yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar yakında burada olacak.They'll be here soon enough.
Tom yakındaki bir bankta oturdu.Tom sat on a nearby bench.
Tom ve ben çok yakındık.Tom and I were very close.
Tom'un yakında buraya geleceğini umuyorum.I hope Tom gets here soon.
Neredeyse yakıtımız bitti.We're almost out of fuel.
Tom ve ben birbirimize yakındık.We were close, Tom and I.
Tom hazırlıksız yakalandı.Tom was caught off-guard.
Tom gardı kapalı yakalandı.Tom was caught off-guard.
Tom Mary'nin yaklaştığını gördü.Tom saw Mary approaching.
Tom uzun ve yakışıklıdır.Tom is tall and handsome.
Tom hala yakınıyor.Tom is still complaining.
Tom esmer ve yakışıklıdır.Tom is dark and handsome.
Tom ve Mary yakında oturuyorlar.Tom and Mary live nearby.
Tom ve Mary yakın büyüdüler.Tom and Mary grew closer.
Tom yakasını gevşetti.Tom loosened his collar.
Tom onu yakından inceledi.Tom examined it closely.
Tom lambayı yaktı.Tom turned on the lamp.
Tom bir şans daha yakaladı.Tom got another chance.
Tom üç mum yaktı.Tom lit three candles.
Tom sigarasını yaktı.Tom lit his cigarette.
Tom bir maytap yaktı.Tom lit a firecracker.
Tom Mary'ye yakın sarıldı.Tom hugged Mary close.
Tom Mary'nin gözünü yakaladı.Tom caught Mary's eye.
Tom'un yakında geleceğini umuyorum.I hope Tom comes soon.
Sen ve Tom yakın mısınız?Are you and Tom close?
Biz o kadar yakın değiliz.We're not that close.
Biz çok yakın olduk.We became very close.
Tom yakında dönebilir.Tom may be back soon.
Tom mumları yaktı.Tom lit the candles.
Tom bir sigara yaktı.Tom lit a cigarette.
Lambaları yak.Turn on the lights.
Tom beni yakalamayacak.Tom won't catch me.
Ona yakından bak.Look at it closely.
Karbüratör sorun değildi. Yeni bir yakıt pompasına ihtiyacın vardı.The carburetor wasn't the problem. You needed a new fuel pump.
Soruna başka bir bakış açısından yaklaşmaya karar verdim.I've decided to approach the problem from another perspective.
Soruna başka bir açıdan yaklaşmaya karar verdim.I've decided to approach the problem from another angle.
Soruna daha farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach the problem from a different angle.
Yakında sorunu düzelttirmeyi bekliyor musun?Are you expecting to have the problem fixed soon?
Sizin sorununuz, bütün köpeklerin cana yakın olduğunu düşünmenizdir.Your problem is you think all dogs are friendly.
Yakında, bu başka birinin sorunu olacak.Soon, this will be somebody else's problem.
Tom yakındaki bir kasabada tutuklandı.Tom was arrested in a nearby town.
Tom hâlâ köpeğinin ölümüne ağıt yakıyor.Tom is still lamenting the death of his dog.
Kenara yakın gitme.Don't go near the edge.
Tom nihayet yakalanmıştı.Tom was finally captured.
Ben iyi bir yakisoba ekmek yemek istiyorum.I want to eat a good yakisoba bread.
Katil asla yakalanmadı.The killer was never caught.
Çiçeklikten çiçek toplamaya gitmeyin yoksa yakalanacaksınız.Don't go picking the flowers in the flower bed, or else you'll be caught.
Yakında bahar olacak.It'll soon be spring.
Yaklaşık bir buçuk fincan pirinç pişirin.Cook about one and a half cup of rice.
Sana bakan gözleri ve yolunu gözleyen gönülleri ateş gibi yak.Burn the eyes that look at you and the hearts that are waiting for you!
Yöneticilerden bazısı onun şirketin başkanı olmasından yakındı.Some of the managers complained about him becoming the president of the company.
Onun şirketin başkanı olmasından yakınan bazı yöneticiler vardı.There were some managers who complained about him becoming the president of the company.
Tom'u asla korunaksız yakalayamazsın.You can never catch Tom off guard.
Tom bir göle yakın büyüdü fakat o iyi bir yüzücü değil.Tom grew up near a lake, but he isn't a good swimmer.
Daha şimdiden onların yaklaşık üç yüz tanesini sattılar.They've sold about three hundred of them already.
Buradan istasyona yaklaşık üç mildir.It's about three miles from here to the station.
Yakında senden haber almayı dört gözle bekliyoruz.We're looking forward to hearing from you soon.
Yaklaşık on dakika içinde Tom bizim için hazır olacak.Tom will be ready for us in about ten minutes.
Yakında seni görmeyi dört gözle bekliyoruz.We're looking forward to seeing you soon.
Yakında gürültüye alışacaksın.You'll soon get used to the noise.