yalanları ile cümle
yalanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Senin yalanların beni üzüyor.Your lies pain me.
Onların bütün yalanlarından bıktım.I'm fed up with all their lies.
Tom Mary hakkında yalanları yaymakla suçluydu.Tom was guilty of spreading lies about Mary.
Ona onun yalanlarından bıktığımı söyle.Tell her that I am fed up of her lies.
Yalanlarından herhangi birini duymak istemiyorum.I don't want to hear any of your lies.
Kadınlar yalanları, erkekler yalan söylemeyi sever.Women love lies, men love lying.
Biz yalanlarından bıktık.We're sick of your lies.
Yalanlarından usandım.I've had enough of your lies!
Tom yalanları küçümsüyor.Tom despises lies.
Yalanlarını yeterince dinledim.I've had enough of your lying.
Bir süre sonra, o kendi yalanlarına inanmaya başladı.After a while, she began to believe her own lies.
Bir süre sonra, Tom kendi yalanlarına inanmaya başladı.After a while, Tom started to believe his own lies.
Polis, Leyla'nın yalanlarını ortaya çıkardı.Police confronted Layla with her lies.
Sami'nin yalanları daha büyük ve daha saçma.Sami's lies got bigger and more outlandish.
Yalanların yetti!Enough of your lies!
Yalanların yeter!Enough of your lies!
Nihâyet, onların yalanlarına aldanarak hristiyan oldu.”Therefore it denies their true divinity."
Nakarat kısmı "Yalanların çoğu, bir gün gelir geçer.Many of them are bedridden because they have to lay down most of the day.
Altın Palmiye, Seks Yalanları ile Steven Soderbergh'e verildi.The Palme d'Or went to the Sex, Lies, and Videotape by Steven Soderbergh.
Neden tüm bu yalanları duyamıyorlar?Why can't they hear the lies?
Eskiden ve sonradan söylenmiş yalanların tümüydü.It was all the lies that got told before and after.
‹‹Kralı kötülükleriyle, Önderleri yalanlarıyla sevindiriyorlar.They make the king glad with their wickedness, and the princes with their lies.
İşte onların yalanları ve uydurmaları budur.It was all a lie what they had contrived!
Bu (yalancı ilahlar ve onlara yükledikleri), onların yalanları ve uydurduklarıdır.It was all a lie what they had contrived!
Bu, onların yalanları, uydurup durduklarıydı.It was all a lie what they had contrived!
İşte bu onların yalanları ve uydurup durdukları iftiralarıdır.It was all a lie what they had contrived!
Yalanları yüzünden acı bir azabı hakkederler.For them is suffering for they lie.
Artık kim yalanları ALLAH'a yakıştırırsa, işte zalimler onlardır.And anyone who fabricates lies about God even after this, is wicked indeed.
İşte onların yalanları ve uydurmaları böyledir.It was all a lie what they had contrived!
Hayır, (tanrıları), onlardan kaybolup gittiler. İşte onların yalanları ve uydurmaları budur.In fact the disbelievers lost them; and this is just their slander and fabrication.
Tam aksine, onlardan uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanları, uydurup durduklarıydı.In fact the disbelievers lost them; and this is just their slander and fabrication.
Aksine, onları terkettiler. İşte onların yalanları ve uydurmaları böyledir.In fact the disbelievers lost them; and this is just their slander and fabrication.
Gömleğini de kana bulayıp yalanlarını ispat için getirmişlerdi.And they brought his shirt with false blood.
Altın Palmiye, Seks Yalanları ile Steven Soderbergh'e verildi. [1] [2] [3] [4]The Palme d'Or went to the Sex, Lies, and Videotape by Steven Soderbergh.[4][5][6][7]
Hakkımda söyledikleri yalanların yarısı doğru bile değil!Half the lies they tell about me aren't even true!
Sokrates Platon'un Cumhuriyeti'nde Kutsal yalanların kullanımını haklı çıkarmıştır. [1]Socrates (depicted in this bust) justified the use of noble lies in Plato's Republic.[1]
Martin Luther'in Yahudiler ve Yalanları Üzerine kitabının başlık sayfası.Title page of Martin Luther's On the Jews and Their Lies.
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.Wenn Lügner Lügner Lügner nennen, lügen Lügen Lügen.
Ren'in yalanlarını ortaya çıkarır.Er wird von Rene durchschaut.
Nakarat kısmı "Yalanların çoğu, bir gün gelir geçer.Eintrag: Most living generations (ever).
Fakat söylediği yalanların içinden çıkamaz.Puis-je taire leurs mensonges ?
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.Pour les articles homonymes, voir Lies.
Zaman zaman sadıçların yalanlarına alet olur.Il est très fréquent de voir des mendiants jouer de cet instrument.
Git o yalanları başkasına anlat.Vete a contarle esas mentiras a otro.
Televizyonda hep aynı aptallıkları ve yalanları görmekten sıkıldım.Estoy aburrido de ver siempre las mismas estupideces y mentiras en la televisión.
Bunlar, "Pravda yalanları, palavraları" diye anılırdı..Luego se lo leyeron: Difamaciones y mentiras.
Bunlar, "Pravda yalanları, palavraları" diye anılırdı..Я говорю: «Это сплошное враньё, ложь».
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.والصراحة تكشف الكذب.
2003'te Gece Yalanları çıktı.فيلم أكاذيب حقيقية عام 1994.
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.As Pseudea (Ψεύδεα), as mentiras.
2003'te Gece Yalanları çıktı.2003 Drentse streekwoorden uitg.
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.Mimiczne wskazówki kłamstwa.
Nakarat kısmı "Yalanların çoğu, bir gün gelir geçer.De flesta woredas tillhör någon zon (kilil).
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.Всі декоративні породи брехливості.
2003'te Gece Yalanları çıktı.Noční linky byly zrušeny v roce 2003.
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.Curiosity Descoperă minciuna!
Biz yalanlarından bıktık.Ne-am săturat de minciunile tale.
2003'te Gece Yalanları çıktı.2003-ban kiújultak a harcok.
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.Uutisissa valheita, valheista uutisia.
Sürprizler sürprizleri, yalanlar yalanları doğuracaktır.Ceritanya cenderung mengagung-agungkan pembohongnya.
İlgili Sayfalar