yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı öğrencilerin ev ödevi hakkında yakındıklarını duydum.I heard some students complain about the homework.
Eve giderken fırtınaya yakalandım.I got caught in a storm on my way home.
Okula yakın yaşadığımdan dolayı,öğle yemeği için eve geliyorum.Because I live near the school, I come home for lunch.
Okula yakın yaşadığım için öğle yemeği için eve gelirim.Living near the school, I come home for lunch.
Sabahleyin yaklaşık onda ayrılacağım.I'm going to leave about ten in the morning.
Şimdi yaklaşık babam kadar büyüğüm.I am about as big as my father now.
Bu öğleden sonra bir sağanağa yakalandım.I was caught in a shower this afternoon.
Son otobüsü yakalayamadım ve eve taksiyle geldim.I failed to catch the last bus, and came home by taxi.
Dün, okuldan eve dönerken sağanak yağmura yakalandım.Yesterday I was caught in a shower on my way home from school.
Dün beş balık yakaladım.I caught five fish yesterday.
Dün, parktaki yürüyüşten evime giderken bir sağanağa yakalandım.Yesterday I was caught in a shower on my way home from walking in the park.
Dün büyük bir balık yakaladım.I caught a big fish yesterday.
Dün soğuk algınlığına yakaladım.I caught a cold yesterday.
İlk treni yakalamalıyım.I must catch the first train.
Zar zor iki yakamı bir araya getirmeye çalışıyordum.I had a hard time making both ends meet.
Oğlumu kurabiye kavanozundan çalarken yakaladım.I caught my son stealing from a cookie jar.
Yaklaşık on yıl önce oğlumu kaybettim.I lost my son about a decade ago.
Yolda bir sağanağa yakalandım.I was caught in a shower on the way.
Japonya'ya geldiğimde köprüleri yaktım.When I came to Japan, I burned my bridges.
Kediyi boynundan yakaladım.I seized the cat by the neck.
Sıcak bit ütüde parmaklarımı yaktım.I burned my fingers on a hot iron.
Onun yakında gelmesini umuyorum.I expect him to come soon.
Onun yakında geleceğini sandım.I thought he would come soon.
Onu bahçede armutları çalarken yakaladım.I caught him stealing pears in the orchard.
Onun polis tarafından yakalandığını gördüm.I saw him caught by the police.
Onu kamerayı çalarken yakaladım.I caught him stealing the camera.
Onu gizlice kaçmaya çalışırken yakaladım.I caught him trying to sneak out.
Onu odadan dışarı çıkmaya çalışırken yakaladım.I caught him trying to go out of the room.
Onu odasından çıkmaya çalışırken yakaladık.We caught him trying to go out of his room.
Ona yakında dönüp dönmeyeceğini sordum.I asked him if he would return soon.
Ben onu kolundan yakaladım.I caught him by the arm.
Ben, ona en yakın arkadaşım gibi bakarım.I look on him as my best friend.
Çocukluktan beri onunla yakın bir ilişki yaşıyorum.I've been on close terms with her since childhood.
Onu yakalamak için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with her.
Ben son derece hızlı yürüdüğüm için son treni yakaladım.I caught the last train because I walked extremely quickly.
Güzel bir kelebek yakaladım.I caught a beautiful butterfly.
Genellikle yaklaşık saat 6:30 da kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Yarın yaklaşık olarak bu saatte TV izliyor olacağım.I will be watching TV about this time tomorrow.
Yarın yaklaşık bu zamanda Pasifik üzerinde uçuyor olacağım.I will be flying over the Pacific about this time tomorrow.
Ağda bir sazan yakaladım.I caught a carp in a net.
Ben yaklaşık bir mil yürüdüm.I walked about a mile.
Yanımda oturan bir adam tarafından yakından izlendiğimi fark ettim.I became aware of being closely observed by a man sitting next to me.
Treni yakalamak için koşabildiğim kadar hızlı koştum.I ran as fast as I could to catch the train.
Kaldığım otel istasyonun yakınındadır.The hotel which I am staying at is near the station.
Okulumuz istasyona yakındır.Our school is near the station.
İki dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.Our car ran out of gas after two minutes.
Bu köprünün yaklaşık üç mil ötesinde yaşıyoruz.We live about three miles above this bridge.
Yakında buradan ayrılıyoruz.We're leaving here soon.
Biz onun ölümüne ağıt yaktık.We lamented his death.
Kağıt kolayca yakar.Paper burns easily.
Sınav çok yaklaştı.The examination is close at hand.
Sınav giderek yaklaşıyor.The examination is drawing nearer.
Kaza pazar günü yaklaşık olarak saat üçte oldu.The accident happened on Sunday at about 3:00.
Öğrenciler yaklaşan geziye can atıyor.The pupils are looking forward to the upcoming excursion.
Son otobüsü yakalamak için yeterince zaman yoktu.Not enough time to catch the last bus.
Annesinin onu sigara içerken yakaladığı günü hâlâ unutamaz.He still remembers the day his mother found out he was smoking.
Annesinin onu sigara içerken yakaladığı günü hâlâ hatırlar.He still remembers the day his mother found out he was smoking.
Alçak gönüllülük genç bir kıza yakışıyor.Modesty is befitting to a young girl.
Arz ve talep arasında yakın ilişki vardır.There is close relationship between supply and demand.
Sanırım hafta sonu bir böcek yakaladım.I think I caught a bug over the weekend.

İlgili Sayfalar