yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kahve o kadar sıcaktı ki neredeyse dilimi yakıyordum.The coffee was so hot that I nearly burned my tongue.
Koji eve giderken sağanağa yakalandı.Koji was caught in a shower on his way home.
Noel çok yaklaştığı için biraz alışveriş yapmalıyım.With Christmas just around the corner, I should do some shopping.
Noel yakın, değil mi?Christmas is near at hand, isn't it?
Noel çok yakında.Christmas is just around the corner.
Noel yakında.Christmas is near at hand.
Noelin yaklaşması nedeniyle iş biraz gelişme kaydetti.With the approach of Christmas, business improved somewhat.
Noel hızla yaklaşıyor.Christmas is fast approaching.
Hava bulutlanıyor. Yakında yağmur yağabilir.It's getting cloudy. It may rain soon.
Yakalamaç oynamayın.Don't play catch.
Yakalamaç oynayalım.Let's play catch.
Ciddi bir hastalığa yakalanabilirsiniz.You may get a serious disease.
Dün üç balık yakaladım.I caught three fish yesterday.
Onun yakında ortaya çıkacağından eminim.I'm sure she will turn up soon.
Kaliforniya yaklaşık Japonya kadar büyüktür.California is about as large as Japan.
Yakın zamana kadar, ihtiyacımız olan şeylerin çoğu elle yapıldı.Until quite recently, most of the things we needed were made by hand.
Kanada'nın nüfusu yaklaşık 26 milyondur.The population of Canada is about 26 million.
Yakında katalog almak için sabırsızlanıyorum.We look forward to receiving the catalog soon.
Benzin yakıt için kullanılır.Gasoline is used for fuel.
Annenin yakında iyileşeceğini umuyorum.I hope that your mother gets well soon.
Umarım annen yakında yeniden sağlığına kavuşacaktır.I hope your mother will regain her health soon.
Keçi yavrusunun altına bir ateş yakmalısın.You should build a fire under the kid.
Oğlağın altına bir ateş yakmalısın.You should build a fire under the kid.
Yüzünü görebilmem için yakına gel.Come nearer so that I can see your face.
Hollandaca Almanca ile yakından ilgilidir.Dutch is closely related to German.
Yaklaşık değerleri nedir?What's their approximate worth?
Amcam okulun yakınında yaşıyor.My uncle lives near the school.
Dayım okulun yakınında yaşıyor.My uncle lives near the school.
Amcamın, istasyonun yakınında bir çiçekçi dükkânı var.My uncle has a flower shop near the station.
Emi'nin yakında ortaya çıkacağını umuyorum. Onu beklemekten usandım.I hope that Emi will appear soon. I'm tired of waiting for her.
O iyi bir yaklaşım.That's a good approach.
Ben gribe yakalandım.I caught the flu.
İlk kuzenler evlilik için çok yakındırlar.First cousins are too close for marriage.
Kuzenim evimize yakın bir dükkânda çalışıyor.My cousin works in a shop near our home.
Ne kadar yakında alışverişe gidiyorsun?How soon are you going shopping?
Yakın gelecekte bir ara görüşelim.Let's meet sometime in the near future.
En yakın postaneye nasıl gidebilirim?How can I get to the nearest post office?
İtalya'nın nüfûsu, Japonya'nınkinin yaklaşık yarısı kadardır.The population of Italy is about half as large as that of Japan.
Sandalyeyi sıraya yaklaştırın.Move the chair nearer to the desk.
Amerikalılar çok cana yakın insanlardır.Americans are very friendly people.
Yaklaşık beş saatte uçarak Amerika'yı geçebilirsin.You can fly across America in about five hours.
Bir ağ ile ağustos böceklerini yakaladık.We captured cicadas with a net.
Bir sağanağa yakalanmadan önce uzaklaşmamıştık.We had not gone far before we were caught in a shower.
Duşta yakalandığım zaman çok ileri gitmemiştim.I had not gone very far when I was caught in a shower.
Bu aktör hem yakışıklı hem de yetenekli.That actor is both handsome and skillful.
Onlar çok yakın.They are too close.
O kırmızı elbise ona yakışıyor.That red dress becomes her.
Onun evi metroya yakındır.His house is near the subway.
Başkana yaklaşmak zordur.The president is difficult to approach.
O yakında oyuncaklarla oynuyor olacak.He will soon be past playing with toys.
O dağ yaklaşık üç bin metre yüksekliğindedir.That mountain is about three thousand meters high.
O köpeği yanıma yaklaştırma!Don't let that dog come near me!
Ben o treni yakalamak zorundayım.I have to catch that train.
Şu yakışıklı erkek çocuğuna bak.Look at that good-looking boy.
Grup, yaklaşmakta olan parti hakkında konuşmak için bir boğa oturumu planlıyordu.The group was planning a bull session to talk about the upcoming party.
Gürültülere yakında alışacaksın.You will soon get accustomed to the noises.
Onun yaklaşık iki yıl önce vefat ettiğini bilmiyor muydun?Didn't you know that he passed away about two years ago?
Onun yaklaşık iki yıl önce vefat ettiğini bilmiyor muydunuz?Didn't you know that he passed away about two years ago?
Yakında sağda sürmeye alışacaksın.You'll soon get used to driving on the right.
Sadece yaklaşık 15 dakika boyunca iş başındaydınız.You've only been on the job for about 15 minutes.

İlgili Sayfalar