yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kadın küçük ve tatlı bir kulübede yaşarmış.Складалася вона з дитячої і дорослої зали.
Bu amaç çerçevesinde eğitim alır, savaşır ve yaşarlar.В цьому ж місті виріс, навчався, досі живе і працює.
Derin mağaralarda yaşarlar.Вона населяє глибокі печери.
Asya altın kedisi ormanlarda yaşar.Азійський лінзанги мешкають переважно в лісах.
Hades, Menthe adlı güzeller güzeli bir peri kızı ile gizli bir aşk yaşar.Сава — красива дівчина що живе таємним життям вбивці.
Bruce Wayne ile romantik bir ilişki yaşarken, Batman ile ölümcül bir mücadeleye girişir.Брюс Уейн проявляє до неї романтичний інтерес, але вона стає смертельним ворогом для Бетмена.
Güney Amerika'da yaşar.Мешкає у Південній Америці.
Yaşar Doğu anısına yapılmaktadir.Розташовано у східній частині пам'ятки.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Холостяк Селіґман одного дня натикається на побиту жінку, що перебуває у непритомному стані.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Статут відновлював університетське самоврядування.
Genelde yalnız yaşarlar ama bazen ikişer veya üçer bireyin birlikte yem aradığıda görülür.Зазвичай він один, втім, останнім часом зустрічаються плати з двома, а то і з трьома відеороз'ємами.
Kendisi kimi zamanlar rüyalarına göre olaylar yaşar.Також іноді, коли спить бачить сни про події з її минулого життя.
Çoğu zaman, erkek çocuk evlendiğinde, -evde kalacak yer olduğu takdirde- eşi ile ebeveynlerinin evinde yaşar.Зазвичай після одруження, коли молода пара ще не має своєї хати, чоловік іде жити до батьків дружини.
Sosyaldir, ufak koloniler hâlinde yaşar.Він живе невеликими колоніями.
Tropikal ormanlarda döküntülerde ve mağaralarda yaşar.Духи, що мешкають у лісах та печерах.
Şili orman kedisi ortalama on bir yıl yaşar.Ліс штучного походження, вік дерев близько 40 років.
Çoğunlukla kişi bilincini yitirir veya ciddi duyumsal sorunlar yaşar.Їхній інтелект зазвичай знижений, аж до розумової відсталості, або ж у них є психічне захворювання.
Adada yaklaşık 4.500 kişi yaşar.На острові проживає близько 450 чоловік.
Kivi Deve Kuşu, Yeni Zelanda ormanlarında yaşarlar.Ці птахи мешкають у тропічних лісах Нової Гвінеї.
Yerleşik olarak yaşarlar.Живуть зграями.
Yaşlılar genelde çocuklarıyla yaşarlar.Молодята частіше живуть з батьками дружини.
Eskiden ormanlık olan bölgede çeşitli vahşi hayvanlar yaşarmış.В останні роки деякі групи тварин почали постійно населяти ліси.
Yerin yedi kat altında yaşar.А тому опустилася на 7 місце.
12-15 yıl kadar yaşarlar.Зазвичай живуть 12-15 місяців.
Tüm yıl boyunca açık denizde derin sularda yaşarlar.Живе в глибоких водах, можливо, цілий рік.
Balıklar suda yaşar.Риба живе в воді.
John New York'ta yaşar.Джон живе в Нью-Йорку.
Amcam İspanyanın doğusunda yaşar.Мій дядько живе на сході Іспанії.
O, çok büyük bir evde yaşar.Він живе у величезному будинку.
O işsizlik parası ile yaşar.Він живе на соціальну допомогу.
Tom Boston'da yaşar ve çalışır.Том мешкає та працює в Бостоні.
Tom Boston'da yaşar ve çalışır.Том живе та працює в Бостоні.
Ben Bydgoszcz'de yaşardım.Я жив у Бидгощі.
Ben burada yaşardım.Колись я тут жив.
Ben burada yaşardım.Колись я тут жила.
Bir kaplumbağa ne kadar yaşar?Скільки живуть черепахи?
Tom çocukları ile birlikte Boston'da yaşar.Том живе в Бостоні зі своїми дітьми.
Ben yemek için yaşarım.Я живу, щоб їсти.
Bedeviler çölde yaşar.Бедуїни живуть в пустелі.
Paula, kocasının arkadaşı Jack (James Brolin) ile kaçamak bir ilişki yaşar.Paula pokračuje v románku s Jackem (James Brolin), kamarádem svého manžela.
Yolda birçok macera yaşarlar.Na své cestě zažívá různá dobrodružství.
Ekuador ve Kuzey batı Peru'da yaşar.Obývá severozápadní Ekvádor a severozápadní Peru.
En fazla 3,5 yıl yaşar.Dožívají se nejméně 3,5 roku.
Yalnızca Avustralasya'da yaşarlar.Žijí pouze v Austrálii.
Zeminde yaşarlar.Žijí na zemi.
Bazıları serbest olarak yaşar.Někteří však zůstali na svobodě.
Afrika'da yaşarlar.Žijí v Africe.
İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler.Jak žili, vládli, umírali.
Burada dokuz Tanrı yaşar.Žije zde 9 obyvatel.
Doğada ne kadar yaşadıkları bilinmez, hayvanat bahçesinde 9 - 10 yıl yaşarlar.Délka života v přírodě je neznámá, zvířata v zajetí žila 9 až 11 let.
Ormanlarda yaşarlar.Žijí v lesích.
12-18 yıl kadar yaşarlar.Dožívají se 12-18 let.
1100–2000 m yüksekliklerde yaşar, ancak kötü hava şartlarında alçak bölgelere inerler.Dává přednost životu ve výškách kolem 1100–2000 m, za špatného počasí však sestoupí i níž.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Běžně dochází k recidivám, přičemž téměř polovina osob prodělá druhou infekci v rozmezí jednoho roku.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Jsou rozšířeny celosvětově, nejvíce jich však žije v tropických oblastech.
Asya ve Afrika'da yaşar.Žijí v Asii a Africe.
Restoranın sahibi Plankton'dur ve bilgisayar karısı Karen'le birlikte orada yaşar.Plankton má neúspěšnou restauraci Kamarádský Kyblík, kde žije se svou počítačovou ženou Karen.
Sarı Irmak (Çince: 黃河, Huáng Hé) yakınlarında yaşarlar.Rustan se Zangou se nacházejí v blízkosti.
İkisi de gece aktif olur ve ağaçlarda yaşar.Aktivní jsou ve dne a žijí na stromech.
Ufacık bir kısmı da Yukon eyaletinde yaşar.Převážná část obyvatel žije v městečku Jonaguni.