Ana içeriğe geç
Sözlük

yahudi ile cümle

yahudi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lysyanska, çalışmalarının son yıllarında yeniden Yahudi karakterler konusuna döndü.In the last years of her work, Lysyanska again turned to the topic of Jewish characters.
Sicilya'nın fethi, Yahudilerin katkıları ve aljamas gruplara yüklenenen vergiler ile finanse edildi.The conquest of Sicily was financed by Jewish contributions and taxes charged to the aljamas.
Son Himyarite kralı Mu'di Karab Ya'fir, Yahudi rakiplerine karşı Aksum tarafından desteklendi.The last Himyarite king Mu'di Karab Ya'fir was supported by Aksum against his Jewish rivals.
Zosimos aracılığıyla Yahudi Meryem'in inançlarının birçoğu izlenebilmektedir.Through Zosimos many of the beliefs of Mary the Jewess can be observed.
Homunculus aynı zamanda Yahudi folklorundaki golem ile de karşılaştırılmıştır.The homunculus has also been compared to the golem of Jewish folklore.
Bu onun Yahudi olduğunu göstermektedir.This would seem to indicate that he was Jewish.
Yahudilikte, anagojik yorum ortaçağ Zohar'ında da belirgindir.In Judaism, anagogical interpretation is also evident in the medieval Zohar.
Bu seri 1953 yılında Yahudi Müzesi'nde (Manhattan) sergilendi.This series was exhibited at the Jewish Museum (Manhattan) in 1953.
Stolper, Polonya'dan Avusturya'ya göç etmiş Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.[1]Stolper was born into a Jewish family that had immigrated from Poland to Austria.[2]
Charlotte Bühler Yahudi kökenli olduğu için Amerika Birleşik Devletleri'ne göç ettiler.Because Charlotte Bühler was of Jewish descent they emigrated to the United States.
Cemaat ile Romaniyot Yahudileri arasında çok fazla benzerlik vardır.[1]There are numerous commonalities between the community and the Rabbinical Romaniote Jews.[2]
Karaim Yahudiliğinin EtkisiInfluence on Karaite Judaism
Ebeveynlerinin ikisi de yarı Yahudi olmasına rağmen dinlerine bağlı değillerdir.Though her parents were both half-Jewish, they were non-observant.
Tom'un babası Yahudiydi.Toms Vater war Jude.
Hitler Yahudilerden nefret ediyordu.Hitler hasste die Juden.
Yahudilik güzeldir.Das Judentum ist schön.
Zamenhof, Aşkenaz Yahudisiydi.Zamenhof war aschkenasischer Jude.
Biz Yahudiyiz.Wir sind Juden.
Bazı Yahudiler Yidce, diğerleri Ladino konuşuyorlardı.Einige Juden sprachen Jiddisch, andere Ladino.
İbrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan.Abraham Tendlau: Jüdische Sprichwörter und Redensarten.
Ey Allah, Yahudileri al, hain saldırganları.Nehmt euch nicht die Juden und die Christen zu Freunden (auliyāʾ)!
Yahudilerin kendi yasal sistemleri ve sosyal hizmetleri bulunmaktaydı.Juden besaßen ihre eigene Gerichtsbarkeit und soziale Unterstützungssysteme.
Ester, Yahudi olduğunu söylemez.Sag niemandem, daß du jüdisch bist.
Yahudiler de İsmaele'yi buna neden olmakla suçlayıp, İsmaele'yi kınayıp beddua ederler.Yū Isami (伊佐未 勇) ist bei den Reclaimern aufgewachsen und ist Teil von ihnen.
Ta ki Yahudiler kaya ve ağaçların arkasına saklanana dek.Die Juden werden sich hinter Steinen oder Bäumen verstecken.
Sadece Gharkad ağacı bağırmayacaktır çünkü o Yahudilerin ağacıdır.”Komm und töte ihn!“ Nur der Gharkad-Baum wird dies nicht tun, denn er ist ein Baum der Juden..
Yahudi cemaatinden zaten 1 Temmuz 1914 yılında çıkmıştı.Aus der jüdischen Gemeinde war er bereits am 1. Juli 1914 ausgetreten.
Geri kalan Yahudiler Holokost'ta öldürüldü.Die übrigen Juden wurden im Holocaust ermordet.
Şmuel'le olan arkadaşlığı Yahudi cemaati için çok sayıda avantaj sağladı.Seine Freundschaft zu Shmuel brachte der jüdischen Gemeinschaft zahlreiche Vergünstigungen ein.
5500 Yahudi yerlerinden edildi ve çoğu öldürüldü.5.500 Juden wurden deportiert und zumeist ermordet.
Çoğu yeni kurulan İsrail'e göç etti, bugün ise Irak'ta 100'den az Yahudi kalmıştır.Die meisten flohen in den neu gegründeten Staat Israel, heute leben weniger als 100 Juden im Land.
Yahudiler (ve Hristiyanlar) zimmi statüsündeydiler.Darin ist die Judenfürbitte entfallen.
6. ve 7. yüzyılda ise Hicaz'da hatırı sayılır büyüklükte bir Yahudi nüfusu bulunmaktaydı.Im 6. und 7. Jahrhundert gab es eine größere jüdische Bevölkerung in Hedschas.
Yahudi alaylarına katılın.Komm zum Jüdischen Regiment.
Eylül 1939'da Wolhynien'de Alman askerler Yahudilere tecavüz etti ve sinagogları yaktı.In Wolhynien misshandelte die Wehrmacht im September 1939 Juden und steckte Synagogen in Brand.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.Im Jahr 1671 wurde 50 jüdischen Familien aus Österreich ein Zuhause in Berlin gegeben.
Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi.Möge Gott die Juden verfluchen, (denn) sie haben die Gräber ihrer Propheten in Gebetstätten verwandelt.
Bağdadi Yahudiler - 250 yıl önce Irak, İran, Afganistan ve Arap ülkelerinden gelip Mumbai'ye yerleştiler.Die Baghdadi-Juden kamen vor etwa 250 Jahren aus Irak, Iran, Afghanistan sowie arabischen Ländern nach Mumbai.
Yahudilerin Hindistan'da yaşadığına dair ilk güvenilir kanıt 11. yüzyılda bulunmuştur.Der erste verlässliche Beleg für Juden in Indien stammt aus dem 11. Jahrhundert.
Aden Yahudileri, "bir zamanların cemaati" haline geldi.Das Judentum von Aden wurde schlechterdings zur "Gemeinschaft, die einmal war".
Hemen ardından "dini cinayet (insan kurbanı)" suçlamasıyla şehirdeki Yahudilerin çoğu suçlu bulundu.Allmählich verließen die meisten Juden die Stadt, in der nur noch eine Handvoll zurückblieben.
Birçok Yahudi dilinde olduğu gibi, Yahudi-Romen dillerinin geleceği açık değildir.Die Zukunft der judäo-romanischen Sprachen ist, wie die der meisten jüdischen Sprachen, ungewiss.
Yahudiler daha sonra şehirden sürüldü.Die Juden wurden danach der Stadt verwiesen.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Moses empfängt die Zehn Gebote auf dem Berg Sinai.
Araplar 67 Yahudi’yi Hebron şehrinde öldürdü.Das Massaker von Hebron war die Ermordung von 67 Juden durch Teile der arabischen Bevölkerung Hebrons.
Fergana, Namangan ve Kokand'da birkaç yüz Yahudi yaşamaktadır ve bölge genelinde 800 Yahudi bulunur.Es gibt mehrere hundert Juden in Fergana, Namangan, Kokand - und insgesamt rund 800 in der Region.
Firavun'un karısı Amalthea gizlice Yahudilik dinini kabul etmiştir.Außerdem gibt der Pharao ihm Asenat zur Frau und kleidet ihn kostbar ein.
Babası Ukraynalı bir Yahudiydi.Ihr Vater war ein ukrainischer Jude.
Dünya Yahudi Kongresi.In: World Jewish Congress.
Anne ve babası İngiltere ve Litvanya'dan gelen Yahudi göçmenlerin çocukları idi.Seine Eltern waren jüdische Immigranten aus England und Litauen.
Kyle Broflovski, South Park'ın Yahudi karakteri.Kyle Broflovski, Zeichentrickfigur aus South Park.
430,000 üzerinde Yahudi Macaristan'dan çıkarıldı ve yaklaşık 200,000 kadarı hayatını kaybetti.Es wurden über 430.000 Juden aus Ungarn deportiert, von denen etwa 200.000 ermordet wurden.
Toprak alımları, dünyadaki Yahudiler tarafından yapılan bağışlarla yapıldı .Landkäufe wurden mit zweckgebunden Spenden von Juden aus aller Welt getätigt.
Ağustos 1942’de, Alman işgalciler Sırbistan'ı “Judenfrei” (Yahudilerden arındırılmış) ilan ettiler.Anfang 1942 erklärten die Deutschen Serbien für „judenfrei“.
Yahudi-Romen dillerinin tam gelişimi açık değildir.Die exakte Entwicklung der judäo-romanischen Sprachen ist unklar.
1856'da Yahudilere ve diğer gayrimüslimlere eşit haklar sağlandı.1856 wurden Christen, Juden und Muslime rechtlich gleichgestellt.
Bu ünlü isimlerin iki dışında hepsi Yahudi’ydi.Bis auf zwei waren alle von ihnen Juden.
Bu katliamlarda 7000'de Polonyalı Yahudi öldürüldü.Diesen Massakern fielen auch etwa 7000 polnische Juden zum Opfer.
Ben-Gurion 1918 yılında İngiliz ordusuna bağlı Yahudi Lejyonu'nun 38. Tabur'una katıldı.1918 trat Ben-Gurion in die Jüdische Legion der britischen Armee ein.
Yapının mimarları Mariano Falcini, Profesör Vincente Micheli ve Marco Treves (bir Yahudi) idi.Architekten waren Mariano Falcini, Professor Vincente Micheli und Marco Treves, der jüdischen Glaubens war.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod