yakını ile cümle
yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Защо би пороптал жив човек, всеки за наказанието на греховете си?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?מה יתאונן אדם חי גבר על חטאו׃
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?لماذا يشتكي الانسان الحي الرجل من قصاص خطاياه.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?活 人 因 自 己 的 罪 受 罰 、 為 何 發 怨 言 呢
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?活人 因 自己 的 罪受罰 、 為何發 怨言 呢
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.A keď videl Ježiš matku aj učeníka, ktorého miloval, že stojí tam, povedal svojej matke: Ženo, hľa, tvoj syn!
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Jésus, voyant sa mère, et auprès d`elle le disciple qu`il aimait, dit à sa mère: Femme, voilà ton fils.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Jezus zag Zijn moeder staan bij Johannes, Zijn beste vriend.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.예수께서 그 모친과 사랑하시는 제자가 곁에 섰는 것을 보시고 그 모친께 말씀하시되 여자여 보소서 아들이니이다 하시고
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Tedy Ježíš uzřev matku a učedlníka tu stojícího, kteréhož miloval, řekl k matce své: Ženo, aj, syn tvůj.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Иисус, увидев Матерь и ученика тут стоящего, которого любил, говорит Матери Своей: Жено! се, сын Твой.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Ісус же, побачивши матір і ученика стоячого коло неї, котрого любив, рече до матери своєї: Жено, ось син твій.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.וירא ישוע את אמו ואת תלמידו אשר אהב עמדים אצלו ויאמר אל אמו אשה הנה זה בנך׃
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.فلما رأى يسوع امه والتلميذ الذي كان يحبه واقفا قال لامه يا امرأة هوذا ابنك.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.耶 穌 見 母 親 和 他 所 愛 的 那 門 徒 站 在 旁 邊 、 就 對 他 母 親 說 、 母 親 、 〔 原 文 作 婦 人 〕 看 你 的 兒 子
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.耶穌見 母親 和 他所愛 的 那 門徒 站在 旁邊 、 就 對 他 母親說 、 母親 、 〔 原文 作 婦人 〕 看 你 的 兒子
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionBanco de Nevoeiro Perto da Estaçãoweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionBanco di nebbia vicino alla stazioneweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionBancos de niebla cerca de la estaciónweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionBancs de brouillard près de la stationweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionDimbank nära stationenweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionHmlová stena v blízkosti staniceweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionKantong Kabut Dekat Stasiunweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionKödhatár az állomásnálweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionMistbank bij weerstationweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionNebelbank nahe der Wetterstationweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionTågebanke nær stationweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionTuman mgły w pobliżu stacjiweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionСмуга туману поряд зі станцієюweather condition
İstasyon Yakınında Sis Bankıweather conditionערפל בקירבת התחנהweather condition
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Așa de aproape suntem de această lume.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Así estamos de cercanos con este mundo.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Det er så tæt vi er med denne verden.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Dit is hoe verbonden we zijn met deze wereld.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Ecco quanto siamo legati a questo mondo.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.우리가 이만큼 이 세계와 밀접한 것입니다.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Oto jak blisko tego świata jesteśmy.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Sie sehen, in welcher Näher zu dieser Parallelwelt wir uns befinden.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Takhle blízcí jsme si s tímto světem.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Takto úzko sme prepojení s týmto svetom.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Voici à quel point nous sommes proches de ce monde.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Τόσο κοντά βρισκόμαστε με αυτό τον κόσμο.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Вот как близки мы к этому миру.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Ось як близько ми до цього світу.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.Това показва колко близко сме до този свят.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.זוהי מידת הקרבה שלנו לעולם זה.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.هذا هو كيف إننا قريبين من ذلك العالم .
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.もちろんこの状況は 911事件で 一変しました
İzleyicilerin yarısına yakını sol ellerini havaya kaldırdı.A közönség kb fele a bal kezét tartja fent.
İzleyicilerin yarısına yakını sol ellerini havaya kaldırdı.A peu près la moitié de l'auditoire a maintenant sa main gauche en haut.
İzleyicilerin yarısına yakını sol ellerini havaya kaldırdı.Aproximativ jumatate din audienta are mana stanga ridicata.
İzleyicilerin yarısına yakını sol ellerini havaya kaldırdı. Bu neden?Ahora la mitad de la audiencia tiene su mano izquierda arriba ¿por qué es eso?