Endişe etme. Muhtemelen yanlış bir alarm.Don't worry. It's probably a false alarm.
Bu yaygın bir yanlış yorum.It's a common misconception.
İnançlarım uğruna hiçbir zaman ölmezdim çünkü yanılıyor olabilirim.I would never die for my beliefs because I might be wrong.
Tren istasyonu, otelin yanındadır.The train station is next to the hotel.
Sen yanlış bir hareket yaptın.You have made a foul move.
Ateşle yanıyorum sanırım.I think I am burning with fever.
Aşk imkansız mı yoksa bir yanılsama mı?Is love impossible or an illusion?
Sık sık evimin yanındaki süpermarkete alışverişe giderim.I often go shopping at the supermarket near my house.
Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.You should take your umbrella with you in case it rains.
Halk aptaldır, yani halk ödeyecek.The public is stupid, so the public will pay.
Güneşte mi yandın? Burnunun ucu tamamen kırmızı.Did you get a sunburn? The tip of your nose is completely red.
Yan kapıdaki bayanın çocuğu halen yedi yaşında.The child of the lady next door is already seven years old.
Telefonu yanıtlıyor.He is answering the telephone.
İlacı tercih etmedim, çünkü ilacın yan etkisinden korkuyorum.I prefer not to take medicine, because I am afraid of drug side effect.
O yanlış!That's wrong!
Tom adımı yanlış telaffuz ediyor.Tom pronounces my name wrong.
Ben nerede yanlış yaptım?Where did I go wrong?
Burada senin yanında kalmıyorum.I'm not going to stay here with you.
Yanlış anlaşıldım.I've been misunderstood.
Tom Mary'nin yanında oturdu ve onlar birbirleriyle konuşmaya başladı.Tom sat down next to Mary and they began talking to each other.
Tom telefonunu yanıtlamadan önce her zaman arayanın kimliği kontrol eder.Tom always checks the caller ID before he answers his phone.
Tom Mary'nin oturmasını bekledi ve sonra onun yanına oturdu.Tom waited for Mary to sit and then sat down next to her.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve birbirlerine gülümsediler.Tom sat down next to Mary and they smiled at each other.
Tom Mary'ye bazı sorular sordu ve o hepsini yanıtladı.Tom asked Mary some questions and she answered them all.
Tom Mary onun yanına oturabilsin diye kenara kaydı.Tom scooted over so Mary could sit down next to him.
Tom, Mary'nin yan odada yüksek sesle horlamasını duyabiliyordu.Tom could hear Mary snoring loudly in the next room.
Tom ve Mary havuzun yanında bir bankta oturuyordu.Tom and Mary were sitting on a bench near the pond.
Birisi şemsiyeni yanlışlıkla almış olmalı.Somebody must've taken your umbrella by mistake.
Tom yangın söndürücünün nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where the fire extinguisher was.
Tom ve Mary yan yana holden aşağıya doğru yürüdü.Tom and Mary walked down the hall, side by side.
İş için yanlış kişiyi aldığımızı düşünüyorum.I think we picked the wrong person for the job.
Tom arabanın arkasında Mary'nin yanında çömeldi.Tom crouched down next to Mary behind the car.
Tom kapıyı çaldı ama hiçbir yanıt almadı.Tom knocked on the door, but got no response.
Tom tanımadığı birinin yanında oturdu.Tom sat down next to someone he didn't know.
Tom ve Mary, John'la birlikte yan odadalar.Tom and Mary are in the next room with John.
Yan odadaki çocukların hepsi uykuda.All of the boys are asleep in the next room.
Tom'un nehrin yanındaki otelde bir odası var.Tom has a room at the hotel near the river.
Tom gitarını çalarken ateşin yanında oturdu.Tom sat near the fire, playing his guitar.
Tom bavulunu Mary'nin yanına koydu.Tom put his suitcase down next to Mary's.
Tom yanlışlıkla içkisini devirdi.Tom accidentally knocked over his drink.
Bana ihtiyacın olursa yan odada olacağım.I'll be in the next room if you need me.
Tom Mary'nin yanında yerde oturdu.Tom sat down on the floor next to Mary.
Tom kanepede Mary'nin yanına oturdu.Tom sat down next to Mary on the couch.
Tom ve Mary yan yana oturuyordu.Tom and Mary were sitting side by side.
Tom Mary'nin yanındaki kanepede oturdu.Tom sat down on the couch beside Mary.
Tom şemsiyesini yanında götürmedi.Tom didn't take his umbrella with him.
Tom şemsiyesini yanına almadı.Tom didn't take his umbrella with him.
Bunun sadece bir yanlış anlama olduğundan eminim.I'm sure it's just a misunderstanding.
Tom bagaj kapağı üzerinde Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary on the tailgate.
O soruyu yanıtlayabilirdin.You could've answered that question.
Tom yanlış anlamaya güldü.Tom laughed at the misunderstanding.
Tom neredeyse yanlış düğmeye basıyordu.Tom almost pushed the wrong button.
Sen yanlış olduğunu asla itiraf etmedin.You never admitted you were wrong.
Tom köpeğinin yanına çömeldi.Tom squatted down next to his dog.
Tom Mary'nin yanındaki çimenlerin üzerinde oturdu.Tom sat on the grass next to Mary.
Tom kanepede Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary on the couch.
Tom piyanoda Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next to Mary at the piano.
Tom kızının yanına oturdu.Tom sat down next to his daughter.
Burada çok yanlış bir şey var.There's something very wrong here.
Yanlış soru soruyorsun.You're asking the wrong question.