yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Isırma ihtimaline karşın bir buldoğa yaklaşma.Don't come near the bulldog in case it bites.
Yakında noel olacak.Soon it will be Christmas.
Yakında orada olacağım.I'll be there soon.
Sos çok sıcaktı, dilimi yaktı.The dip was so hot, it burned my tongue.
O ve ben yaklaşık aynı sayıda pula sahibiz.She and I have about the same number of stamps.
Onun evi metro istasyonuna yakın.His house is near the subway station.
Şu kişinin evi metroya yakındır.That person's house is near the subway.
Sen onun hikayelerini duyduğunda sen gerçekten onlara şüpheyle yaklaşmalısın.When you hear her stories you really must take them with a pinch of salt.
Onun bürosu tren istasyonuna yakınındır.His office is near the train station.
Geniş kütüphanenin yakınında yaşıyoruz.We live near the large library.
O yaklaşık olarak 2,000 kitaba sahiptir.She has about 2,000 books.
Patlamış mısır hazırlarken parmağımı yaktım.I burnt my fingers while I was preparing popcorn.
O yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.That old man caught a large fish.
Yolda bir trafik sıkışıklığına yakalandık.We were caught in a traffic jam on the way.
Biz sınıra yakın yaşıyoruz.We live near the border.
En yakın seyahat acentası nerede?Where is the closest travel agency?
Bir kitap ince ve diğeri kalın; kalın olan yaklaşık 200 sayfa.One book is thin and the other is thick; the thick one has about 200 pages.
İnsanlarla ilk kez tanıştığında, onlara ne kadar yakın durduğuna dikkat etmelisin.The first time you meet people, you should be careful about how near you stand to them.
Güneş sistemimize en yakın yıldız Proxima Centauri'dir.The nearest star to our solar system is Proxima Centauri.
O her türlü aracı kullanarak ona yaklaşmaya çalıştı.He tried to approach her using every possible means.
O, her olası aracı kullanarak ona yaklaşmaya çalıştı.He tried getting closer to her using every possible means.
O tüm yolları deneyerek ona yaklaşmaya çalıştı.He tried getting close to her using every means possible.
Evim istasyona yakındır.My home is close to the station.
Evim istasyonun yakınında yer almaktadır.My house is situated near the station.
Noel şimdi çok yakın.Christmas is so close now.
Noel artık çok yakın.Christmas is so close now.
Beni sevdiğini biliyorum, ama senin için bütün hissettiğim sadece yakınlıktır.I know you love me, but all I feel for you is just affection.
Ama ne yazık ki, bu çok yakında meydana gelmeyecektir.But unfortunately, this will not occur very soon.
Ama ne yazık ki, bu çok yakında olmayacak.But unfortunately, this will not happen very soon.
Yakında onunla buluşmaya gideceğim.I'll go meet her soon.
Yakında onları karşılamaya gideceğim.I'll go meet them soon.
Ölüm yaklaştığında, yapabileceğiniz bütün şey yavaş yavaş tırnaklarınızı çiğnemektir.When death approaches, all you can do is slowly chew your fingernails.
Yakında gidiyor olmalı mıyız?Shouldn't we be going soon?
Yaklaştım, böylece daha iyi duyabildim.I moved closer, so I could hear better.
Pire için yorgan yakma.Don't throw out the baby with the bath water.
Kurunun yanında yaşı da yakmamalısın.You shouldn't throw out the baby with the bath water.
Dünyanın sonu çok yakındır!The end of the world is very close!
Dünyanın sonu çok yakın!The end of the world is very near!
5.814'ün en yakın bine yuvarlaması nedir?What's 5,814 rounded to the nearest thousand?
Bakan kilit bir konuma yakın arkadaşlarından birini seçti.The minister elected one of his close friends to a key position.
Sevgililer Günü yakın ve ben ona ne vereceğimi hâlâ bilmiyorum.Valentine's Day is close, and I still don't know what to give to her.
Kate'in babası evin yakındır.Kate's father is near the house.
Zavallı kız. Dün gece beni yaklaşık on kez aradı.Poor girl. She called me about ten times last night.
Kendimi iyi hissetmiyorum. En yakın sağlık merkezi nerede?I don't feel fine. Where is the nearest medical center?
Arabanın arka koltuğunda bir kızı öperken yakaladı.He got caught kissing a girl in the back seat of the car.
Buraya yakın bir giyim mağazası var mı?Is there a clothing store near here?
Oh, seni bir yakalarsam!Oh, if I catch you!
Umarım yakında yine yağmur yağar!I hope it will rain soon!
Mary'nin en yakın arkadaşı bir Brezilya bikini ağdası aldı.Mary's best friend got a Brazilian bikini wax.
O yakındı.That was close.
Mary, sınıfından Tom adındaki yakışıklı bir oğlana aşık.Mary is in love with a handsome boy from her class named Tom.
Sanırım yakında oraya varacağız.I suppose we are to get there soon.
O cüzzamlı. Yanına yaklaşma.He's afflicted with leprosy. Don't go near him.
Biz onu suçüstü yakaladık.We caught him red-handed.
Birçok madenciler yakında madenin kapatılacağını düşünüyorlar.Many miners are afraid that the mine will be closed down soon.
Onu onarmak yaklaşık 2,000 yen'e mal olacak.It'll cost about 2,000 yen to repair it.
Onu tamir etmek yaklaşık 2,000 yene mal olacaktır.It'll cost about 2,000 yen to fix it.
Yaklaşık olarak misafirlerin gelme zamanı.It's about time for the guests to arrive.
Misafirler yakında geliyor olmalı.The guests should be arriving soon.
Yakında hava açacak gibi görünüyor.It looks like it's going to clear up soon.

İlgili Sayfalar