yaşaya ile cümle
yaşaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer bu durum sağlanmazsa kayıp yaşayacaklardır.If that is not done, then all will be lost.
Dayanıklı balıklardandırlar; fazla oksijen bulundurmayan sularda yaşayabilirler.They are hardy fish, and can survive in water that is not very well oxygenated.
Ona göre Yaşayan Ölülerin Gecesi Vietnam döneminin korkuçlukları hakkındaki bir korku filmiydi."Night of the Living Dead: A Horror Film about the Horrors of the Vietnam Era".
Türkiye'de de yaşayan bu kelebek türü en çok Polonya'da bulunur.Instead, this species lived in Poland.
Bütün dersler uygulamalıdır ve deneyerek, gözlemlenerek, yaşayarak gerçekleştirilir.Like all discoveries, this one will and should continue to be reviewed, examined, and scrutinized.
Rusya'daki Türk halkları veya Rusya Türkleri Rusya dahilinde yaşayan Türk halkları.Turks in Russia (Turkish: Rusya Türkleri) are Turkish people who live in Russia.
Artık yakalansa dahi hapishane koşullarında yaşayabileceğini düşünmektedir.Days can also suggest being imprisoned in life.
Butch - Tom ve Jerry düşmanı sokakta yaşayan siyah sokak kedisi.Butch – A black alley cat living on the street who is the friend/enemy of Tom.
Kralın en büyük yaşayan oğlu olarak Charles hemen Kral I. (ve VI.)The eldest son of King Saw O (r.
Tasmanya kaplanının yaşayan en yakın akrabasının, Tasmanya canavarı veya numbat olduğu sanılıyor.Its closest living relative is either the Tasmanian devil or the numbat.
John Rhys-Davies, Sallah rolüyle: Indiana'nın Mısır'da yaşayan profesyonel kazıcı arkadaşı.John Rhys-Davies as Sallah: A friend of Indiana and a professional excavator living in Cairo.
Yaşayanların çoğu yaşlıdır.Most of the inhabitants are older people.
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.This species is thus a "living fossil".
Dizide Helen Hunt ve Paul Reiser New York'ta yaşayan yeni evli bir çifti canlandırmaktadırlar.The show starred Paul Reiser and Helen Hunt as a married couple in New York City.
İyi bakılırsa 2 yıl kadar yaşayabilirler.They can live for up to two years.
Samsunspor'dan sonra Antalyaspor da bu başarıyı yaşayarak rekora ortak olmuştur.It has welcomed post-apartheid South Africa as a partner in these efforts.
Henry Ian Cusick, ambdar üç yıl boyunca yaşayan Desmond Hume'u canlandırdı.Henry Ian Cusick portrayed Desmond Hume, a man who had been living in the hatch for three years.
1925 yılında ailesi, Andreou'nun İkinci Dünya Savaşına kadar yaşayacağı Atina'ya döndü.In 1925, his family moved back to Greece where he settled in Athens until the end of World War II.
Yaşayan bazı kraliçeler: Beatrix (doğum 1938), 1980'den bu yana Hollanda'nın kraliçesi.The eldest daughter is Princess Beatrix, (born 1938), who became Queen of the Netherlands.
Tanrı onların arasında yaşayacak.The Lord will be with us.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Yusuf had not been aware of Ayla, who had been living with his mother for five years.
Fauna veya direy, belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümüne verilen addır.Fauna is all of the animal life present in a particular region or time.
Günümüzde yaşayan en büyük etçillerin (kurt ve ayı) soyları tehlike altındadır.Today the larger carnivores (wolves and bears) are endangered.
Ayrıca Almanya'da yaşayan vatandaşlar da vardır.In Germany still are living descendants.
Bugün yaşayan kimse bulunmamaktadır.However nobody lives there today.
Çapak balıkları 16 yaşına kadar yaşayabilirler.Widow rockfish may live to be 16 years old.
Burada eskiden beri yaşayan insanlara sığınırlar.I visit with people that have long since been dead.
Tonkee: mağarada yaşayan, üniversite eğitimi almış ama cemsiz bir jeomyacı.Tonkee: a university-trained but commless geomest (scientist) who now lives in a cave.
Köyde yaşayan birçok kişi de filmde figuran olarak rol almıştır.Several of the villagers appeared in the film as extras.
Köyün yaşayanlarının inanışı islamdır.The religion of the whole village is Islam.
Grönland'da yaşayan Grönland İnuitleri kar gözlüğü kullanırlar.Owl's young cousin who wears glasses.
Ancak mahallede şu anda yaşayan insanlar köken itibarıyla bu mahallenin yerlileri değildirler.These lands no longer belong to the Indigenous peoples despite them living on it.
Yurt dışında yaşayan seçmenlerin randevu sistemi ile oy kullanmaları sağlanmıştır.Allow Israelis living abroad to vote.
Buna karşılık bu yörede devamlı yaşayan ahaliye de fazla tesiri olmamaktaydı.As can be imagined this procedure did not always preserve the life of the man so employed.
Himmel Caddesi'nde yaşayan başka bir çocuktur.He is a boy who lives on the streets of Paris.
Bölgede yaşayan Alman yurttaşlar gözaltına alındı ve daha sonra sınırdışı edildiler.Most German citizens residing in these areas were subsequently expropriated and expelled.
Soğuk Hoth gezegeninde yaşayan bir kar canavarıdır.Junos: A cold, snowy planet.
Bataklıklarda yaşayan bir kuş türü olan sürmeli kervan çulluğu parkta nadir olarak görülmektedir.The variety of mound shapes found in the park is considered unusual.
Avustralya'da doğal ortamlarında yaşayan muhabbet kuşları, evcil olanlarına göre daha küçüktür.In their natural Australian habitat, Budgerigars are noticeably smaller than those in captivity.
Halbuki İstanbul Havayolları yaşayan bir şirket, dolayısıyla öyle bir şey söz konusu değil.List of airlines of Ethiopia Transport in Ethiopia However, this did not happen.
Yaklaşık 280 yaşayan, 30.000 ise fosil türü bilinmektedir.Of those, 214 are known exclusively as fossils.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.His bird sculptures are among the finest ever created.
Azerbaycan Cumhuriyeti'nde yaşayan Şahdağlıların sayısı 45 bin kişiden fazladır.The number of Azerbaijanis living in the United States is more than 700.000.
Güneyde yaşayan alt türü daha büyüktür ancak gövdesine oranla gagası daha kısadır.The southern subspecies is bigger but has a shorter bill in proportion to the body.
Ölmeden önce yaşayan son Alman mareşaliydi."Umro posljednji njemački veteran iz Prvog rata" .
Sakata Gintoki, bu dönemde yaşayan eski bir samuraydır.Genkichi Genkichi is an inventor a former samurai.
Perth'de yaşayan erkek ve kadın nüfusu medyan yaşları 37 ile 40 yıldır.The median/average age of the people in Vermont is 40 years of age.
Yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür.They must consume human blood to survive.
Derin sularda yaşayanların ise her iki yüzleri de koyu renklidir.Those behind are amphicoelous: hollow at both ends.
برگو بیمهرِ تو چون کنم (Söyle!Sevgin olmadan yaşayabilir miyiz ?)"李易峰不参加《花少》否认与吴昕恋情".
Ve adam yaşayan can oldu.”"The Man Is Dead".
Hayatı boyunca İsrail'in önde gelen yaşayan yazarlarından biri olarak kabul edildi.For many years, he was widely regarded as one of Israel's leading journalists.
Filler yaşayan türler arasında en sıkı bağlarla bağlı topluluklardan birini oluşturur.The elephant has one of the most closely knit societies of any living species.
Takım, yaşayan 3 familya ve yaklaşık 150 tür içerir.It includes three families and near 150 distinct species.
Avustralya'da yaşayan hayvanlar üzerinde çalıştı.Threatened animals of Western Australia.
Tao Tao (Tinamus tao); Güney Amerika'da yaşayan bir kuş türü.The grey tinamou (Tinamus tao) is a type of ground bird native to South America.
Buna sahip olanlar ise canlıdır, yani "yaşayan"dır.By this was created a "living soul", that is, a "living person".
Bu çeşitli grup 40 takım ve 448 familyada 26,840 yaşayan tür kapsar.Teleosts are arranged into about 40 orders and 448 families.
Ve sokakta yaşayan bir adam (Padilla) tarafından bulunmuştur.A second trial was then held in the town of Padilla.
İçin için yaşayan bir büyük sessizliğe sesleniyorum.It is a great source of drinking water for the people living here.
İlgili Sayfalar