yakını ile cümle
yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Halka komutanlar atadı. Sonra onları kent kapısı yakınındaki alanda toplayarak şöyle yüreklendirdi:군대 장관들을 세워 백성을 거느리게 하고 성문 광장 자기에게로 무리를 모으고 말로 위로하여 가로되
Halka komutanlar atadı. Sonra onları kent kapısı yakınındaki alanda toplayarak şöyle yüreklendirdi:ויתן שרי מלחמות על העם ויקבצם אליו אל רחוב שער העיר וידבר על לבבם לאמר׃
Halka komutanlar atadı. Sonra onları kent kapısı yakınındaki alanda toplayarak şöyle yüreklendirdi:وجعل رؤساء قتال على الشعب وجمعهم اليه الى ساحة باب المدينة وطيب قلوبهم قائلا
Halka komutanlar atadı. Sonra onları kent kapısı yakınındaki alanda toplayarak şöyle yüreklendirdi:設 立 軍 長 管 理 百 姓 、 將 他 們 招 聚 在 城 門 的 寬 闊 處 、 用 話 勉 勵 他 們 、 說
Halka komutanlar atadı. Sonra onları kent kapısı yakınındaki alanda toplayarak şöyle yüreklendirdi:設立軍長 管理 百姓 、 將 他 們招聚 在 城門 的 寬闊處 、 用話 勉勵 他 們 、 說
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Dekat rumah Hamid, terdapat pos penembak jitu.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Dichtbij Hamid's huis, is ook een sluipschutter buitenpost.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.I närheten av Hamids hem,finns det också en utpost för prickskytte.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.In der Nähe von Hamids Haus gibt es auch einen Scharfschützen-Außenposten.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Niedaleko domu Hamida jest również stanowisko snajperów.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Près de la maison de Hamid, se trouve poste de sniper.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.V bližini Hamidovega doma, je tudi ostrostrelska postojanka.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Vicino alla casa di Hamid c"è anche una postazione di cecchini.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.هناك كذلك نقطة تمركز قناصة بجوار منزل حميد.
Hatta birbirlerinin yakınında bile olamayacaklar.Nebudou ani schopné zůstat jedna blízko druhé.
Hatta birbirlerinin yakınında bile olamayacaklar.Nie będą nawet zdolne, aby być blisko siebie.
Hatta birbirlerinin yakınında bile olamayacaklar.Sie gehen nicht zu nahe beieinander bleiben können.
Hatta birbirlerinin yakınında bile olamayacaklar.始めるつもりなら十分な運動エネルギーを追加する場合
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Dokonca, Thomas Jefferson sa sťažoval, že už vtedy nabádali k nerešpektovaniu zákonov v našej krajine.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Dokonce Thomas Jefferson si stěžoval že už tehdy vybízely k nerespektování zákonů v naší zemi.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.E incluso Thomas Jefferson se quejó de que ya eran capaces de desafiar las leyes de nuestro país.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.En zelfs Thomas Jefferson deed zijn beklag dat ze al onder de wetten van ons land probeerden uit te komen.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Jopa Thomas Jefferson valitti, että ne uhmasivat jo maamme lakeja.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Już Thomas Jefferson twierdził, że korporacje nie przestrzegają praw naszego kraju.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.그리고 심지어 토마스 제퍼슨조차도 그 회사들이 이미 미국 법을 무시하고 있다고 불만을 토로했습니다.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Még Thomas Jefferson is arról panaszkodott, hogy ezek párbajra hívták országunk törvényeit.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Şi chiar şi Thomas Jefferson s-a plâns că ele deja sfidau legile ţării.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Thomas Jefferson lui-même se plaignait du fait que déjà, elles défiaient les lois du pays.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Và ngay cả Thomas Jefferson đã phàn nàn rằng họ đã bỏ tiền để cưỡng lại luật pháp nước Mỹ.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.Даже Томас Джефферсон жаловался на то, что они уже тогда пытались откупиться от закона.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.И дори Томас Джефърсън се оплаквал, че били започнали да не спазват законите на нашата страна.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.ואפילו תומס ג'פרסון התלונן על כך שהם כבר מפגינים חוסר ציות לחוקי המדינה.
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.وحتى توماس جفرسون اشتكى من كون اليوم بعض القوانين والانظمة يتم التحايل عليها في وطننا
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.すでに米国の法律を無視していると 不満をもらしました すでに米国の法律を無視していると 不満をもらしました 自分は保守派だと言う人がいますが
Hatta Thomas Jefferson bunların küstahça kanunlara meydan okumalarından yakınıyordu.就算傑弗遜都抱怨過 當時佢地已經 對抗國家律法
Hemen yakınında olacağız.Non staremo molto lontano.
Hemen yakınında olacağız.Nós vamos estar escondidos por perto.
Hemen yakınında olacağız.On sera simplement hors de vue.
Hemen yakınında olacağız.Wir sind knapp ausser Sichtweite.
Hemen yakınında olacağız.Θα σε παρακολουθούμε.
Hemen yakınında olacağız.Мы будем рядом.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.여러분 모두가 아시겠죠. 12년이 지났는데도 우린 이 목표의 근처에도 가지 못했습니다,
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Bem, acho que todos vocês podem imaginar que 12 anos depois, ainda estamos longe daquela meta.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Bene, penso che tutti voi vi rendiate conto che a 12 anni di distanza siamo ancora lontani dall'obiettivo.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Creo que todos pueden imaginar que tras 12 años, aún no estamos ni cerca de ese objetivo.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Eh bien, je pense que vous pouvez deviner que 12 ans plus tard, nous sommes encore loin de cet objectif.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Puteţi cu toţii ghici,12 ani mai târziu, nu suntem deloc aproape de acel scop.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Saya rasa Anda semua dapat menebak bahwa 12 tahun kemudian, kita masih jauh dari tujuan itu.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Zakładam, że wy wszyscy możecie zgadywać, iż za 12 lat wciąż nie będziemy nawet blisko osiągnięcia tego celu.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Πιστεύω ότι όλοι σας μπορείτε να μαντέψετε ότι 12 χρόνια μετά και δεν έχουμε πλησιάσει αυτό τον στόχο.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Как вы уже угадали, прошло 12 лет после срока, и нам всё ещё далеко до цели.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Ну, я думаю, усі можуть здогадатись, що 12 років потому ми все ще далекі від результату.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.אני חושב שאתם יכולים לנחש ש-12 שנים לאחר תאריך היעד, אנחנו לא קרובים אפילו למטרה.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.حسنا، أعتقد أنه يمكنكم تخمين أنه بعد 12 عاماً، لا نزال بعيدين عن هذا الهدف
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.期日から12年過ぎても その目標には遠く及びません しかし 一般の人々を訓練すれば
Hevronoğullarından: Önder Elielle 80 yakını,af Hebrons Sønner Øversten Eliel og hans Brødre, 80;
Hevronoğullarından: Önder Elielle 80 yakını,aus den Kindern Hebron: Eliel, den Obersten, samt seinen Brüdern, achtzig;
Hevronoğullarından: Önder Elielle 80 yakını,av Hebrons barn Eliel, den øverste, og hans brødre, åtti.
Hevronoğullarından: Önder Elielle 80 yakını,av Hebrons barn: Eliel, deras överste, och hans bröder, åttio;
Hevronoğullarından: Önder Elielle 80 yakını,Dari kaum Hebron tampil Eliel yang memimpin 80 orang