yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sokağımızda birçok türde insan yaşar.Many kinds of people live on our street.
Bazı ceylanlar dağda yaşar.Some gazelles live in the mountains.
Yeni başlayanlar her zaman bunu yapmada sıkıntı yaşar.Beginners always have trouble doing this.
Göz yaşartıcı gaz, binaya ateşlendi.Tear gas was fired into the building.
İsyancılar bıraktıktan sonra göz yaşartıcı gaz kutuları yolda görülebiliyordu.Tear gas canisters could be seen on the road after the rioters had left.
Elimde olsa burada seninle yaşarım.I would live here with you if I could.
Elimde olsa burada seninle yaşardım.I would live here with you if I could.
Göz yaşartıcı gaz odayı doldurdu.Tear gas filled the room.
Ben küçük bir köyde yaşarım.I live in a small village.
Tom havuzlu büyük bir evde yaşar.Tom lives in a large house with a pool.
Tom o adreste yaşardı.Tom used to live at that address.
Tom Park Street'te yaşardı.Tom used to live on Park Street.
Kelebekler ne kadar yaşar?How long do butterflies live?
Bir kelebek ne kadar yaşar?How long does a butterfly live?
Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.Once upon a time there lived a king and queen who had three very beautiful daughters.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kral yaşardı.Once upon a time there lived an old king on a small island.
Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.Once upon a time an old man and his wife lived together in a little village.
Penguenler neredeyse sadece Güney Yarımküre'de yaşarlar.Penguins live almost exclusively in the Southern Hemisphere.
Tom ve Mary, ikisi de Boston'da yaşarken arkadaş oldular.Tom and Mary became friends when they both lived in Boston.
Tom, karısı ve üç çocuğuyla birlikte Boston'da yaşar.Tom lives in Boston with his wife and his three children.
O işe girersen paşalar gibi yaşarsın.If you get that job, the world will be your oyster.
Sen yaşarken baban ölmeyecek.Your father will never be dead while ever you're alive.
Tom teyzesiyle birlikte yaşar.Tom lives with his aunt.
O, o evde yaşar.She lives in that house.
Banliyölerde yaşarsan bir arabaya ihtiyacın var.You need a car if you live in the suburbs.
Ben de sık sık yalnızlık yaşarım.I also often experience loneliness.
Samiler, Laponya'da yaşar.The Sami people live in Lapland.
Keselikurtlar soyu tükenmeden önce Avustralya'da yaşardı.Thylacines used to live in Australia before they became extinct.
Birçok genç aile bu bölgede yaşar.Many young families live in this area.
Buradaki insanlar huzurlu bir hayat yaşar.The people here live a peaceful life.
Ben yemek için yaşarım.I live to eat.
Kendi kurallarıma göre yaşarım.I live by my own rules.
Ben Tom'la aynı apartmanda yaşardım.I used to live in the same apartment building as Tom.
Tom Boston'da büyük ebeveynleriyle yaşardı.Tom used to live with his grandparents in Boston.
Tom ve ben her ikimizde Park Street'te yaşardık.Tom and I both used to live on Park Street.
Tom bu semtte yaşardı.Tom used to live in this neighborhood.
Tom Boston'da yaşardı, değil mi?Tom used to live in Boston, didn't he?
Ben Park Caddesinde yaşardım.I used to live on Park Street.
Ben bir römorkta yaşardım.I used to live in a trailer.
Avustralya'da yaşardım.I used to live in Australia.
Tom'a yakın yaşardım.I used to live close to Tom.
Biz Boston'da yaşardık.We used to live in Boston.
Tom bizimle yaşardı.Tom used to live with us.
Ben buraya yakın yaşardım.I used to live near here.
Tom burada yaşardı.Tom used to live here.
Ben burada yaşardım.I used to live here.
Ortalama olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.On average, women live longer than men.
Büyükannemle yaşarken birlikte oynayacağım kimsem yoktu.I had nobody to play with when I lived with my grandmother.
Tom üçüncü katta yaşar.Tom lives on the third floor.
Bu hayvanlardan bazıları Avrupa'da yaşar.Some of these animals live in Europe.
Olimpik atletler, oyunlar sırasında Olimpiyat köyünde yaşarlar.Olympic athletes live in the Olympic village for the duration of the games.
Eğer yüksek irtifada yaşarsan, su daha düşük sıcaklıkta kaynar.If you live at a higher altitude, water boils at a lower temperature.
Tom çocukları ile birlikte Boston'da yaşar.Tom lives in Boston with his children.
Tom Avustralya'da yaşarken nasıl golf oynanılacağını öğrendi.Tom learned how to play golf while he was living in Australia.
Tom Avustralya'da yaşarken golf oynamayı öğrendi.Tom learned how to play golf while he was living in Australia.
Kanguru faresi Nevada çölünde yaşar.The kangaroo mouse lives in the Nevada desert.
O, zemin katta yaşar.She lives on the ground floor.
Tom kendi arabasında yaşar.Tom lives in his car.
Tom tutumlu bir şekilde yaşar.Tom lives frugally.
Tom küçük bir evde yaşar.Tom lives in a small house.
İlgili Sayfalar