yaşar ile cümle

yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dünya nüfusunun üçte birinden fazlası kıyı yakınında yaşar.More than a third of the world population lives near a coast.
O zengin fakat bir dilenci gibi yaşar.He's rich, but he lives like a beggar.
O işsizlik parası ile yaşar.He lives on welfare.
Yalnızca bir kez yaşarsın.You only live once.
Sadece bir kez yaşarsın.You only live once.
Yaşarken umut et.Hope while you live.
O, rahat küçük bir evde yaşar.He lives in a cozy little house.
Parka yakın bir yerde yaşar.He lives somewhere near that park.
Bir bisiklet al. Eğer yaşarsan, bundan pişman olmazsın.Get a bicycle. You will not regret it, if you live.
Biz küresel bir toplumda yaşarız.We live in a global community.
Onlar sahile yakın yaşarlar.They live near the beach.
Bazı vahşi kediler komşumun evinin altında yaşarlar.Some wild cats live under my neighbor's house.
O, kent dışında yaşar.He lives outside the city.
Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.Languages are not carved in stone. Languages live through all of us.
Kim gençken çalışmaya başlarsa, yaşlandıklarında cömertçe yaşarlar.Whoever starts working in their youth, gets to live lavishly when they're older.
O, bu tepenin üstünde yaşar.He lives at the top of this hill.
Yaşarken tanınmayan birçok büyük düşünür ölümden sonra ünlü oldu.Many great thinkers who were unknown while alive became famous after death.
İstediğimiz gibi değil, yaşayabildiğimiz gibi yaşarız.We live, not as we wish to, but as we can.
O, küçük bir apartmanda onunla birlikte yaşar.She lives with him in a small apartment.
Onunla birlikte yaşar.She lives with him.
O onun yakınında yaşardı.She used to live near him.
O onunla yaşardı.She used to live with him.
Buralarda ne tür hayvanlar yaşarlar?What kind of animals live around here?
Tom Boston'da yaşardı.Tom used to live in Boston.
Tom ormanın derinliklerinde yaşardı.Tom used to live deep in the jungle.
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.Tom lives with his parents.
Tom bu apartmanın üçüncü katında yaşar.Tom lives on the third floor of this apartment building.
Tom Quebec'te yaşarken Fransızca öğrendi.Tom learned French while living in Quebec.
Tom Mary'nin yanında yaşardı.Tom used to live near Mary.
Tom Boston'da yaşarken Mary ile arkadaş oldu.Tom became friends with Mary when he was living in Boston.
İnsanlar köylerde yaşardı.People used to live in villages.
Okinawalılar'ın yaklaşık %29'u 100 yaşına kadar yaşar.Around 29% of Okinawans live to be a 100.
Tom Boston'da yaşar.Tom lives in Boston.
Tango küçük bir köyde küçük bir erkek çocuğuyla yaşar.Tango lives with a small boy in a little village.
Herhangi bir sorun yaşarsanız buraya bildirin.Please post here if you experience any problems.
Erken yatan ve erken kalkan insanlar uzun süre yaşarlar.People who go to bed early and get up early live a long time.
Naoki fakirdi ve bir kulübede yaşardı.Naoki was poor and lived in a cabin.
Polisler binanın içine göz yaşartıcı gaz bombaları attılar.The cops threw tear-gas bombs into the building.
Çok az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.Very few people live to be 100.
O, kumsalın yanında yaşar ama yüzmeyi bilmez.She lives near the beach, but she can't swim.
Okyanusun yanında yaşar ama yüzemez.She lives near the ocean, but she can't swim.
Okyanusun yanında yaşar ama yüzmeyi bilmez.She lives near the ocean, but she can't swim.
İnsanlar yaşarken uykudadır, öldüklerinde uyanırlar.Humans are asleep when they live, they wake up when they die.
Bir köyde yaşardım.I used to live in a village.
O, bilgisayarı için yaşar.He lives for his computer.
Mary'nin anne ve babası büyük bir evde yaşarr.Mary's parents live in a big house.
O Cardiff'te yaşar.He lives in Cardiff.
Hepimiz aynı yurtta yaşarız.We all live in the same dormitory.
Hepimiz aynı mahallede yaşarız.All of us live in the same neighborhood.
O Tel Aviv'de yaşardı.She used to live in Tel Aviv.
O, iki kapı aşağıda yaşar.She lives two doors down.
Tom küçük bir köyde yaşar.Tom lives in a small village.
Bu köyün insanları doğayla uyum içinde yaşarlar.The people of this village live in harmony with nature.
Sadece iki kere yaşarsın.You only live twice.
Kaplanlar cangılda, aslanlar savanada yaşar.Tigers live in the jungle, lions in the savanna.
Onlar çok güzel bir evde yaşarlar.They live in a very beautiful house.
Ben Bydgoszcz'de yaşardım.I used to live in Bydgoszcz.
Tom Detroit'te yaşar.Tom lives in Detroit.
Onlar barış içinde yaşarlar.They live in peace.
İnsan basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede nasıl yaşar?How does one live in a country where there is no freedom of the press?
İlgili Sayfalar