yalnız ile cümle
yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, senin yalnız olduğunu söylüyor.Tom says that you're lonely.
Tom, Mary'yi evde yalnız bıraktı.Tom left Mary home alone.
Tom pazartesi gecesi yalnızdı.Tom was alone on Monday night.
Tom odasında yalnız.Tom is alone in his room.
Tom kendini yalnız hissettiğini söyledi.Tom said he felt lonely.
Tom sinemaya yalnız gitti.Tom went to the movies alone.
Tom ve ben adada yalnızdık.Tom and I were alone on the island.
Tom, Mary ve John'u yalnız bıraktı.Tom left Mary and John alone.
Tom bırakırsa ben yalnız olacağım.I'll be lonely if Tom leaves.
Onu yapmak isteyen Tom ve ben yalnızca biz vardık.Tom and I were the only ones who wanted to do that.
Bu kadar yalnız olacağımı düşünmedim.I didn't think I'd be so lonely.
Tom ve Mary birlikte yalnızdılar.Tom and Mary were alone together.
Onu genelde yalnız yapmam.I don't usually do that alone.
Onu neredeyse her zaman yalnız yapıyorum.I almost always do that alone.
Onu genellikle yalnız başıma yapmam.I don't often do that alone.
Tom tamamen yalnız olduğunu söyledi.Tom said he was all alone.
Onu yalnız başıma yapacağım.I'm going to do that alone.
Tom odasında yalnız, bir kitap okuyor.Tom is alone in his room, reading a book.
Sensiz yalnız olacağım.I'll be lonely without you.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı yalnız başına çıkmamasını söyledim.I told Tom he shouldn't go out after dark by himself.
Onu bazen yalnız yaparım.I sometimes do that alone.
Onu genellikle yalnız yaparım.I usually do that alone.
Kendimi barda yalnız hissettim.I felt alone in the bar.
Onu nadiren yalnız yaparım.I seldom do that alone.
Ben bunu asla yalnız yapmam.I never do that alone.
Çok yalnız hissettim.I felt very isolated.
Yalnız hissettim.I felt alone.
Tom ve Mary'nin ikisinin yalnız olduklarından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary are both lonely.
Tom ve Mary'nin yalnız olduğunu düşünüyorum.I suspect that Tom and Mary are alone.
Onu o kuru incir torbasıyla yalnız bırakma.Don't leave him alone with that bag of dried figs.
Yalnız olmak güzel.It's nice to be alone.
Onlar yalnız olmaktan hoşlanırlar.They like to be alone.
Yalnızca bir çizik.It's just a scratch.
Tom dün gece barda yalnızdı.Tom was alone last night at the bar.
Mary iki çocuğuyla yalnız yaşıyor.Mary lives alone with her two children.
Neden ona yalnızca kendin sormuyorsun?Why don't you just ask him yourself?
Tek istediğim yalnız bırakılmak.All I want is to be left alone.
Sami'nin karısı çocuğunu yalnız başına büyütmek için ayrıldı.Sami's wife was left to raise her child alone.
Tom'un yalnızca bir şapkası var.Tom only has one hat.
Sami yalnızca altı gün sonra vefat etti.Sami passed away just six days later.
Gelemezsen yalnız yemek yiyeceğim.If you cannot come, I'll eat alone.
Sami gerçekten yalnızdı.Sami was truly alone.
Sami polisten onu yalnız bırakmasını istedi.Sami asked the police to leave him alone.
Tom çok yalnızdı.Tom was very lonely.
Onu yalnız yapmam gerekmiyor.I'm not supposed to do that alone.
Sami yalnız davrandı.Sami acted alone.
Sami yalnız hareket ediyordu.Sami acted alone.
Sami dışarı yalnız çıkmaktan hoşlanıyordu.Sami liked to go out alone.
Sami yalnız yaşıyor.Sami lives alone.
Sami yalnız seyahat ediyordu.Sami traveled alone.
Sami o odada genellikle yalnız uyudu.Sami often slept alone in that room.
Sami çocuklarını evde yalnız buldu.Sami found his kids in the house alone.
Bizi burada yalnız bırakma.Don't leave us alone here.
Onu her zaman yalnız yaparım.I always do that alone.
Sami yalnızca 26 yaşındayken doktorasını aldı.Sami received his PhD when he was only 26 years old.
Sami, Leyla'yı yalnız bırakmaz.Sami won't leave Layla alone.
Sami asla yalnız yürümedi.Sami never walked alone.
Sami yalnız olmadığını hissediyordu.Sami sensed he wasn't alone.
Sami asla kızını yalnız bırakmaz.Sami would never leave his daughter alone.
Sami yalnızlık kalesine saklandı.Sami hid in his fortress of solitude.
İlgili Sayfalar