yakınlar ile cümle

yakınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yakınlarda bir çiçek mağazası var.There is a flower shop near by.
Yakınlarda bir çiçekçi dükkanı var.There is a flower shop near by.
Yakınlarda bir posta kutusu var mı?Is there a mailbox near here?
Yakınlarda hastane var mı?Is there a hospital near here?
Havaalanın yakınlarında yaşayanlar için gürültü en ciddi problemdir.Noise is the most serious problem for those who live around the airports.
Yakınlarda hastalıktan kurtuldu.He soon recovered from the illness.
Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu.He lived in a small town nearby.
Onlar evlendiler ve Boston yakınlarında yerleştiler.They got married and settled near Boston.
Yakınlarda bir bankamatik var mı?Is there a cash machine near here?
Yakınlarda bir tren istasyonu var mı?Is there a train station near here?
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere saldırdı.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere hücum etti.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
O kaza onun evinin yakınlarında oldu.That accident happened near his house.
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musunuz?Would you know a cheap hotel in the near?
Sadece birkaç gün önce yakınlardaki bir restoranda birkaç Yunan yemeği yedim.I ate some Greek food at a nearby restaurant just a few days ago.
Tom ve Mary çok yakınlardı.Tom and Mary were very close.
Birçok yakınlar onay için geldi.Many relatives came to the confirmation.
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musun?Do you know a cheap hotel nearby?
Yakınlarda Tom'la konuştun mu?Have you talked to Tom recently?
Polis buranın yakınlarında sahile vurmuş bir ceset buldu.The police found a body washed up on the beach near here.
İyi ki yakınlardaymışım.I'm glad I was nearby.
Onlar Almanlara yakınlar.They're close to the Germans.
O yakınlarda iyi bir Çin lokantası biliyorum.I know of a good Chinese restaurant that's nearby.
Tom ve Mary çok yakınlar.Tom and Mary are very close.
Onlar iki adam için tuhaf biçimde yakınlar, öyle düşünmüyor musun?They're strangely close for two guys, don't you think?
Tom Boston yakınlarında küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town near Boston.
Boston yakınlarındaki bir kasabada yaşıyorum.I live in a town near Boston.
Tom yakınlarda seninle konuştu mu?Has Tom talked to you recently?
Tom yakınlarda bir şirket kurdu.Tom set up a company recently.
Yakınlarda herhangi bir banka var mı?Is there any bank nearby?
Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.Niçoise salad is a typical food of the area near Nice.
O, Tahran yakınlarındaki bir köyde doğdu.He was born in a village near Teheran.
Olaydan sonra, onların arkadaşları ve yakınları onları daha seyrek ziyaret etmeye başladı.After the incident, their friends and relatives began to visit them less frequently.
Yakınlarda aynaya baktın mı?Have you looked in a mirror recently?
Yakınlarda aynaya baktınız mı?Have you looked in a mirror recently?
"Beni seviyor musun?" "Evet." "Yakınlarda beni neden sevdiğini söylemeyecek misin?""Do you really love me?" "Yes." "Then why haven't you told me recently that you love me?"
Yuri Gagarin 9 Mart 1934 tarihinde Rusya'da Moskova yakınlarında doğdu.Yuri Gagarin was born near Moscow, Russia on March 9, 1934.
Yakınlarda bir banka var mı?Is there a bank nearby?
Yakınlarını kayırmakla itham ediliyor.She was accused for nepotism.
Tom Boston yakınlarında büyüdü.Tom grew up near Boston.
Tom yakınlarda bir otelde kalıyor.Tom is staying at a nearby hotel.
Tom yakınlarda işini kaybetti.Tom has recently lost his job.
Yakınlarda bir adamı görmeye başladım.I recently started seeing a man.
Bu yıl Noel için yakınlara gidiyoruz.We're going to my folks for Christmas this year.
Tom ve Mary son derece yakınlar.Tom and Mary are extremely close.
Tom yakınlardaki bir hastanede öldü.Tom died at a nearby hospital.
İnanılmaz derecede yakınlardı.They were incredibly close.
Tom yakınlarda yaşamıyor.Tom doesn't live nearby.
Ben yakınlarda bekledim.I waited nearby.
Fadıl, Kahire yakınlarındaki bir sitede yaşıyordu.Fadil lived in a housing development near Cairo.
Yakınlarda Boston'daydım.I was in Boston recently.
Paris yakınlarında yaşıyor.He lives near Paris.
Paris yakınlarında oturur.He lives near Paris.
O Paris yakınlarında yaşıyor.He lives near Paris.
Tom yakınlarda Boston'a taşındı.Tom has recently moved to Boston.
Leyla, Philadelphia yakınlarındaki tarihi bir kasabada büyüdü.Layla grew up in a historic town near Philadelphia.
Yakınlarda yaşıyorsun, değil mi?You live nearby, don't you?
Ben Boston yakınlarında biraz arazi satın aldım.I've bought some land near Boston.
Boston yakınlarında büyüdüm.I was raised near Boston.
Boston yakınlarında yetiştirildim.I was raised near Boston.

İlgili Sayfalar