Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşlar ile cümle

yaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başka bir 20'li yaşlarda erkekte ciddi bir şekilde yaralandı.Haar achttienjarige zoon werd daarbij zwaargewond.
40-50 yaşlar arasında olanlar ilahî bilgiler üzerinde çalışırlardı.In de topjaren waren er 45 tot 50 actieve leden.
Küçük yaşlarda futbola ilgi duydu.Op jonge leeftijd wilde hij graag voetballen.
90'lı yaşlarda olmasına rağmen aktif bir cinsel hayatı var.Hoewel hij al 150 jaar oud is gedraagt hij zich kinderlijk.
Gençlik yaşlarında Ziya Gökalp'ten büyük ölçüde etkilenmiştir.Volgens de leden heeft Radebe een grote invloed op hen gehad tijdens hun jeugd.
Ana karakter Sam Fisher bu oyunda 50'li yaşlardadır.Sam Temple: de vijftienjarige Sam is de hoofdpersoon.
Erken yaşlarda fizikle ilgilenmeye başladı.Al op vroege leeftijd raakte hij geïnteresseerd in natuurkunde.
Küçük yaşlarından itibaren Dodgson şiir ve kısa hikâyeler yazdı.Op 12-jarige leeftijd schrijft Agatha haar eerste gedichten en korte verhalen.
Bazen 30-40 yaşlarına kadar gecikebilir.Deze zijn mogelijk 30.000 tot 40.000 jaar oud.
Bu iki sönmüş yıldızın yaşları yaklaşık 10 milyon yıl olarak tahmin ediliyor.Eerder werd deze ster zo'n 200 miljoen jaar oud geschat.
Proust çok erken yaşlarda yazma ve yayınlanma işiyle ilgilenmeye başladı.Proust wcześnie zaczął pisać i publikować.
15 yaşlarındayken babasının bir arkadaşından 5$'a bir akustik gitar aldı.W wieku 15 lat kupił za 5 dolarów pierwszą akustyczną gitarę od znajomego swojego ojca.
Mehmedbeyova hâlâ yirmi yaşlarında yaşayan bir ikon haline geldi.Mamiedbiekowa stała się żywą ikoną jeszcze w wieku dwudziestu kilku lat.
Küçük yaşlarda Fransızca öğrendi.Od młodych lat pobierał nauki języka francuskiego.
Genellikle ileri yaşlarda görülür.Występuje najczęściej w starszym wieku.
Ata binmeyi küçük yaşlarında öğrenmiştir.W młodości uczył się jazdy konnej.
Olgun yaşlarda ve paragöz bir adamdır.Jestem niecierpliwym chłopakiem i dojrzałym mężczyzną".
Öğrencileri genellikle 12-16 yaşlarında erkek çocuklardı.Kandydaci to najczęściej chłopcy w wieku 12-20 lat.
Yaklaşık 4-5 yaşlarındadır.4-5 roku życia.
İlk 15-20 yıl çok hızlı büyür sonraki yıllarda 75-100 yaşlarında büyüme yavaşlar.Początkowo rośnie szybko, po 15-20 latach tempo wzrostu maleje.
Çocukluğu Budapeşte'de havaalanı yakınında geçti ve bu sayede o yaşlarda uçmaya ilgi duydu.Wychowywał się w pobliżu lotniska w Budapeszcie gdzie rozwijał swoje zainteresowanie lotnictwem.
Orduya alımlar 17 ila 50 yaşlar arasındaydı.Obowiązkiem służby wojskowej objęto mężczyzn od 17 do 50 roku życia.
Erkek giyiminde ileri yaşlarda şapka ve kasket kullanmaktadır.W swojej ludzkiej postaci nosi kapelusz i laskę.
37-38 yaşlarındadır.37-38 Deklaracji.
Fred : Yirmi yaşlarında bir erkek.Chłopak ok. dwudziestoletni.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Krup przechodzi około 15% dzieci, zazwyczaj w wieku od 6 miesięcy do 5-6 lat.
Her sınıf grubu en fazla 28 yeni başlayan öğrencide oluşur (6-7 yaşlarında ortalama yaklaşık 22 kişi).Obecnie praca prowadzona jest w 6 grupach wiekowych (ponad 120 osób w wieku od 6 do 20 lat).
Oyunun kahramanı otuzlu yaşlarındaki eski bir piyanist olan Stanley Webber'dir.Głównym bohaterem gry jest Ethan Weber, młody siedemnastoletni chłopak.
Öldüğünde 45 yaşlarında olduğu bildirilmektedir.Chwilę później dodała, że obecnie ma 45 lat.
Bu dönemde karakterle aynı yaşlara gelmiş bulunmaktadır.Tym razem za mężczyznę bardziej zbliżonego do niej wiekiem.
Vefatında 60 yaşlarındaydı.Aktorka miała 60 lat.
6 yaşlarındayken sinema filmi dublajı yapmıştır.Debiutował w filmie w wieku 6 lat.
Çok küçük yaşlarda şarkı söylemeye başlamıştır.Zaczęła śpiewać w młodym wieku.
Batı çizgi filmleri genelde genç yaşlara hitap eder.Seriale młodzieżowe zazwyczaj odwołują się do widowni młodzieżowej.
Babası bir matematikçiydi, ve oğluna çok küçük yaşlarından itibaren sıkı bir matematik eğitimi verdi.Jego ojciec był bokserem i od najmłodszych lat zachęcał syna do treningów siłowych.
Daha ziyade 45-50 yaşları arasında görülür.Dotyczyło to zwłaszcza mężczyzn w wieku 45–55 lat.
Alice yarı insan yarı vampir olan 150 yaşlarındaki Nahuel'i bulur ve ona getirir.Nagle pojawia się Alice z Jasperem oraz 150-letni półwampir-półczłowiek, Nahuel.
San Marino UEFA üyesi olduktan sonra 1990-95 yılları arasında 30'lu yaşlarındayken 19 millî maçta oynadı.Między 1990 a 1995 występował w reprezentacji San Marino, w której zagrał 19 razy.
Bu oyun, 9–14 yaşları arasındaki erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Gra przeznaczona jest dla jednego do czterech graczy w wieku od 10 do 99 lat.
Sheldon ile aynı yaşlardadır.Jest w tym samym wieku, co Katrina.
Yaklaşık 35-40 yaşlarındadır.Żyje 35-45 lat.
Sadık mezarda 5 – 9 yaşlarında bir çocuğa ait kemikler vardır.W grobowcu nr 9 znaleziono szkielet ułomnej kobiety zmarłej w wieku 50-70 lat.
Çocuk yaşlarda klarnet çalmaya başlamıştır.Już jako nastolatek grał na klarnecie.
15 yaşına geldiğinde kadınsı duyguları hissetmeye başlayan Gia aynı yaşlarda hormon tedavisine başladı.W Holandii już osoba szesnastoletnia może ubiegać o proces zmiany płci i rozpoczęcie hormonoterapii.
Genellikle tohumdan çoğaltılır ve 7-8 yaşlarında meyve verimi başlar.Rośliny starzeją się i przestają kwitnąć w wieku lat 7–8.
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Działa przy niej Młodzieżowa Drużyna Pożarnicza, w której skład wchodzą dzieci i młodzież w wieku 8-18 lat.
Katlinde 60 yaşlarında bulunmaktaydı.Wcześniej znajdował się w kadrze na ME 60.
Erken yaşlarda çizime karşı yeteneği fark edildi.Jego talent do rysowania ujawnił się we wczesnym wieku.
Genellikle küçük yaşlarda ortaya çıkar.Zazwyczaj pojawia się w dzieciństwie.
Ayşe (Şükran Ovalı): 30'lu yaşlarında bir psikologtur.Surasdra (taj.: สุราษฎร์) – syjamski torpedowiec z lat 30.
Küçük yaşlarda çobanlık ve ırgatlık yaptı.W młodości uprawiał lekkoatletykę i wioślarstwo.
Genç yaşlarda çeşitli yerel törenler ve düğün gibi toplantılarda şarkılar söyleyerek tanınmaya başladı.W młodym wieku zaczął śpiewać na weselach i innych uroczystościach rodzinnych.
Grup üyeleri ilkokul yaşlarından itibaren arkadaşlardır.Ostatni znani przedstawiciele grupy żyli we wczesnej kredzie.
Buna göre Antinous'un 130'da boğulmasından hemen önce, Antinous 13 ya da 14 yaşlarında olmalıydı.Eftersom denna utfördes strax innan han drunknade 130 torde Antinous ha varit en yngling på 13 eller 14.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Omkring 15 % av barn, vanligtvis i åldrarna sex månader upp till fem till sex år, kommer att få krupp.
Ancak yetişkinliğe ulaşmak güçtü, nüfusun üçte biri çocuk yaşlarda ölüyordu.Barnadödligheten var hög, endast en tredjedel av befolkningen nådde vuxen ålder.
Fakat emertius profesör olarak aynı üniversitede 90 yaşlarına kadar dersler vermeye devam etti.Som emeritus gav han fortfarande föreläsningar vid nittio års ålder.
Brad, 40'lı yaşlarında bir profesördür ve hayatından pek de memnun değildir.Mike, 37, är inte nöjd med livet.
İlk şiirlerini 15-16 yaşlarında yazmaya başladı.Parise fick sina första berättelser tryckta redan i 15-16-årsåldern.
İlk eğitimini küçük yaşlarda annesinden aldı.Han fick sin första undervisning av sin mor från fem års ålder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod