yakalı ile cümle

yakalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Beyaz yakalı işçiler birçok güçlüklerle karşı karşıya.White-collar workers face many difficulties.
Sert yakalı bir gömleğe ihtiyacım var.I need a shirt with a stiff collar.
Tom Boston'a bir sonraki uçuşu tekrar yakalıyor olacak.Tom will be catching the next flight back to Boston.
Seni kötü bir zamanda mı yakalıyorum?Am I catching you at a bad time?
Tom kalkık yakalı pembe bir polo gömlek giydi.Tom wore a pink polo shirt with a popped collar.
Birkaç mum yakalım.Let's light some candles.
Ateş yakalım.Let's build a fire.
Babası neredeyse onun erkek arkadaşıyla seks yaptığını yakalıyordu.Her father nearly caught her having sex with her boyfriend.
Hadi bir şenlik ateşi yakalım!Let's build a bonfire!
Sami, mavi yakalı bir banliyöde büyüdü.Sami grew up in a blue-collar suburb.
Sami'nin beyaz yakalı bir işi vardı.Sami had a white-collar job.
Tom beyaz yakalı bir işte çalışıyor.Tom has a white-collar job.
Tom mavi yakalı bir işte çalışıyor.Tom has a blue-collar job.
Gant şirketi, düğmeli yakalı gömlekleri kitle piyasasına sunan şirket olarak bilinmektedir.GANT is recognized as the brand that brought button-down shirts to the mass-market.
Tarihsel bir çizgi yakalıyorum.An Historical Outline.
Bokstan çekildikten sonra beyaz yakalı boks antrenörü oldu.After retiring from boxing he became a trainer in white-collar boxing.
MacFarlane, ailenin mavi yakalı işçisi ve reisi Peter Griffin'i seslendirdi.MacFarlane voiced Peter Griffin, a blue-collar worker and the patriarch of the Griffin family.
Şimdi, insanlar yakalıyor.Now, humans are catching up.
Babaannemin başı açık, kısa saçlı, açık yakalı bir elbisesi var.My grandmother, she is not covered, she has short hair, she has an open neck dress.
Bu, tamamen mavi yakalılardan oluşan bir yat kulübünün hikayesi.This is a story on the yacht club that's all basically blue collar.
Tavşan yakalamaya ayırdığımız zaman azalınca 2 tavşan yakalıyoruz fakat 240 dut toplayabiliyoruz.So let's say scenario D.
Dönüp ona doğru paltosunu yakalı, oturdu.He turned and sat down, with his coat- collar toward her.
Sonra arabacı yakalı bir şey.Then the cabman collared something.
Birlikte çalıştığımız kadınların kişilik ve karakterlerini yakalıyoruz.We really catch the personality and character of women we are working on.
Zaten günde bir tavşan yakalıyorum.I'm already on average eating one rabbit or finding one rabbit a day.
Parmakları seyahatine eşlik eden yastığını yakalıyor.His fingers find the pillowcase's sailing masts.
Şili yakalıyor!Chile's catching up!
Genelde yüz temizleme olayından bahsettiğim zaman, yakalıyorlar.The mucus and hairs both help to catch the germs by acting like a filter.
Orta gelirli ülkeler, gelişmekte olan ekonomiler, diğerlerini yakalıyorlar.The middle income countries, the emerging economy, they are catching up.
Şimdi endişeleniyor ve gidip yakalıyor.Now he's getting nervous, so he's going to go catch it.
İşte geliyorlar ve ipi yakalıyorlar. Oyuncağı etrafta sürüklüyorlar.Here they come, and then they're going to pick up the rope and drag it around as a toy.
Mikropların yaptığı budur; sudaki metalleri yakalıyorlar.That's what microbes do; they chelate metals out of water.
Tren onu yaklaşık olarak burada bir yerde yakalıyor.And let's see, it says that she was overtaken by the train 6 kilometers from the crossing.
"Bizi yakalıyorlar ve çalılara götürüyorlar..."They will catch us then they will take us there in the bush
Ama tahmin edebileceğiniz gibi, yoluna çıkan diğer şeyleri de yakalıyor.But as you can imagine, it's catching everything else in its path as well.
Çok fazla balık yakalıyorlar.They catch a lot of fish.
Yakalış 26 derece.So, it's about 26 degrees.
Başabaş noktasını güç bela yakalıyordum.I was kind of break-even.
Ah! Kireçleri yakalım.Burning this arthritis!
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediAnd he grabs my arm and the translator's, and ducks us under a bush and says, "Watch this."
Bu hikaye benim için mükemmel bir şekilde son öğrendiğim o dersi yakalıyor:That story perfectly captures for me the final lesson that I learned:
Buradan Jacques Tati'yi alıyoruz ve mavi arkadaşı yakalıyoruz ve onu da masaya taşıyorum.We'll go over to Jacques Tati here and grab our blue friend and put him down on the table as well.
Lady Malvern yakalı konuşma.Lady Malvern collared the conversation.
İş kayıplarını yeşil yakalılarla çözebiliriz.And these job losses, we can fix them with green-collar jobs.
Üslü ifadelerin sonsuz toplamını yazdığımızda, güzel bir ritim yakalıyoruz. -But when you write it to an exponent power as an infinite sum, it kind of has a nice rhythm to it.
Bir çete üyesinin sözleri bunu çok iyi yakalıyor.And the words of a gang member capture it quite nicely, he says:
Mumları getir de yılbaşındaymış gibi yakalım.Get the candles and we'll pretend it's Christmas
Ama belki günde 6 tavşan yakalıyabilir. Yani bunun gibi görünebilir.So it might look something like that.
Dışarının bir parçası olan ... ... ve daf-2 alıcısı gelip hormonu yakalıyor.Part of it's on the outside, and it's catching the hormone as it comes by in green.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Ordinary people: barbers, clerks, white-collar people.
Ve hatta gerçekten yakalıyor da.And they were catching up indeed.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.It flips its body 180 degrees and it swings its leg between the two legs and catches the fall.
(Bir kavmi) yakaladığınız zaman da zorbalar gibi yakalıyorsunuz.And whenever you apply force become tyrannical.
"Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"And whenever you apply force become tyrannical.
"Yakaladığınız vakit zorbaca yakalıyorsunuz?"And whenever you apply force become tyrannical.
Yakaladığınız zaman, zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?And whenever you apply force become tyrannical.
"Yakaladığınız vakit acımasız yakalıyorsunuz."And whenever you apply force become tyrannical.
Borisov, "Biz polis olarak yakalıyoruz, onlar serbest bırakıyor." derdi."We [police] catch them and they set them free," he used to say.
Ama havayı yakalıyor ve kesinlikle yeni bir hava," dedi.[2]But it’s catchy and accessible. I think it’s refreshing."[2]
İlk yakalı gömlek 1929'da tanıtıldı.The first collar-attached shirt was introduced in 1929.

İlgili Sayfalar