yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Arjantin ve Uruguay'da yaşar.Argentínában és Uruguayban ismeretlen az állapota.
Yaşar Öz.Övék az élet.
Çok yaşa Yaşar!”.Óh, mennyire éltem!"
Çok sosyaldirler ve 20-30 üyeye sahip koloniler hâlinde yaşarlar.Éjjel aktív; átlagosan 10-20 állatból álló kolóniákban él.
Edindiği bilgilerden sonra Chicago'da yaşarken William Chaney'ye bir mektup yazdı.Ted Chicagóba költözéséről eleddig csak Lily tudott.
Asya'nın batısında da yaşarlar.Ázsia nyugati részén is fellelhető.
Burada dokuz Tanrı yaşar.Összesen kilenc isten volt.
Hepsi karada yaşar.Valamennyien e fa alatt élünk.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Kolóniákban élő darázsfaj; a kolóniái akár 100 fősek is lehetnek.
Doğu Asya'da yaşar.Kelet-Ázsiában él.
Emre Altuğ ve Yaşar ile de çalışmıştır.Az Ige testté lett és közöttünk élt.
Avustralya'nın kuzeydoğusunda sığ sularda yaşar.Az Ausztrália északkeleti részén lévő esőerdőkben honos.
Atlar 20-30 sene yaşar, bazı kısraklar 15 yaşına kadar doğurur.A nagylovak várható élettartama 20–35 év, de a pónik akár 50 évig is elélnek.
Daha sonra 15 parlama yaşarlar.Ezután nézzük a 15-öt.
Evin avlusunda veya bahçesinde yaşar.Benn a házban, kinn a kertben.
Altın çakallar ömür boyu süren bir "evlilik" içerisinde yaşarlar.A házi veréb állandó "házasságban" él.
Eski Yazlar, Yaşar'ın 2010 tarihli sekizinci albümüdür.Ennek a régi esetnek egyébként szerepe van az egész nyolcadik évadot végigkísérő Replikátor ügyben.
Sürüler halinde yaşarlar.Csordákban élnek.
İlk başta, virüs sivrisineğin bağırsağındaki hücrelerde yaşar.Eleinte a vírus a szúnyog belét bélelő sejtekben él.
Zira erkek örümcekler erişkinlikten sonra birkaç yıl yaşarlar.Az apró törpeantilopok egyéves koruk után érik el az ivarérettséget.
Çoğu türler ağaçlarda, diğerleri yerde yaşar.Legtöbb fajuk erdőben él, mások kertekben fordulnak elő.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Gyakoriak a visszatérő fertőzések, az emberek csaknem fele egy éven belül újra megfertőződik.
14 yıl kadar yaşarlar.Legfeljebb 14 évig élnek.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.A félelmetes büntetések ellenére a rabszolgák az úttalan erdőkbe szöktek.
Belgrad'da tarihte birçok değişik dinî grup yaşarken günümüzde kentin dinî unsurları genel olarak homojendir.Bár több történelmi vallási közösség is van Belgrádban, a város vallási szempontból meglehetősen homogén.
Çin'de neredeyse tüm Asya'da yaşarlar.Kínában viszont szinte mindenütt megtalálható.
Kedilerin çoğunluğu gibi doru vaşak da yaşadığı bölgeyi belirler ve yalnız yaşar.Mint a legtöbb macskafaj, ez is magányosan él.
Ancak kayıtlarda hiçbir şekilde Yaşar Turna adı geçmedi.A fennmaradt iratokban neve mindenesetre nem szerepel.
Afrika'da yaşarlar.Afrikában élnek.
Genellikle Batı Avrupa'da yaşar.Főleg Nyugat-Európában gyakori.
Tsutinalar (İngilizce: Tsuut'ina): Kanada'da Alberta bölgesinde Calgary'de yaşarlar.Jelenleg Calgaryban (a kanadai Alberta tartományban) él.
Gazetenin sahibi Yaşar Kaya idi.Szerkesztője Radó Antal volt.
Ahtapotlar kısa yaşar, hızlı büyür ve erken olgunlaşır.Csibék hamar nőnek, izgágák, korán ivarérettek.
Dendropicos cinsi ağaçkakanlar Afrika kıtasında yaşar.A bojtosfülű disznó Afrika nyugati erdeiben él.
Bu türün bireyleri genellikle 2 sene yaşar.A kifejlett lótücsök általában két évet él.
12-13 yıl yaşarlar.12-13 év.
Fakat millet asla ölmez, yaşar.Hardcore Will Never Die, But You Will (angol nyelven).
Evlerde ve bodrumlarda yaşar.Házakban, pincékben telel át.
Dolayısıyla oyunlarının hiçbirisi Baronyan yaşarken sahnelenmedi.A folytatók egyike sem érte el Baronius művének színvonalát.
Yaşarken sadece 3 albüm çıkarmıştır.Fennállásuk során 3 albumot adtak ki.
Hayvanlar 10 yaşına kadar yaşarlar.Az állatok legfeljebb 10 évig élnek.
Genellikle yalnız yaşar, ender olarak küçük gruplar halinde görülürler.Rendszerint egyedül jár, bár megfigyeltek már kisebb csoportokat is.
Diğer türleri Kuzey Amerika'da yaşar.A legtöbb fajuk Észak-Amerikában él.
Rusya'nın Kemerovo Oblastı'nda yaşarlar.Kemerovo orosz városról nevezték el.
Kendisi kimi zamanlar rüyalarına göre olaylar yaşar.Például: szerelmesek egy időben ugyanazt álmodják.
ABD'nin Pasifik kıyılarında ve Japonya'da yaşarlar.A Csendes-óceánban a Koreai-félsziget és Japán szigetvilág partjainál fordul elő.
5-10 hayvandan meydana gelen gruplar oluşturup, inşa ettikleri bir mağara sisteminde yaşarlar.6-5. évezred táján keletkeztek, és alkotóik egy vadászó életmódot folytató törzsből kerültek ki.
15-20 yıl yaşar.15-20 évig is elél.
Kraliçe bunların birinde yaşar, burası doğduğum yerdir.Narnia királyai mind itt uralkodtak, ez az épület volt a székhelyük.
Akarsuda kızıl benekli alabalık yaşar.A közelben élnek a vöröslábú kígyászdarvak.
Yaşarken hiç kitap yayımlamadı.A könyv megírása előtt sosem járt ott.
Deniz kenarında küçük bir evde yaşarlar.A tengerparton él egy kicsi városban.
Ormanda yaşar.Erdőben él.
Parkta çok çeşitli kuş ve balık türü yaşar.A parkban változatos madárpopuláció él.
Queens İlçesi:Adanın 3'te 2'si burada yaşar.II. Felvinci út 8. Levente Egyesület II. kerületi Székháza.
Yaşar GÖK 1996-2005 Prof.Dr.Jelenleg 1995-2010 dr.
Tamandua ise hem yerde hem ağaçta yaşar.Egyaránt jól előfordul a fákon és a földön is.
Bu kadın küçük ve tatlı bir kulübede yaşarmış.Miss Honey pedig egy kisebb házban.
24 Mayıs 1940'ta şehir bir kez daha güçlü bir deprem yaşar.1970. május 14-en földrengés okozott nagy károkat a városban.
Şu sıralar bu bölgede yaklaşık 3000 kişi yaşar.Ebben az időben a városban körülbelül 32 000-en laktak.