yakınlar ile cümle
yakınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kendisi, yakınlardaki bir evin banyosuna girmiş ve orada 2-3 gün boyunca asılı kalmıştı.Și chiar s-a strecurat în baia cuiva, și a stat acolo vreo două sau trei zile.
Kendisi, yakınlardaki bir evin banyosuna girmiş ve orada 2-3 gün boyunca asılı kalmıştı.Ze werd in iemands badkamer gevonden. Ze hing daar al twee of drie dagen rond.
Kendisi, yakınlardaki bir evin banyosuna girmiş ve orada 2-3 gün boyunca asılı kalmıştı.Στην πραγματικότητα σύρθηκε μέχρι το μπάνιο κάποιου, και τριγυρνούσε εκεί για δυο ή τρεις ημέρες.
Kendisi, yakınlardaki bir evin banyosuna girmiş ve orada 2-3 gün boyunca asılı kalmıştı.Однажды она заползла в чью-то ванную комнату и находилась там около двух-трёх дней.
Kendisi, yakınlardaki bir evin banyosuna girmiş ve orada 2-3 gün boyunca asılı kalmıştı.והיא למעשה זחלה לתוך אמבטיה של מישהו, ונשארה שם ליומיים שלושה.
Kendisi, yakınlardaki bir evin banyosuna girmiş ve orada 2-3 gün boyunca asılı kalmıştı.وقد زحف فعلا الى حمام شخص ما، وكان معلقا هناك مابين يومين الي ثلاثة ايام
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.A jeźli kto o swoich, a najwięcej o domowych starania nie ma, wiary się zaprzał i gorszy jest niż niewierny.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ako pa kdo ne skrbi za svoje, zlasti pa za domače, je zatajil vero in je hujši od nevernika.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Ale jestli sa niekto nestará o svojich vlastných a najmä o domácich, zaprel vieru a je horší ako neveriaci.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Jestliže pak kdo o své, a zvláště o domácí péče nemá, zapřelť jest víry, a jest horší nežli nevěřící.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.누구든지 자기 친족 특히 자기 가족을 돌아보지 아니하면 믿음을 배반한 자요 불신 자보다 더 악한 자니라
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Если же кто о своих и особенно о домашних не печется, тот отрекся от веры и хуже неверного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.Коли ж хто про своїх, а найбільш про домашнїх не промишляв, той відцуравсь віри, і гірший од не вірного.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.אבל מי שלא יפרנס את קרוביו וביותר את בני ביתו כפר באמונה והוא גרוע מאשר איננו מאמין׃
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.وان كان احد لا يعتني بخاصته ولا سيما اهل بيته فقد انكر الايمان وهو شر من غير المؤمن.
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧 親 屬 、 就 是 背 了 真 道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看 顧 自 己 家 裡 的 人 、 更 是 如 此
Kendi yakınlarına, özellikle de ev halkına bakmayan kişi imanı inkâr etmiş, imansızdan beter olmuştur.人 若 不 看 顧親屬 、 就 是 背 了 真道 、 比 不 信 的 人 還 不 好 . 不 看顧 自己 家裡 的 人 、 更是 如此
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Colabora en la búsqueda de familiares desaparecidos y transmite mensajes en zonas de crisis.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.La Croix-Rouge finlandaise recherche les proches disparus et transmet des messages dans les zones sinistrées.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Punainen Risti etsii kadonneita omaisia ja välittää viestejä kriisialueilla.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Röda Korset söker försvunna anhöriga och förmedlar meddelanden på krisområden.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.Красный Крест ищет пропавших родственников и передаёт информацию в проблемных регионах.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.الصليب الأحمر يبحث عن الأقارب المفقودين ويوصل الرسائل إلى مناطق الأزمات.
Kızıl Haç kaybolmuş yakınları arar ve kriz bölgelerine bilgi iletir.红十字会为被自然灾难或危机拆散的家庭提供帮助。红十字会帮助寻找失散的家人并向受灾地点传达信息。
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.A kráľ Šalamún narobil lodí v Ecjon-gábere, ktoré je pri Elóte na brehu Rudého mora, v zemi Edomovej.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.In kralj Salomon je napravil ladje v Ezion-geberju, ki je pri Elotu, na bregu Rdečega morja, v Edomski deželi.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.솔로몬왕이 에돔 땅 홍해 물가 엘롯 근처 에시온게벨에서 배들을 지은지라
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Kong Salomo byggede også Skibe i Ezjongeber, der ligger ved Elat ved det røde Havs Kyst i Edom;
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Kong Salomo lot også bygge skiber i Esjon-Geber, som ligger ved Elot på bredden av det Røde Hav i Edoms land.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Vua Sa-lô-môn cũng sắm sửa một đoàn tàu tại Ê-xi-ôn-Ghê-be, gần Ê-lốt, trên mé Biển đỏ, trong xứ Ê-đôm.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Цар Соломон построи и кораби в Есион-гавер, който е при, Елот, на брега на Червеното море, в едомската земя.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.Царь Соломон также сделал корабль в Ецион-Гавере, что при Елафе, на берегу Чермного моря, в земле Идумейской.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.ואני עשה המלך שלמה בעציון גבר אשר את אלות על שפת ים סוף בארץ אדום׃
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.وعمل الملك سليمان سفنا في عصيون جابر التي بجانب ايلة على شاطئ بحر سوف في ارض ادوم.
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.所 羅 門 王 在 以 東 地 、 紅 海 邊 、 靠 近 以 祿 的 以 旬 迦 別 製 造 船 隻
Kral Süleyman Edomluların ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Geverde gemiler yaptırdı.所羅門 王 在 以 東地 、 紅 海邊 、 靠近 以祿 的 以 旬迦 別製 造 船 隻
Kumar bağımlılarının yakınları da yardım alabilirler.Asimismo, quienes rodean a la persona dependiente también pueden recibir ayuda.
Kumar bağımlılarının yakınları da yardım alabilirler.Även de anhöriga till en spelberoende person kan få hjälp.
Kumar bağımlılarının yakınları da yardım alabilirler.Les proches d'une personne dépendante du jeu peuvent également obtenir de l'aide.
Kumar bağımlılarının yakınları da yardım alabilirler.Myös peliriippuvaisen henkilön omaiset voivat saada apua.
Kumar bağımlılarının yakınları da yardım alabilirler.Родственники и близкие человека с игровой зависимостью также смогут получить там помощь.
Kumar bağımlılarının yakınları da yardım alabilirler.من الممكن أن يحصل أقارب الشخص المدمن على ممارسة الألعاب أيضاً على المساعدة.
Kumar ve oyun bağımlılarına ve yakınlarına yönelik bilgi ve yardımlarFince _ İsveççe _ İngilizceAide et informations pour les personnes dépendantes aux jeux finnois _ suédois _ anglais
Kumar ve oyun bağımlılarına ve yakınlarına yönelik bilgi ve yardımlarFince _ İsveççe _ İngilizceApua ja tietoa peliriippuvaisille ja heidän läheisilleensuomi _ ruotsi _ englanti
Kumar ve oyun bağımlılarına ve yakınlarına yönelik bilgi ve yardımlarFince _ İsveççe _ İngilizceAsistencia a ludópatas y las personas de su entornofinés _ sueco _ inglés
Kumar ve oyun bağımlılarına ve yakınlarına yönelik bilgi ve yardımlarFince _ İsveççe _ İngilizceHjälp och information till spelberoende och deras anhörigafinska _ svenska _ engelska
Kumar ve oyun bağımlılarına ve yakınlarına yönelik bilgi ve yardımlarFince _ İsveççe _ İngilizceИнформация и помощь для лиц с игровой зависимостью и их близкихфинский _ шведский _ английский
Kumar ve oyun bağımlılarına ve yakınlarına yönelik bilgi ve yardımlarFince _ İsveççe _ İngilizceمساعدة ومعلومات للمدمنين على الألعاب ولأقاربهمالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Kumar ve oyun bağımlılarına ve yakınlarına yönelik bilgi ve yardımlarFince _ İsveççe _ İngilizce为赌博上瘾者及其家属提供的援助和信息芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Kurnaz ve gizlenen orklar, Efendi Elrond'un ön gördüğünden köye daha yakınlar.los orcos, con sigilo y astucia, habían llegado más cerca de la aldea de lo que incluso Elrond había previsto.
Kuzey Korenin ani işgali nedeniyle, 7 asker İmJin nehri yakınlarında mahsur kalmış durumda.Tujuh tentara yang terisolasi di dekat sungai Imjin karena invasi mendadak dari Korea Utara
Kuzey Korenin ani işgali nedeniyle, 7 asker İmJin nehri yakınlarında mahsur kalmış durumda.سبع جنود معزولون بجانب نهر إم-جين بسبب اجتياح كوريا الشّمالية المفاجيء
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Då tog han med sig sina fränder och satte efter honom sju dagsresor och hann upp honom på Gileads berg.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Da tok han med sig sine frender og satte efter ham syv dagsreiser, og nådde ham igjen på Gilead-fjellet.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Il prit avec lui ses frères, le poursuivit sept journées de marche, et l`atteignit à la montagne de Galaad.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.In vzame brate svoje s seboj ter gre za njim sedem dni hodá, in dohiti ga na gori Gileadski.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.라반이 그 형제를 거느리고 칠일 길을 쫓아가 길르앗산에서 그에게 미쳤더니
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Który wziąwszy bracią swoję z sobą, gonił go przez siedem dni, i doścignął go na górze Galaad.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Laban a luat cu el pe fraţii săi, l -a urmărit cale de şapte zile, şi l -a ajuns la muntele Galaad.
Lavan yakınlarını yanına alıp Yakupun peşine düştü. Yedi gün sonra Gilat dağlık bölgesinde ona yetişti.Maga mellé vévén az õ rokonait, hét napi járó földig ûzé õket; és eléré a Gileád hegyén.