Yatakta sigara içmeyi yasaklayan çok sıkı bir kural var.There is a very strict rule forbidding smoking in bed.
Bay Brown göründüğü kadar yaşlı değildir.Mr Brown is not as old as he looks.
Brian tepenin üzerinde yaşıyor.Brian lives over the hill.
Bin Singapurda yaşadı.Bin lived in Singapore.
Bill denizin yanında yaşıyor.Bill lives near the sea.
Billy yaşına göre çok uzun boylu.Billy is very tall for his age.
Tek başına yaşamayı nasıl buluyorsun?How do you like living on your own?
O, kötü bir baş ağrısı yaşadığını söyledi.He said he was suffering from a bad headache.
91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.Picasso kept drawing pictures until he was 91 years old.
Dev pandalar sadece Çin'de yaşarlar.Giant pandas live only in China.
Bayan Hudson'un nerede yaşadığını biliyor musunuz?Do you know where Miss Hudson lives?
New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık.We rented an apartment when we lived in New York.
Birçok insan New York'ta yaşama şansına atlardı.Many would jump at the chance to live in New York.
Newton yerçekimi yasasını kanıtlamıştır.Newton established the law of gravity.
Nancy tek başına yurt dışında yaşamayı istemiyordu.Nancy didn't mind living abroad by herself.
Gerçekten çok genç ama yaşına göre çok tecrübeli.Indeed he is young, but he is well experienced for his age.
Gerçekten. Yaşına göre genç ama akıllı.Indeed. He is young, but smart for his age.
Naoki Kaori kadar yaşlıdır.Naoki is as old as Kaori.
Bay Thompson İskoçya'ya geri dönmeden önce iki yıl boyunca Tokyo'da yaşamıştı.Mr Thompson had lived in Tokyo for two years before he went back to Scotland.
Tom daha yaşlı bir kızla evlendi.Tom married an older girl.
Tom yaşına göre iyi yaptı.Tom did well considering his age.
Tom benden daha yaşlıdır.Tom is older than I.
Tom bizim üstümüzdeki odada yaşıyor.Tom lives in the room above us.
Tom çocukluğundan beri New York'ta yaşamaktadır.Tom has lived in New York since he was a child.
Tom şimdi amcasıyla yaşıyor.Tom is living with his uncle now.
Tom sürekli olarak Japonya'da yaşamaya niyetleniyor.Tom intends to live in Japan for good.
Tom senin kadar yaşlı değildir.Tom is not as old as you.
Tom Japonya'da on yıl yaşadı.Tom lived in Japan for ten years.
Hangi evde yaşadın?Which house did you live in?
O, ne kadar süre orada yaşadı?How long has he lived there?
Tony Kobe'de yaşıyor.Tony lives in Kobe.
Tony geçen yıldan beri Kumamoto'da yaşamaktadır.Tony has lived in Kumamoto since last year.
Tony kaç yaşındadır?How old is Tony?
Ahşap bir evde yaşamayı tercih ederim.I'd rather live in a wooden house.
Bu arada, nerede yaşıyorsun?By the way, where do you live?
bu arada, kaç yaşındasınız?By the way, how old are you?
Ona nerede yaşadığını sordum.I asked him where he lived.
Lütfen bana nerede yaşayacağını söyle.Please tell me where you will live.
Ne pahasına olursa olsun Amerika'da yaşamak istiyorum.At all costs, I want to live in America.
Onlar sana niçin yaşamak için İngilizce öğrenmek zorundasın diyorlar?Why do they say you have to learn English to survive?
TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.TV plays an important part in everyday life.
Dirseklerinizi masaya yaslamayı bırakın.Stop resting your elbows on the table.
Öldüğünde Dick on yaşında idi.Dick was ten years old when he died.
Dick on yaşında öldü.Dick died at ten years of age.
Oldukça yaşlılara kim bakmalı?Who should look after the elderly?
Sigara içmezsen daha uzun yaşarsın.You will live longer if you don't smoke.
Tatsuya'nın New York'ta yaşayan bazı arkadaşları var.Tatsuya has some friends who live in New York.
Onlar orada yaşıyor.They live there.
Şu anda bazı türbülanslar yaşıyoruz.We are currently experiencing some turbulence.
Sadece nefes yaşam anlamına gelmez.Merely to breathe does not mean to live.
Birçok ünlü sanatçılar New York'ta yaşarlar.Many famous artists live in New York.
Çok sayıda köpek yaşamaktadır.Many dogs are alive.
Çoğu insan mutluluğun peşinde yaşıyor.Most people live in pursuit of happiness.
İnsanların çoğu altmış yaşında emekli olur.Most people retire at the age of sixty.
Çoğu insan altmış yaşında emekli olur.Most people retire at the age of sixty.
Çoğu ülkede kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Women live longer than men in most countries.
Denizde yaşayan canlıların çoğu, kirlilikten etkilenir.Most living creatures in the sea are affected by pollution.
Yaşlı bir adamla tanıştıklarında çok uzaklaşmamışlardı.They had not gone very far when they met an old man.
Böylesine bir yasaya uymak zorunda değilsin.You don't have to obey such a law.
Köpeklerden bazıları yaşıyor.Some of the dogs are alive.