yaşamama ile cümle
yaşamama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.34
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu hayatınızı mahvedecekse, bence burada yaşamamalısınız.حسنا, لو كان ذلك سيخرب حياتك، عليك ألا تسكن هناك.
Bu hayatınızı mahvedecekse, bence burada yaşamamalısınız.この家には住まない方がいいです (笑)
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.Det var aldrig frågan om huruvida jag skulle göra något, det var frågan om när.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.Es ging nie um das "Ob", sondern nur um das "Wann".
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.내가 뭐든 그걸 하게 될런지 궁금하지는 않았어요. 단지 언제 그걸 할 수 있을지만 궁금했죠.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.La question n'était pas de savoir si j'allais faire quelque chose, mais de savoir quand.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.Nu era vorba dacă voi face ceva, ci când îl voi face.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.Nunca fue un tema de si iba a hacer algo; la cuestión era más bien cuándo.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.Poter fare o meno qualcosa era assolutamente fuori di dubbio, per me era solo una questione di tempo.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.זו אף פעם לא היתה שאלה של אם אני הולכת לעשות משהו, אלא מתי.
Kafamdakileri yaşayıp yaşamamam sadece zaman meselesiydi.もしあらゆることを するのであれば
Meyve sineklerinin uzun yaşamamasının ana sebebi genleri.遺伝子によって速く老化する身体が作られるからであり
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler."En halua saavuttaa jotain ja tuntea, etten ansaitse sitä."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Ich möchte nicht das Gefühl haben, dass ich hier nichts zu suchen habe.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Jeg ønsker ikke at nå dertil kun for at føle, at jeg ikke skulle være der.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Je ne veux pas en arriver là et me sentir comme si je n'étais pas censé y être.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.내가 여기 와선 안될 사람이라는 걸 느끼려고 그런식으로 하고 싶진 않아.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler."Não quero chegar lá para depois sentir apenas que não devia estar ali."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nechcem to dokázať len preto, aby som zistil, že tam nepatrím.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nechci to dokázat jen proto, abych cítil, že sem nepatřím."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nem akarok odajutni, csak hogy aztán azt érezzem, nem is vagyok odavaló.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nie chcę się gdzieś dostać tylko po to, żeby później czuć, że nie powinnam tam być.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nočem se počutiti kot da ne spadam semkaj.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Non voglio arrivare lì e avere la sensazione di non doverci essere.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.No quiero llegar y sentirme en el lugar equivocado.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nu vreau să ajung acolo şi să simt că locul meu nu e acolo.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Saya tidak mau mencapai ke sana hanya untuk kemudian merasa tidak pantas ada di sana."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Tôi không muốn đến được đó rồi cảm thấy như là tôi không thuộc về nơi đó.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Δεν θέλω να φτάσω εκεί μόνο για να νιώσω ότι δεν θα έπρεπε να βρίσκομαι εκεί.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Не искам да отида там, само за да почувствам, че не трябва да бъда там.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Не хочу прийти і відчути себе самозванцем.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.איני רוצה להגיע לשם רק כדי לחוש שאני לא צריך להיות שם.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.لا أريد أن أصل إلى هناك فقط لأشعر بأنني لا أستحق بأن أكون هنا.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.これには個人的に すごく共感します
İlgili Sayfalar