yaşarlar ile cümle

yaşarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Macaristan'da yaşarlarken annem doğmuş.Они жили в Венгрии, когда родилась моя мама.
Macaristan'da yaşarlarken annem doğmuş.Те заживели в Унгария и се родила майка ми.
Macaristan'da yaşarlarken annem doğmuş.הם חיו בהונגריה, ושם אמי נולדה.
Macaristan'da yaşarlarken annem doğmuş.كانوا يعيشون في هنغاريا، حيث وُلدت أُمّي.
Macaristan'da yaşarlarken annem doğmuş.そして母が二歳の時
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.(A Michlot spłodził Symmama) a ci także przweciw braci swych mieszkali w Jeruzalemie z braćmi swymi.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.A Miklót splodil Šimeama. A tí tiež bývali naproti svojim bratom v Jeruzaleme so svojimi bratmi.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.ayah Simea. Keturunan mereka tinggal di Yerusalem bersama keluarga-keluarga lain yang sekaum dengan mereka
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.In Miklot je rodil Simeama. Tudi ti so prebivali pri svojih bratih v Jeruzalemu, bratom svojim nasproti.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Ja Mikleotille syntyi Simeam. Hekin asuivat veljinensä Jerusalemissa, rajakkain veljiensä kanssa.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.미글롯은 시므암을 낳았으니 이 무리도 그 형제로 더불어 서로 대하여 예루살렘에 거하였더라
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Men Miklot födde Simeam. Också de bodde jämte sina bröder i Jerusalem, gent emot sina bröder.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mích-lô sanh Si-mê-am . Chúng cũng đồng ở cùng anh_em mình trong thành Giê-ru-sa-lem đối_mặt nhau .
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mích-lô sanh Si-mê-am. Chúng cũng đồng ở cùng anh em mình trong thành Giê-ru-sa-lem đối mặt nhau.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclot a născut pe Şimeam. Şi ei locuiau tot la Ierusalim lîngă fraţii lor, cu fraţii lor.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclote foi pai de Simeão; também estes habitaram em Jerusalém defronte d� seus irmaos.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclot engendró a Simeam. Ellos también habitaban en Jerusalén con sus hermanos, frente a ellos
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklot avlede Sjim'am. Også de boede over for deres Brødre sammen med deres Brødre i Jerusalem.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklòt generò Simeàm. Anch'essi abitavano in Gerusalemme con i fratelli, di fronte a loro
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth aber zeugte Simeam. Und sie wohnten auch ihren Brüdern gegenüber zu Jerusalem unter den Ihren.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth engendra Schimeam. Ils habitaient aussi à Jérusalem près de leurs frères, avec leurs frères. -
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth woonde met zijn zoon Simeam in Jeruzalem, dichtbij zijn familieleden.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.(Miklot pak zplodil Simam), ti také naproti bratřím svým bydlili v Jeruzalémě s bratřími svými.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklót pedig nemzé Simámot. Ezek is az õ atyjokfiai átellenében laktak Jeruzsálemben az õ testvéreikkel.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Og Miklot fikk sønnen Simeam; også disse bodde midt imot sine brødre i Jerusalem, sammen med sine brødre.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.а Макелот роди Симеама: също и те се заселиха с братята си в Ерусалим, срещу братята си.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Миклоф родил Шимеама. И они подле братьев своих жили в Иерусалимевместе с братьями своими.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.ומקלות הוליד את שמאם ואף הם נגד אחיהם ישבו בירושלם עם אחיהם׃
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.ومقلوث ولد شمآم. وهم ايضا سكنوا مقابل اخوتهم في اورشليم مع اخوتهم.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.米 基 羅 生 示 米 暗 . 這 些 人 和 他 們 的 弟 兄 在 耶 路 撒 冷 對 面 居 住
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.米 基羅生 示 米暗.這些 人 和 他 們的 弟兄 在 耶路撒冷 對面 居住
Onlar birbirleriyle iyi anlaşırlar ve barış ve dostluk ortamı içinde yaşarlar.Ils s'entendent ensemble confortablement et vivre ensemble dans une atmosphère de paix et d'amitié.
Onlar birbirleriyle iyi anlaşırlar ve barış ve dostluk ortamı içinde yaşarlar.平和と友好な環境で生きていけるのです。 彼らはみな、正義、純粋さと愛の起因に命を捧げているのです。
Primatlar ya ağaçlarda, ya yağmur ormanlarında yaşarlaren dat is dat primaten over het algemeen dieren zijn die lijken alsof zij in regenwouden leven
Primatlar ya ağaçlarda, ya yağmur ormanlarında yaşarlar영장류라는 용어는 일반적으로
"Primat" terimi genel bir terimdir. Primatlar ya ağaçlarda, ya yağmur ormanlarında yaşarlarKategorią wyższą niż rodzina człowiekowatych jest rząd naczelne, termin, który pewnie znacie.
"Primat" terimi genel bir terimdir. Primatlar ya ağaçlarda, ya yağmur ormanlarında yaşarlarДіставшись до Приматів, а про з цим ви, швидше за все, добре знайомі.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Csak néhány napig élnek.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.De lever kun et par dage.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Eles só vivem alguns dias.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Ils vivent seulement quelques jours.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.겨우 몇 일밖에 못 살기 때문이죠.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Přežijí jen několik dní.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Samce żyją zaledwie kilka dni.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Sie leben nur wenige Tage.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Solo vivirán unos pocos días.
Sadece bir kaç gün yaşarlar. Ve burası tam olarak geldiğimiz noktadır.Chúng chỉ sống khoảng vài ngày. và đó chính xác là cái chúng ta đang nói tới.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Vivono solo qualche giorno.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Vor trăi doar cinci zile.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Ze leven maar een paar dagen.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Ведь комар живёт всего несколько дней.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Живеят само няколко дена.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.Їхнє життя триває всього декілька днів.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.הם חיים רק ימים ספורים.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.هم يعيشون بضعة أيام فقط.
Sadece bir kaç gün yaşarlar.これは、私たちが今やっていることです
Tutkuyla yaşarlar.A vágyaiknak élnek.
Tutkuyla yaşarlar. Sen Lee Seol değil, Ya Sool'sun.اعتقد يعيشون على الاباحيات..انت لم تعودي لي سول بل ايباحي-سول
Tutkuyla yaşarlar.Ζουν με ερωτικά, υποθέτω.
Ve bu çocuklar, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, ebeveynlerinkinden tamamen farklı bir şekilde yetişiyorlar.A te dzieci wychowywane są inaczej niż ich rodzice, niezależnie gdzie żyją.

İlgili Sayfalar