yaklaşmaya ile cümle

yaklaşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Und mir wurde klar, dass ich da näher herankommen musste, als nur erfundene Flugzeuge zu malen.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Và tôi quyết định là mình phải tiến gần hơn là chỉ vẽ những chiếc máy bay theo trí tưởng tượng.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Zdecydowałem się pójść dalej niż byłem rysując wymyślone samoloty.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.И реших, че трябва да се приближа повече от това само да рисувам измислени самолети.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Я решил, что должен делать нечто большее, чем просто рисовать выдуманные самолёты.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.והחלטתי שעלי להתקרב יותר מאשר סתם לצייר מטוסים דימיוניים.
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.وقررت الاقتراب اكثر من مجرد رسم طائرات خيالية
Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.満足できなくなったのです 実際に設計したくなりました
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Beh, il mio è un approccio diverso.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Bem, eu estou a tentar fazer uma abordagem diferente.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Bien, trato de adoptar un enfoque diferente.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Én másképpen próbálom megközelíteni a dolgokat.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Ik probeer een andere aanpak.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Încerc să am o abordare diferită.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Jag försöker i alla fall att tackla det på ett annat sätt.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Jeg prøver at have en anderledes tilgang til det.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.J'essaye une approche différente.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.전 좀 다른 접근을 해봅니다.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Nun, ich versuche es mit einem anderen Ansatz.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Saya akan mengambil pendekatan yang berbeda.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Staram się podejśc do tego inaczej.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Takže se k tomu snažím přistupovat jinak.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Tôi đang thử một cách tiếp cận mới.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Λοιπόν, εγώ προσπαθώ να πάρω μία διαφορετική προσέγγιση.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Опитвам се да предприема различен подход.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Я дещо змінила до цього підхід.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.Я изменила к этому подход.
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.אז אני מנסה גישה שונה,
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.حسنًا أنا أحاول أخذ منحنى آخر
Ben farklı bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum.私が美術館でやることは2つです
Benimkine işledi. Ben de yalnızca hayali uçaklar çizmekten daha fazla yaklaşmaya karar verdim.Εμένα με κατέκτησε και αποφάσισα να πλησιάσω περισσότερο από το να σχεδιάζω φανταστικά αεροπλάνα.
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.Engkau dibangun atas dasar keadilan, dijauhkan dari kengerian dan penindasan
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.i Retfærd skal du grundfæstes. Vær tryg for Vold, du har intet at frygte, for Rædsler, de kommer dig ikke nær!
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.너는 의로 설 것이며 학대가 네게서 멀어질 것인즉 네가 두려워 아니할 것이며 공포 그것도 너를 가까이 못할 것이라
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.בצדקה תכונני רחקי מעשק כי לא תיראי וממחתה כי לא תקרב אליך׃
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.بالبر تثبتين بعيدة عن الظلم فلا تخافين وعن الارتعاب فلا يدنو منك.
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因 公 義 得 堅 立 . 必 遠 離 欺 壓 、 不 至 害 怕 . 你 必 遠 離 驚 嚇 、 驚 嚇 必 不 臨 近 你
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因公 義 得 堅立 . 必遠離 欺壓 、 不至 害怕 . 你 必遠離驚嚇 、 驚嚇 必 不 臨 近 你
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Aäron en de andere Israëlieten zagen de straling en durfden niet bij hem in de buurt te komen.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Harun dan seluruh rakyat melihat bahwa Musa bercahaya mukanya, dan mereka takut mendekatinya
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Ja kun Aaron ja kaikki israelilaiset näkivät Mooseksen kasvojen ihon säteilevän, pelkäsivät he lähestyä häntä.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.아론과 온 이스라엘 자손이 모세를 볼 때에 모세의 얼굴 꺼풀에 광채 남을 보고 그에게 가까이 하기를 두려워하더니
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Men Aron og alle Israeliterne så Moses, og se, hans Ansigts Hud strålede, og de turde ikke komme ham nær.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng rực, sợ không dám lại gần.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng_rực , sợ không dám lại gần .
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Och när Aron och alla Israels barn sågo huru Moses ansiktes hy strålade, fruktade de för att komma honom nära.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Og Aron og alle Israels barn så at huden på Moses' ansikt skinte; og de fryktet for å komme nær til ham.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.И увидел Моисея Аарон и все сыны Израилевы, и вот, лице его сияет, и боялись подойти к нему.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.וירא אהרן וכל בני ישראל את משה והנה קרן עור פניו וייראו מגשת אליו׃
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.فنظر هرون وجميع بني اسرائيل موسى واذا جلد وجهه يلمع. فخافوا ان يقتربوا اليه.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞 倫 和 以 色 列 眾 人 看 見 摩 西 的 面 皮 發 光 、 就 怕 挨 近 他
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞倫 和 以色列 眾人 看 見 摩西 的 面皮 發光 、 就 怕 挨近 他
Hayatımda bir tabancaya yaklaşmaya niyetim yok.K zbrani se v životě nehodlám přiblížit.
Hayatımda bir tabancaya yaklaşmaya niyetim yok.Mais je n'ai pas l'intention de m'approcher d'une arme à feu de toute ma vie.
Hayatımda bir tabancaya yaklaşmaya niyetim yok.Ma non ho intenzione di avvicinarmi ad un'arma in vita mia.
Hayatımda bir tabancaya yaklaşmaya niyetim yok.Mas eu não tenho nenhuma intenção de chegar perto de uma arma na minha vida.
Hayatımda bir tabancaya yaklaşmaya niyetim yok.Pero no tengo intención de acercarme a un arma en mi vida.
Hayatımda bir tabancaya yaklaşmaya niyetim yok.Αλλά δεν έχω καμία πρόθεση να πλησιάσω ένα όπλο στη ζωή μου.
Hayatımda bir tabancaya yaklaşmaya niyetim yok.كلا!
‹‹ ‹Hiçbiriniz cinsel ilişkide bulunmak için yakın akrabasına yaklaşmayacak. RAB benim.Älköön kukaan teistä ryhtykö veriheimolaiseensa paljastaakseen hänen häpyänsä. Minä olen Herra.

İlgili Sayfalar