yaşar ile cümle

yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birlikte mutlu yaşarlar.They live happily together.
Rosanette'nin yeni doğan çocuğu ağır hastalık geçirir ve çok az yaşar.Rosanette's newborn child becomes severely ill and lives only a short time.
Güneş ve Ay yine burada yaşarlar.The Sun and Moon still survive.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Like many unmarried Japanese, OLs often live with their parents well into early adulthood.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.Thus is obtained the entire bahuphala (or, kotiphala) for the sun, moon or the star-planets.
O ve Parsons ailesi bataklığın yanında yaşarlar.He and the Parson family live near the swamp.
Dünyada Fransızca konuşan nüfusun büyük çoğunluğu Afrika'da yaşar.The majority of the world's French-speaking population lives in Africa.
C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) Sudan'ın doğusunda Sahra Çölü'nün dağlarında yaşar.C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) breeds in the mountains of the Sahara east to Sudan.
Zorla evlenen kraliçe Anne Amboise'deki Clos Lucé'de yaşar.Queen Anne lived at the Clos Lucé in Amboise.
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."We all go through break ups and we all get very depressed and desperate."
Ipatieffs, ABD'de yaşarken iki Rus kızını evlatlık almıştır.While living in the USA, Ipatieffs also adopted two Russian girls.
Polis, göz yaşartıcı gaz kullanmış ve 37 kişiyi tutuklamıştır.Police responded by deploying tear gas and arresting 37 people.
C. l. neglecta (Hume, 1873), Orta Asya'nın doğusundaki dağlarda yaşar.C. l. neglecta (Hume, 1873), is found in the mountains of eastern Central Asia.
Günümüzde yüz binlerce Arap Hristiyan, Orta Doğu'nun dışında diyaspora olarak yaşar.Hundreds of thousands of Arab Christians also live in the diaspora, outside of the Middle East.
12-15 yıl kadar yaşarlar.They live 12 to 15 years.
Onlar barış içinde yaşarlardı.They live in peace.
Örneğin, bu kişiler arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını tanımada zorluk yaşarlar.For example, these individuals have difficulty recognizing friends, family and coworkers.
Dağlarda yaşar.It lives on mountains.
Bu olay Yaşar Kitabı'nda da yazılıdır.It is mentioned in the Book of the Dead.
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.The gods and the good souls live in the Upper World.
Poe onu yaşarken hatırlamayı tercih ettiğini söyleyerek, ölmüş eşinin yüzüne bakmayı reddetti.Poe refused to look at his dead wife's face, saying he preferred to remember her living.
Afrika'nın tropikal doğu bölgesinde, Sudan'dan Zambiya'ya kadar büyük bataklıklarda yaşarlar.It lives in tropical east Africa in large swamps from Sudan to Zambia.
Onu yaşar ve onunla özdeşleşir.He is understanding and forgives her.
Sonsuz karanlıkların içinde yaşar.Come Endless Darkness.
Bazıları serbest dolaşıp avlandıkları halde diğer bazıları örmüş oldukları ağa bağımlı olarak yaşar.Some will chase you, some will wander freely, some run from you.
Gölcüklere yakın yaşar.It lives near streams.
Yalnız yaşar ve gececildir.It is nocturnal and solitary.
Doğu kıyısında daha yaygındırlar ve Norfolk Adası ile Lord Howe Adası'nda da yaşarlar.They are most abundant on the east coast, and also inhabit Norfolk Island and Lord Howe Island.
Archie Riverdale'da (Bronx) yaşar ve Riverdale Lisesi'ne gitmektedir.Archie lives in Riverdale, where he attends Riverdale High School.
Aynı zamanda Rusya'nın nüfusunun büyük bölümü bu havzada yaşar.Much of the city's Mexican population also lives in this section.
Sıklıkla kendinden şüphelendiği anlar yaşar fakat sonunda güçlü bir şekilde ortaya çıkar.She often has moments where she doubts herself, but comes out strong and resolved in the end.
Yaşarken hiç kitap yayımlamadı.He never published any book during his lifetime.
Ayrıca tehlikeli olarak kabul edilmiş olduğu Tayvan'da de yaşar.It is also resident in Taiwan, where it is considered endangered.
20 yıl kadar yaşarlar.They live up to 20 years.
Ak Dağ’da yaşar."Mountain Living".
Finlandiya'da yaşar.They live in Finland.
Kübey Hanım bu ağacın içinde yaşar.The larvae live within this tube.
Bartol 1930'lu yılların başlarında Paris'te yaşarken romanı tasarlamaya başladı.Bartol first started to conceive the novel in the early 1930s, when he lived in Paris.
New Orleans’da yaşarken World Of Punk isimli radyo şovuna yöneldi.While living in New Orleans she spun on the World Of Punk radio show.
Avrupa'da park ve bahçelerde yaşarlar.Parcs et Jardins en France.
2012 yılında 40. kez düzenlenen Uluslararası Yaşar Doğu Güreş Turnuvası'nda altın madalya kazandı.He won the gold medal at the 40th Yaşar Doğu International Wrestling Tournament held in 2012.
Çoğu tür bir grup içinde, birkaç tür ise yalnız yaşar.In most species, some individuals live on their own.
Bayağı vaşak yalnız yaşar ve geceleri ortaya çıkar .The creature gently responds and exits into the night.
Çünkü biri yaşarken diğeri varlığını sürdüremez. "As if one can't exist without the other."
Burada dokuz Tanrı yaşar.There were in all nine Gods.
Sadece birkaç hafta yaşarlar.They live only a few days.
İngiltere'de funda (Calluna vulgaris) ve dikenli katırtırnağı (Ulex europaeus) üzerinde yaşar.They also feed on European gorse (Ulex europaeus).
Kırmızı Üzüm Bağı tablosunun van Gogh'un yaşarken sattığı tek tablosu olduğu söylenir.The Red Vineyard is said to be the only painting van Gogh sold during his lifetime.
Van Gogh Anvers'de yaşarken Japon tahta baskı sanatı ile tanıştı.While living in Antwerp Van Gogh become acquainted with Japanese wood block prints.
Amerikalı diplomatlara Yaşar Büyükanıt'la ilgili hangi fotoğraflar gösterildi?Can you tell me what should have been done with the surplus generals?
Sankt-Peterburg’da yaşarken Ukrayna’ya 1843, 1845 ve 1846 da olmak üzere 3 kere gelir.While residing in Saint Petersburg, Shevchenko made three trips to Ukraine, in 1843, 1845, and 1846.
Genellikle hepsi toprak altında yaşarlar.They rarely exist upon the whole surface.
Tepeler, dağlar, bulmacalar boyunca maceralar yaşarlar.When Women and Mountains Meet: Adventures in the White Mountains.
Toygargiller (Alaudidae): Açık arazilerde yaşarlar.H. festivus lives in open habitats.
O tarihlerde Basileios sıkıntı yaşarken, 12 Ağustos 886'da av sırasında ciddi bir şekilde yaralandı.By that time, Basil was ailing, and on August 12, 886, he was gravely wounded during a hunt.
"Yaşarken, son nefesine kadar onu savunurlar: ölüyken, intikam almak için bir sebep yoktur."Alive they would have defended him to the last breath: dead there was no point in avenging him.
Ray, kızlar ve bando küçük stüdyoda .... yaşar.Ray, the gals, and the band live in the small studio, no overdubs.
Bunun sebebi yaşarken gerçekleşen bazı olaylardır.There are certain things we captured just because we were living there.
Parkinson hastaları bilişsel performanslarla ilgili bazı sorunlar yaşar.This is why Parkinson's patients have tremors and have trouble performing voluntary movements.
Hindistan'da yaşar.He lives in India.
İlgili Sayfalar