarafı yanlışları hemen gösterebiliyor olmamız.אבל הדבר הנחמד באשליה אופטית הוא שאנו יכולים בקלות להדגים שגיאות.
Fakat görsel yanılsamaların güzel tarafı yanlışları hemen gösterebiliyor olmamız.لكن الشئ الجميل حول الأوهام البصرية هي أننا يمكننا بسهولة توضيح الأخطاء.
Fakat görsel yanılsamaların güzel tarafı yanlışları hemen gösterebiliyor olmamız.線を加えて見ましょう 助けになりません
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.C'est comme les illusions optiques, pour lesquelles le fait de les comprendre ne les fait pas disparaître.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Det är som en visuell illusion, där förståelsen av dem inte får dem att försvinna.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Det er ligesom visuelle illusioner, hvor det at forstå dem ikke for dem til at forsvinde.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.È come un'illusione ottica: il fatto di capirla non la fa sparire.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.É como as ilusões óticas: compreendê-las não as faz desaparecer.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Es como las ilusiones visuales, en las que entenderlas no las hace desaparecer.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Es ist wie mit optischen Täuschungen: Auch wenn wir sie verstehen, täuschen sie unser Auge immer noch.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Este ca în iluziile optice, înțelegându-le nu înseamnă că ele dispar.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Het is als gezichtsbedrog: dat blijft bestaan, zelfs als je begrijpt hoe het werkt.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Jest jak iluzja optyczna: fakt, że ją dojrzymy, nie sprawi, że zniknie.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Je to ako očný klam, ktorému aj keď porozumiete, zostane nezmenený.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Je to jako vizuální iluze, i když je pochopíme, stále existují.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.이건 마치 편견을 이해한다고해서 사라지지 않는 착시현상 같은 것이죠.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Nó như là một ảo ảnh thị giác, mà hiểu chúng không có nghĩa là có thể làm cho chúng mất đi.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Olyan ez, mint az optikai csalódás, ami attól, hogy megérti az ember, még nem tűnik el.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Είναι σαν τις οπτικές ψευδαισθήσεις, που η κατανόησή τους δεν τις εξαφανίζει.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Това е като визуални илюзии, разбирането на които не ги променя.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Це щось на зразок візуальних ілюзій, де розуміння їх не дає їм піти.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Это наподобие зрительных иллюзий, осознание которых не прекращает их действие.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.כמו באשליה אופטית, כשאנחנו מבינים אותה, היא לא נעלמת.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.إنه كالأوهام البصرية، حيث أنّ فهمها لا يزيلها.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.それを理解しても 錯覚が消えるわけではないのです これは良いことです なぜなら
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.자 그럼 솔직해져봅시다
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Laten we geen illusies hebben.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Mari lihat pada kenyataan.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Nebuďme naivní.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Ne legyenek illúzióik.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Ne nous faisons pas d'illusions.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Non illudiamoci.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.No nos engañemos.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Pozbądźmy się złudzeń.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Să nu ne facem iluzii.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Và thực tế, ở Nam Phi, mối quan hệ không có niềm tin nhất
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Wir sollten uns keine Illusionen machen.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Давайте залишимо ілюзії.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Давайте начистоту.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.Нека не си правим никакви илюзии.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.בואו לא נשלה עצמנו.
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.دعونا نزيل الاوهام وننظر للحقيقة
Herhangi bir yanılsamaya kapılmayın.南アフリカで何よりも信頼がないのは
" Herkes Yanılsama Kulübü'nün bir üyesidir " diyor. " Kulüp Yanılsama, bütün üyelere sahiptir."Chacun est membre du club appelé Illusion.
" Herkes Yanılsama Kulübü'nün bir üyesidir " diyor. " Kulüp Yanılsama, bütün üyelere sahiptir."Kaikki ovat Illuusio nimisen klubin jäseniä. Illuusio Klubi omistaa kaikki jäsenensä"
" Herkes Yanılsama Kulübü'nün bir üyesidir " diyor. " Kulüp Yanılsama, bütün üyelere sahiptir.Říká: "Každý je členem klubu zvaného Iluze.
" Herkes Yanılsama Kulübü'nün bir üyesidir " diyor. " Kulüp Yanılsama, bütün üyelere sahiptir.'Todo el mundo es socio del club que se llama Ilusión.
" Herkes Yanılsama Kulübü'nün bir üyesidir " diyor. " Kulüp Yanılsama, bütün üyelere sahiptir."Tutti sono membri del club chiamato illusione.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.A więc nie chce on stworzyć rzeźby przedstawiającej osobę czy przestrzeń, której tu nie ma.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Nechce sochu udělat tak, aby vypadala jako člověk nebo prostor, který tam není.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Тому він не хоче, що скульптура виглядала, як людина чи простір, якого тут нема.
İşte bir başka örnek. Bu benim en sevdiğim yanılsamalardan.Aquí tengo otra que es una de mis ilusiones favoritas.
İşte bir başka örnek. Bu benim en sevdiğim yanılsamalardan.Her er en mere -- det her er en af mine yndlingsillusioner.
İşte bir başka örnek. Bu benim en sevdiğim yanılsamalardan.Ini ilusi lainnya -- ini adalah salah satu ilusi favorit saya
İşte bir başka örnek. Bu benim en sevdiğim yanılsamalardan.Itt egy másik, ez a kedvencem.
İşte bir başka örnek. Bu benim en sevdiğim yanılsamalardan.다른 것도 있습니다. 제가 좋아하는 착시현상 중 하난데요.
İşte bir başka örnek. Bu benim en sevdiğim yanılsamalardan.Temos aqui outra que é uma das minhas ilusões favoritas.
İşte bir başka örnek. Bu benim en sevdiğim yanılsamalardan.Tu je ďaľšia z mojich obľúbených ilúzií.