yakını ile cümle

yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.Podpływa tak blisko, a potem się cofa.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.Se acerca hasta este punto y entonces se aleja.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.Se apropie cam atât de mult și apoi se trage înapoi.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.Si avvicina un po' e poi si allontana.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.Ze komt ongeveer zo dichtbij en dan weer weg,
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.Он подходил совсем близко, чтобы потом отпрянуть прочь.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.Тя се приближава толкова близо, а после се отдръпва.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.היא מתקרבת למרחק הזה ומתרחקת.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.انها تقترب لهذه الدرجة ثم تنسحب بعيدا.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.彼女の追跡を試みていますが これが初飛行で
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.Daarna kwamen zij veilig aan in Sichem, in Kanaän en sloegen hun kamp op buiten de stad.
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.Gia-cốp ở xứ Pha-ran-a-ram đến thành Si-chem thuộc về xứ Ca-na-an, được bình an. Người đóng tại trước thành,
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.야곱이 밧단아람에서부터 평안히 가나안 땅 세겜 성에 이르러 성앞에 그 장막을 치고
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.Og Jakob kom på sin Vandring fra Paddan Aram uskadt til Sikems By i Kana'ans Land og slog Lejr uden for Byen;
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.ויבא יעקב שלם עיר שכם אשר בארץ כנען בבאו מפדן ארם ויחן את פני העיר׃
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.ثم اتى يعقوب سالما الى مدينة شكيم التي في ارض كنعان. حين جاء من فدّان ارام. ونزل امام المدينة.
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.雅 各 從 巴 旦 亞 蘭 回 來 的 時 候 、 平 平 安 安 的 到 了 迦 南 地 的 示 劍 城 、 在 城 東 支 搭 帳 棚
Yakup güvenlik içinde Paddan-Aramdan Kenan ülkesine, Şekem Kentine vardı. Kentin yakınında konakladı.雅各從巴旦亞 蘭回來 的 時候 、 平平安安 的 到了 迦南 地 的 示劍 城 、 在 城東支 搭 帳棚
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Aby bloudící duchem nabyli rozumnosti, a reptáci naučili se umění.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››A tak poznajú tí, ktorí blúdia duchom, rozum, a reptáci sa naučia umu.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Cei rătăciţi cu duhul vor căpăta pricepere, şi ceice cîrteau vor lua învăţătură.``
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Ceux dont l`esprit s`égarait acquerront de l`intelligence, Et ceux qui murmuraient recevront instruction.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››De förvillade skola då få förstånd, och de knorrande skola taga emot lärdom.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››de, hvis Ånd for vild, vinder Indsigt, de knurrende tager mod Lære.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Denn die, so irrigen Geist haben, werden Verstand annehmen, und die Schwätzer werden sich lehren lassen.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››E os errados de espírito virão a ter entendimento, e os murmuradores aprenderão instrução.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››És megismerik a tévelygõ lelkûek az értelmet, és a kik zúgolódnak, tanulságot tanulnak.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Gli spiriti traviati apprenderanno la sapienza e i brontoloni impareranno la lezione»
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››In kateri so se v duhu motili, zadobe razsodnost, in godrnjači bodo dovzetni za nauk.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››I staną się rozumnymi błądzący duchem, a szemracze nauczą się umiejętności.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Ja hengessään eksyväiset käsittävät ymmärryksen, ja napisevaiset ottavat oppia.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››마음이 혼미하던 자도 총명하게 되며 원망하던 자도 교훈을 받으리라 하셨느니라
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Los extraviados de espíritu conocerán el entendimiento, y los murmuradores aprenderán la lección
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Những kẻ lòng vốn sai lầm sẽ trở nên khôn sáng, kẻ hay oán trách sẽ được dạy dỗ.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Những kẻ lòng vốn sai_lầm sẽ trở_nên khôn sáng , kẻ hay oán_trách sẽ được dạy_dỗ .
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Og de hvis ånd fór vill, skal lære forstand, og de knurrende skal ta imot lærdom.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Orang bodoh akan belajar mengerti dan orang yang selalu menggerutu akan senang diajar.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Zij die dwaalden, zullen de waarheid erkennen en zij die morden, zullen kennis verwerven.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Οι δε πλανωμενοι κατα το πνευμα θελουσιν ελθει εις συνεσιν, και οι γογγυζοντες θελουσι μαθει διδασκαλιαν.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Също и ония, които са заблудили духом, ще се вразумят, И които са роптали, ще приемат поука,
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››Тогда блуждающие духом познают мудрость, и непокорные научатся послушанию.
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››וידעו תעי רוח בינה ורוגנים ילמדו לקח׃
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››ويعرف الضالو الارواح فهما ويتعلّم المتمردون تعليما
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››心 中 迷 糊 的 、 必 得 明 白 、 發 怨 言 的 、 必 受 訓 誨
Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››心中 迷糊 的 、 必得 明白 、 發怨言 的 、 必 受 訓誨
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Am avut plăcerea să mă aflu în apropierea acestei cobre regale mari care prinsese un crotal veninos.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Ho avuto il piacere di essere molto vicino a questo grande cobra quando ha catturato una vipera velenosa.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Ich hatte das Vergnügen, in der Nähe dieser Königskobra zu sein, die eine giftige Grubenotter gefangen hatte.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Ik had het genoegen dicht bij deze grote koningscobra te zijn die net een giftige groefkopadder had gevangen.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.J'ai eu la joie de pouvoir m'approcher de ce grand cobra royal qui avait attrapé un crotale venimeux.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.나는 독이 있는 살모사를 잡은 큰 킹 코브라와 가까이 있게 되는 즐거움을 누렸죠.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Miałem przyjemność znaleźć się w pobliżu tej wielkiej kobry królewskiej, która schwytała jadowitą żmiję.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Tôi đã được hân hạnh ở gần một con hổ mang chúa lớn khi nó bắt được một con rắn lục độc.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Tuve el placer de estar al lado de esta enorme cobra real que había atrapado un crotalino venenoso.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Имах удоволствието да съм близо до тази голяма кралска кобра, която беше уловила отровна пепелянка.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Мне посчастливилось находиться рядом с одной крупной королевской коброй, поймавшей ядовитую гремучую змею.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.היה לי העונג להיות סמוך לקוברה המלכותית הגדולה הזו אשר תפסה צפע בורות ארסי.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.وكانت تلك متعة ان نلقي نظرة عن قرب عليها وهي تقبض ثعبان ساما
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.見られてうれしかったです 自分は噛まれないよう上手く捕獲していますね

İlgili Sayfalar