yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne yazık ki, prensler yakışıklı olma eğiliminde değildirler.Unfortunately, princes don't tend to be handsome.
O yaklaşık bir yıl önce İngiltere'ye gitti.She went to England about a year ago.
En yakın otobüs durağı nerede?Where is the nearest bus stop?
Yakışıklı bir adam, cehenneme gitmek için iyi bir nedendir.A handsome man is a good reason to go to hell.
Yakında gelecek.He'll come soon.
Yaklaşık ikide geldi.He came at about two o'clock.
O benim yakın bir arkadaşım.He's a close friend of mine.
Tom ve Mary, yalnızca Almanca konuşurlarsa polisin onları yakalayamayacağını düşündüler.Tom and Mary thought that the police would never catch them if they spoke only German.
Bu hangi ülkeye yakın?What country is it close to?
Yakında gün batımı olacak.It'll soon be sunset.
Neden hayata böyle olumsuz bir yaklaşımın var?Why do you have such a negative approach to life?
Onlar yakında ayrılmaz oldular.They soon became inseparable.
Tom genellikle okul için yaklaşık 7.30'da yola çıkar.Tom usually leaves for school at about 7:30.
Alofi, Niue'nin başkentidir ve nüfusu yaklaşık 580 kişidir.Alofi is the capital of Niue, and its population is about 580 people.
Estonya'nın nüfusu yaklaşık 1,3 milyon kişidir.Estonia's population is about 1.3 million people.
İtalya'da doğdum, bu nedenle çok yakışıklıyım.I was born in Italy, therefore I am very handsome.
Galyalılar, Germen boylarına yakındır.The Gauls are close to the Germanic tribes.
Yaklaşık akşam 11.30'da yatmaya giderim.I go to bed around 11:30 p.m.
O yakışıklı bir adamdı.He was a handsome man.
O yakında bir baba olacak.He is soon to be a father.
O, yakında baba olacak.He will soon become a father.
Yaklaşık üç yıl Boston'da yaşadım.I lived in Boston for about three years.
Yakında çok zengin olacağım.Soon I will be very rich.
Tom yakında sana katılacak.Tom will be joining you shortly.
Onlar soyguncuları suçüstü yakaladılar.They caught the robbers red-handed.
O, hızla yeniden yakalandı.He was quickly recaptured.
Sen önden git, Tom. Yakında yakalarım.You go ahead, Tom. I'll catch up soon.
Tren istasyonunun yakınında ayçiçeği tarlası var.There is a sunflower field near the train station.
Ben böyle yakınlığa izin vermezdim.I wouldn't permit such familiarity.
Çiçeği ceketinin yakasına tuttur.Pin the flower on your lapel.
Tom şömine rafından çerçeveli resmi aldı ve ona daha yakından baktı.Tom took the framed photo off the mantelpiece and took a closer look at it.
Tom'u yiyeceğimizi çalmaya çalışırken yakaladık.We caught Tom trying to steal our food.
Tom çalıntı bir arabayı sürerken yakalandı.Tom was caught driving a stolen car.
Tom'un hiç yakın arkadaşı yok.Tom doesn't have any close friends.
Tom genellikle öğleye yakın uyanır.Tom usually wakes up about noon.
Tom'un ölüme yakın bir deneyimi oldu.Tom had a near-death experience.
Tom ölüme yakın bir deneyim yaşadı.Tom had a near-death experience.
Keşke daha fazla yakın arkadaşlarım olsa.I wish I had more close friends.
Biz sınıra yakın hiçbir yerde değiliz.We're nowhere near the border.
Tom yakalanmak istemedi.Tom didn't want get caught.
Tom'un ailesi sık sık ayın sonuna yakın yiyeceklerini tüketir.Tom's family often runs out of food near the end of the month.
Bu kitabı çevirmen yaklaşık ne kadar sürdü?About how long did it take you to translate this book?
Güneş yakında batacak.The sun will soon set.
Onun yakışıklı olduğunu düşünüyor musun?Do you think he's handsome?
Yaklaşık bir saat içinde onun otelinin önünde Tom'la buluşman gerekiyor.You're supposed to meet Tom in front of his hotel in about an hour.
Yakın zamana kadar o odada ne olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu.I had no idea what was in that room until recently.
Tom'un yakışıklı olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is handsome?
Bu sabahtan beri boğazımda bir gıcık var. Gerçekten soğuk algınlığına mı yakalandım.I've had a tickle in my throat since this morning. Have I really caught a cold?
Bulgarca Rusçaya yakındır.Bulgarian is close to Russian.
Sıcaklık yaklaşık sıfırın altında 50 derece.The temperature is virtually fifty degrees below zero.
Bu araba çok yakıt tüketir.This car consumes a lot of fuel.
Yakında Portekizce konuşuyor olacaksın.Soon you will be speaking Portuguese.
Aradığın adres belediye binasına çok yakın.The address you're looking for is very near the city hall.
Onun yakışıklı olduğunu düşünüyorum.I think he's handsome.
Maria yaklaşık yüz yaşındaydı.Maria was about a hundred years old.
Emily ve Melanie yakın arkadaşlardır.Emily and Melanie are close friends.
Emily and Melanie yakın arkadaştır.Emily and Melanie are close friends.
O seni yakalayacak.He will catch you.
Mary seni yakalayacak.Mary will catch you.
Yakalayacağız seni.We will catch you.

İlgili Sayfalar