yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Vahşi hayattaki su aygırları 30 ile 40 yıl yaşarlar.De med svåra former av MJD förväntas leva till 30-40 år.
Asya altın kedisi ormanlarda yaşar.Lolyun Forest är en skog i Indien.
Kedilerin çoğunluğu gibi doru vaşak da yaşadığı bölgeyi belirler ve yalnız yaşar.Som hos de flesta kattdjur lever individerna ensamma och har ett utpräglat revir.
Manatiler hem tatlı hem tuzlu suda yaşarlar.Storskraken vistas vid både sött och salt vatten.
İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler.Man föds, åldras och till sist dör man.
Familyanın bütün türleri çeşitli orman şekillerinde yaşar.Alla arter lever i olika sorters skogar.
Şili orman kedisi ortalama on bir yıl yaşar.Den guldstrimliga salamandern lever i åtminstone 10 år.
Kayalık Dağları'nda bazen hatta 3500 m yüksekliğe kadar çıkarlar, ama genelde düz bölgelerde yaşarlar.Den kan gå upp till över 2 100 m i bergen, men håller sig vanligen på betydligt lägre höjder.
33 yaşına kadar yaşarlar.Ålder: högst 33 år.
Şili orman kedisi, Merkezi ve Güney Şili'nin ormanlarında ve Arjantin sınırındaki bölümlerde yaşar.Detta kattdjur lever i skogar i centrala och södra Chile samt i angränsade delar av Argentina.
Yedi familya'nın beşi Madagaskar adasında yaşar.Arterna av denna familj förekommer uteslutande på ön Madagaskar.
Yolda birçok macera yaşarlar.Under färden upplevde han talrika äventyr.
Buna karşın güney türü, yıl boyunca 1300 ile 1700 metre aralığında yaşar.Den andra arten lever hela året i områden mellan 1300 och 1700 meter över havet.
İskarozlar (papağan balıkları) küçük gruplar halinde yaşarlar.Havsbraxenfiskar lever i mindre grupper.
Bölgede, 49 milyon civarında insan yaşar.I distriktet bor det cirka 109 000 invånare.
Bir Destan Rüzgârı Fotoğraflarla Yaşar Kemal.En kall dödsvind blåser mellan bladen.
Ülkenin kuzey kısmı daha geleneksel bir hayat yaşar.I norra delen av byn finns en modernare del.
Tutsaklıkta 17 yıl yaşarlar.I fångenskap har de levt upp till 17 år.
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Det är påskdagen och barnen leker och sjunger medan de inväntar grevinnans ankomst.
Keseli köstebekler Avustralya'nın iç kısmında bulunan kumlu çöllerde yaşarlar.Pungmullvadar lever i sandiga ökenområden eller gräsmarker i mellersta Australien.
Annesi ve küçük kız kardeşiyle beraber yaşar.Han lever tillsammans med sin mamma och storasyster.
Kaynarca köy vadisinde yabani hayvanlar ve kuşlar yaşar.I denna skånska vildmark frodas djur- och fågellivet.
Barınak içlerinde yaşarlar.Märkbar för människor inomhus.
Güney Amerika'da yaşarlar.De förekommer i Sydamerika.
İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar.10 % людства живе в гірських районах.
James ile aşk yaşarlar.З Джеймсом розлучилася.
Kolombiya'daki Meta Nehri'nde yaşar.Мешкає у річці Мета (Колумбія).
Tarzan ve Jane evlenirler, ve bir süre İngilterede yaşarlar.У наступних книгах, Тарзан і Джейн візьмуть одружаться і певний час житимуть разом в Англії.
Sık ormanlarda yaşar.Часто живуть у лісах.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Бенгальські коти завжди живуть біля води.
Kral akbabalar sosyal ve sokulgan olmasalar da çiftler halinde yaşarlar ve geceleri topluca uyurlar.Хоч королівські грифи і не є соціальними тваринами, вони живуть парами і сплять ночами в групах.
İsrail polisi göz yaşartıcı gaz ve plastik mermilerle cevap verdi.Ізраїльська поліція відповіла сльозогінним газом та гумовими кулями.
Termofiller: Sıcak su kaynakları gibi yüksek sıcaklıklı yerlerde yaşarlar.Термофіли живуть у місцях з високими температурами, як, наприклад, гарячі джерела.
İzlandaca'yı konuşanların çok büyük bir kısmı İzlanda'da yaşar.Більшість людей, що розмовляють ісландською мовою, проживає в Ісландії.
Yalnız veya koloniler halinde yaşarlar.Живуть поодинці або колоніями.
Güney Pakistan'da nüfusun çoğu İndus Nehri çevresinde yaşar.Більшість населення південного Пакистану проживає вздовж річки Інд.
4 sene beraber yaşarlar.Прожили вони разом 4 роки.
Okapiler yalnız yaşarlar.Окапі живуть поодинці.
Yaşarken hiç kitap yayımlamadı.За життя не було видано жодної книги.
Yalnızca Avustralasya'da yaşarlar.Мешкають лише в Австралії.
Moskova'da bir süre büyük bir yoksulluk içinde yaşarlar.У Москві жила в крайній бідності.
Çoğunluğu İsrail ve ABD'de yaşar.Наразі, здебільшого проживають у США та Ізраїлі.
2 - 5 bireyden oluşan aile grupları içinde yaşarlar.Вони живуть в сімейних групах від 2 до 5 осіб.
Mılo Korsot'ta (Ulusar) yasarmis.Воно отримало назво Йашха'аль.
Göğün dokuzuncu katında yaşar.Ця богиня мешкає на 9 небі.
Onlar barış içinde yaşarlardı.Всі жили мирно.
Denizlerde yaşarlar.Живе в морі.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Осоромлено опускаю очі.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Сини живуть в клані свого батька і матері, а дочки, коли виходять заміж, відправляються жити в клан чоловіка.
O ağabeyi Spencer ile birlikte yaşar.Живе в Сіетлі зі своїм старшим братом Спенсером.
Eskiden Saraçlı'da Rumlar ve Ermeniler yaşardı ve o bölgede 5 ipek fabrikası vardı.На той час у селі були винокурний і цегельний заводи та 5 водяних млинів.
33 yaşına kadar yaşarlar.Живе до 3-х років.
Piramitte yaşarlar.Людина: Візьми піраміду.
Annesiyle beraber yaşar.Живе із мамою.
Atlantik Okyanusu'nda yaşar.Мешкають в Атлантичному океані.
Arjantin ve Uruguay'da yaşar.Аргентині й Уругваї.
Bireylerinin sayısı 20'ye kadar varan gruplar içinde yaşarlar.Живе групами до 20 осіб.
Kuru ve yarı-kuru bölgelerde yaşar.Мешкає в посушливих і напівпустельних зонах.
Erkekler yalnız yaşar ya da kendi cinsleriyle grup oluştururlar.Решта самці живуть самотні або утворюють холостяцькі групи.
Birlikte mutlu yaşarlar.Вони щасливі разом.