yakınlar ile cümle

yakınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
8 olmaya çok yakınlar.Wie gaat ze weggeven?
8 olmaya çok yakınlar.Βρίσκονται πολύ κοντά στο να φτάσουν τα 8.
8 olmaya çok yakınlar.Вони так близько до 8.
8 olmaya çok yakınlar.הם כל כך קרובים לשמונה.
8 olmaya çok yakınlar.هم قريبين جداً من أن يصلوا إلى ثمانية.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.A boli tam s Dávidom tri dni jediac a pijúc, lebo im pripravili ich bratia.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Au stat acolo trei zile cu David, mîncînd şi bînd, căci fraţii lor le pregătiseră de mîncare.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Chúng ở lại với vua Ða - vít ba ngày và ăn_uống ; vì anh_em của chúng đã sắm sẵn cho .
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Chúng ở lại với vua Ða-vít ba ngày và ăn uống; vì anh em của chúng đã sắm sẵn cho.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.De blev der hos David i tre Dage og spiste og drak, thi deres Brødre havde forsynet dem;
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.E estiveram ali com Davi três dias, comendo e bebendo, pois seus irmãos lhes tinham preparado as provisões.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.És ott maradának Dáviddal harmadnapig, s esznek és isznak vala; mert az õ atyjokfiai készítettek vala nékik;
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.I byli tam z Dawidem przez trzy dni jedząc i pijąc, bo im byli nagotowali bracia ich.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.I byli tu s Davidem tři dni, jedouce a pijíce, nebo jim byli připravili bratří jejich.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Ils furent là trois jours avec David, mangeant et buvant, car leurs frères leur avaient préparé des vivres.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.무리가 거기서 다윗과 함께 사흘을 지내며 먹고 마셨으니 이는 그 형제가 이미 식물을 예비하였음이며
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Och de voro där hos David i tre dagar och åto och drucko, ty deras bröder hade försett dem med livsmedel.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Og de var der hos David i tre dager og åt og drakk; for deres landsmenn hadde laget til måltid for dem.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Und sie waren daselbst bei David drei Tage, aßen und tranken; denn ihre Brüder hatten für sie zubereitet.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.Y estuvieron allí con David tres días comiendo y bebiendo, porque sus hermanos habían provisto para ellos
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.И пробыли там у Давида три дня, ели и пили, потому что братья их все приготовили для них;
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.И там бяха с Давида три дни та ядяха и пиеха, защото братята им бяха приготвили за тях.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.ויהיו שם עם דויד ימים שלושה אכלים ושותים כי הכינו להם אחיהם׃
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.وكانوا هناك مع داود ثلاثة ايام يأكلون ويشربون لان اخوتهم اعدّوا لهم.
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.他 們 在 那 裡 三 日 、 與 大 衛 一 同 喫 喝 . 因 為 他 們 的 族 弟 兄 給 他 們 豫 備 了
Adamlar Davutun yanında üç gün kaldılar. Orada yiyip içtiler. Gereksinimlerini yakınları sağlamıştı.他 們在 那 裡 三 日 、 與 大衛 一同 喫喝 . 因為 他 們的族 弟兄 給 他 們豫備了
Al-Anon, alkoliklerin arkadaşlarına ve yakınlarına destek vermektedir.Al-Anon erbjuder stöd till närstående personer till en alkoholist.
Al-Anon, alkoliklerin arkadaşlarına ve yakınlarına destek vermektedir.Al-Anon ofrece apoyo a los allegados de los alcohólicos.
Al-Anon, alkoliklerin arkadaşlarına ve yakınlarına destek vermektedir.Al-Anon propose un soutien aux proches de personnes alcooliques.
Al-Anon, alkoliklerin arkadaşlarına ve yakınlarına destek vermektedir.Al-Anon tarjoaa tukea alkoholistien läheisille.
Al-Anon, alkoliklerin arkadaşlarına ve yakınlarına destek vermektedir.Al-Anon يقدم الدعم لأقارب المدمنين على الكحول.
Al-Anon, alkoliklerin arkadaşlarına ve yakınlarına destek vermektedir.Программа Al-Anon предлагает поддержку близким алкоголиков.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.A když se hnuli z Helmondeblataim, položili se na horách Abarim proti Nébo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.A keď odišli z Almon-diblataimy, táborili na vrchoch Abárim oproti Nébu.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Au pornit din Almon-Diblataim, şi au tăbărît la munţii Abarim, înaintea muntelui Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.És elindulának Almon-Diblathaimból, és tábort ütének az Abarim hegységnél, Nébó ellenében.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Ils partirent d`Almon Diblathaïm, et campèrent aux montagnes d`Abarim, devant Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Iz Almon-diblataima pa se vzdignejo in se utabore na Abarimskih gorah, pred Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Ja he lähtivät Almon-Diblataimista ja leiriytyivät Abarimin vuoristoon vastapäätä Neboa.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Kế ấy , đi từ Anh-môn - Ðíp - la-tha-im và đóng trại tại núi A-ba-rim trước Nê-bô .
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Kế ấy, đi từ Anh-môn-Ðíp-la-tha-im và đóng trại tại núi A-ba-rim trước Nê-bô.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.알몬디블라다임에서 발행하여 느보 앞 아바림 산에 진쳤고
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Och de bröto upp från Almon-Diblataima och lägrade sig vid Abarimbergen, framför Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Og de drog fra Almon-Diblataima og leiret sig ved Abarim-fjellene, foran Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Partieron de Almón-diblataim y acamparon en los montes de Abarim, frente al Nebo
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Partiram de Almom-Diblataim, e acamparam-se nos montes de Abarim, defronte de Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Partirono da Almon-Diblataim e si accamparono ai monti Abarim di fronte a Nebo
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Så brød de op fra Almon Diblatajim og slog Lejr på Abarimbjergene over for Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.toen verder naar het gebergte Abarim, dichtbij de berg Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Von Almon-Diblathaim zogen sie aus und lagerten sich in dem Gebirge Abarim vor dem Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Και σηκωθεντες απο Αλμων-διβλαθαιμ, εστρατοπεδευσαν εις τα ορη Αβαριμ, κατεναντι Νεβω.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.И отправились из Алмон-Дивлафаима и расположились станом на горах Аваримских пред Нево.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Като отпътуваха от Алмон-дивлатаим, разположиха стан на планината Аварим, срещу Нево.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.ויסעו מעלמן דבלתימה ויחנו בהרי העברים לפני נבו׃
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.ثم ارتحلوا من علمون دبلاتايم ونزلوا في جبال عباريم اما نبو.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.從 亞 門 低 比 拉 太 音 起 行 、 安 營 在 尼 波 對 面 的 亞 巴 琳 山 裡
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.從亞門 低 比 拉 太 音 起行 、 安營 在 尼波 對面 的 亞巴琳 山裡
Ancak bana sorarsanız bu koşullara sahip piyasalar, monopolden daha ziyade tam rekabete yakınlar. .Mais, c'est plus, du moins dans mon esprit, plus près de concurrence parfaite plutôt qu'un monopole.
Ancak bana sorarsanız bu koşullara sahip piyasalar, monopolden daha ziyade tam rekabete yakınlar. .Takto si to všechno vidím ve své hlavě, monopol je totálně nekonkurenční.
Ancak bana sorarsanız bu koşullara sahip piyasalar, monopolden daha ziyade tam rekabete yakınlar. .Але це поняття ширше, в решті-решт на мій погляд, ближче до ідеальної конкуренції, ніж до монополії.

İlgili Sayfalar