yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ormanlarda yaşarlar ve kovuklar içine yuva yaparlar.Wyprowadza się do lasu i buduje tam szałas.
Akdeniz'de ve Karadeniz'de yaşar.Występuje wyspowo na Kaukazie i nad Jordanem.
Yüksek ölçüde toplu halde yaşarlar.W naturze żyją w dużych stadach.
2005 yılında Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'ni öykü dalında kazandı.W 2005 roku Cristiano da Matta odniósł dla zespołu pierwsze w historii zwycięstwo.
Bazıları yalnız, bazıları da küçük bir grup halinde yaşar.Żyją zwykle samotnie, niektóre w parach lub małych grupach.
Evin ahırında yaşar.Zamieszkiwał w stodole.
Subantarktik deniz ayıları 20-25 yıl kadar yaşarlar.Śledź atlantycki żyje 20–25 lat.
Bir müddet babasıyla beraber yaşar.Pragnie spędzić z ojcem trochę czasu.
Nangarhar da farklı milliyetlerden insanlar yaşar.Eden zamieszkują najróżniejsze nacje.
Mamacunalar manastırlarda yaşarlardı.W budynkach klasztornych miały zamieszkać mniszki.
Hasta kendi özel dünyasında yaşar.Wydaje się żyć we własnym świecie.
33 yaşına kadar yaşarlar.Żyją do 30 lat.
Bazıları 50 yıldan fazla yaşar.Żyją około 50 dni.
Karıncayiyengiller genelde Yalnız yaşar ve sırf çiftleşmek amaçlı birleşirler.Wiewióry kremowe żyją samotnie, łączą się w pary tylko w związku z rozrodem.
Üreme zamanları dışında toplu olarak yaşar, göç ederken diğer kuş türleriyle büyük sürüler oluşturur.Jest ptakiem wędrownym, poza okresem lęgowym tworzy duże stada.
Rivayete göre eskiden Rumlar yaşarlarmış.Nazwa wskazuje, że kiedyś rosły tutaj jawory.
Ebru Yaşar) "Ona Göre" (feat."Niebo dla ciebie" (muz.
Aydan Saruhan'la aşk yaşar.Marek Oramus Żyję tak jak umiem.
Bin yıldan fazla yaşarlar.Żyje ponad tysiąc lat.
Eskiden insanlar çok iri ve uzun, ayrıca daha uzun ömürlüymüş, binlerce yıl yaşarlarmış.Przez tysiące lat stawała się coraz głębsza i szersza.
6 yıl kadar yaşarlar .Żyją od roku do 6 lat.
Bulunduğu alanlarda bayağı munçak ile birlikte yaşar.W tych samych zbiornikach, gdzie żyje, odbywa też gody.
Bazı türleri sadece tatlı suda yaşarlar.Niektóre tylko gatunki występują w wodach słodkich.
Bu masal göre, bir zamanlar bir kral ve onun 30 oğlu yaşarmış.Enligt denna fabel levde det en gång i tiden en kung med trettio söner.
Yetişkin erkekler yalnız yaşarlar.Några vuxna individer lever ensam.
Antilocapra americana peninsularis Aşağı Kaliforniya'da yaşar.Antilocapra americana peninsularis finns på Baja California.
C. l. neglecta (Hume, 1873), Orta Asya'nın doğusundaki dağlarda yaşar.C. l. neglecta (Hume, 1873) – förekommer i bergen i östra Centralasien.
Altın köstebekler sırf yeraltında yaşar.Guldmullvadar lever nästan uteslutande under marken.
Kuzco, yeniden İnka imparatoru olabilmek için okulu tamamlamalıdır ve bu sırada çeşitli maceralar yaşar.I serien måste Kuzco gå i skola för att återigen kunna bli kejsare.
Antilocapra americana sonoriensis Arizona'nın güneyinde ve Kuzey Meksika'da yaşar.Antilocapra americana sonoriensis förekommer i södra Arizona och norra Mexiko.
Hayatımı Yaşarken, özgün ismiyle Living My Life, Emma Goldman'ın kaleme aldığı otobiyografisidir.Living My Life är även namnet på Emma Goldmans självbiografi.
Pottolar ağaçlarda yaşarlar.Otolemur lever i träd.
Vigmund ve Åfrid, bu hatıratı yaşarken tıraşlamışlardır."Vigmund och Åfrid högg minnesmärket medan han levde.
Yalnız iber vaşakları, Portekiz Algarve'de, kalanlar İspanya'da yaşar.Enskilda individer förekommer i portugisiska Algarve och övriga i Spanien.
Bu sivrisinekler genellikle 35° Kuzey ve 35° Güney enlemleri arasında, 1000 m rakım altında yaşarlar.Dessa stickmyggor finns i allmänhet mellan latituderna 35° nord och 35° syd, på en höjd under 1 000 meter.
Burada yaklaşık 230.000 kişi yaşar.Här bor ungefär 330 000 människor.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Söner lever med faderns klan och när döttrar gifter sig övergår de till att leva med sin mans klan.
Axis porcinus annamaticus Tayland ve Çinhindi'nde yaşar.Axis porcinus annamiticus lever i Kambodja och Vietnam.
Gagalı balinagiller açık denizlerin balinalarıdır, ve tüm okyanuslarda yaşarlar.Näbbvalar lever i det öppna havet och förekommer i alla oceaner.
Gruplar içinde yaşar ve farklı sesler ile anlaşırlar.De leker med varandra och kommunicerar med olika ljud.
Sakigiller sadece Güney Amerika'da yaşar.Vattenrisråttor lever bara i Sydamerika.
Çoğu türler yerde yaşar.De flesta arterna vistas på marken.
Bazıları 50 yıldan fazla yaşar.Det finns även vissa som är över 50 år gamla.
Çoğunluğu Rusya içindeki Karaçay-Çerkesya’da yaşar.De lever i huvudsak i den ryska republiken Karatjajen-Tjerkessien.
Sthenelides alt cinsi: Kara boyunlu kuğu (Cygnus melanocorypha), Güney Amerika'da yaşar.Undersläkte Sthenelides Svarthalsad svan (Cygnus melanocoryphus) återfinns i Sydamerika.
Sandy oradaki bir ağacın içinde yaşar.Sanica ligger nere i en dal.
Uykucu keseliler (Cercartetus) cinsine ait 4 tür ise Avustralya ve Yeni gine'de yaşar.De fyra till fem arterna i släktet sovarpungmöss (Cercartetus) lever i Australien och Nya Guinea.
İlahlar bu gök katında yaşarlar; hiç kimse daha yukarıdaki gök katlarında neler olduğunu bilemez.De leder oss ner i helvete, men de kan själva inte ingripa i vad som sker där.
Bu olay Yaşar Kitabı'nda da yazılıdır.Den förekommer även omnämnd som Livets bok.
Afrika'da yaşar.Troligtvis levde hon i Afrika.
Erkeklerse yalnız yaşarlar.Individerna lever allmänt ensam.
Hemen hemen dünyanın her tarafında yaşarlar.De förekommer över nästan hela världen.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer än hälften av patienterna upplevde njurskador, inklusive kronisk njursvikt (ESRD).
Yaşar Öz.Äger liv i sig själv.
Ağaç kanguruları (Dendrolagus) Yeni gine'de ve Kap York adalarında ağaçlarda yaşarlar.Trädkänguruer (Dendrolagus) lever på träd i Nya Guinea och på den australiska Kap Yorkhalvön.
İnsanlar gibi yaşar.Det lever på människor.
Birlikte mutlu yaşarlar.Tillsammans jobbar de tätt ihop.
Finlandiya'da yaşar.Han är bosatt i Finland.
Yer altında ya da suda yaşarlar.Arbete i eller vid vatten.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Återfall är vanliga och nästan hälften får en andra infektion inom ett år.