yaşında ile cümle
yaşında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O sadece on dokuz yaşındayken onun bekaretini aldı.He took her virginity when she was just nineteen.
O yalnızca yedi yaşındayken babası kendini öldürdü.Her father killed himself when she was just seven years old.
O sadece on iki yaşındayken yıldızlığa yükseldi.She rose to stardom when she was just twelve.
O beş yaşında okula girdi.She entered school at the age of five.
O, kızının on altı yaşında hamile olmasını istemiyordu.She didn't want her daughter to be pregnant at the age of sixteen.
O 22 yaşında göz kamaştırıcı bir kızdı.She was a gorgeous girl of 22.
O yirmi yaşında şen şakrak bir esmerdi.She was a bubbly twenty-year-old brunette.
Tanıdığın en yaşlı kişi kaç yaşında?How old is the oldest person you know?
50 yaşında olsa bile, Mary hâlâ insanların dikkatini çekebiliyor.Even at 50, Mary can still turn heads.
Bu ağaç yaklaşık 300 yaşındadır.This tree is about 300 years old.
O neredeyse kırk yaşında.He is nearly 40.
"Kaç yaşındasın?" "Ben halen 17 yaşındayım.""How old are you?" "I'm already 17 years old."
Tom annesi öldüğünde sadece üç yaşındaydı.Tom was just three years old when his mother died.
Tom on yaşındaki kızı Mary'yi taciz ediyordu.Tom was molesting his ten-year daughter, Mary.
Ben bu ekim ayında 30 yaşında olacağım.I'll be 30 this October.
Avustralya'dan ayrıldığında kaç yaşındaydın?How old were you when you left Australia?
"Affedersiniz, çok kaba olacak ama kaç yaşındasınız?" "Ben 30 yaşındayım""Sorry to be so rude, but how old are you?" "I'm 30."
Avustralya'dan ayrıldığında kaç yaşındaydın Tom?Tom, how old were you when you left Australia?
Mary 25 yaşında ama sesi çok ince.Mary is already 25 years old, but she has a tiny voice.
Yüzmeyi öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to swim?
Tom altmış yaşında emekli oldu.Tom retired at sixty.
Kaç yaşında olduğumu ben bile bilmiyorum.I don't even know how old I am.
O yirmi dört yaşında.He is twenty-four years old.
O, yirmi dört yaşında.He's twenty-four years old.
Tom yaklaşık otuz yaşındadır.Tom is almost thirty years old.
Kaç yaşında olduğumu tahmin edebilir misin?Can you guess how old I am?
Tom on üç yaşındayken yazdığı bir şiiri hala ezbere okuyabiliyor.Tom can still recite a poem he wrote when he was thirteen.
Tom dedem yaşında adam.Tom is old enough to be my grandfather.
22 yaşındayken, patronuma aşık oldum.At the age of 22, I fell in love with my boss.
94 yaşındaki bir adam evinin dışındaki karı kürekle temizlerken kalp krizi geçirdi.A 94-year-old man had a heart attack while shoveling snow outside his house.
Onlar henüz 18 yaşında evlendiler.They married at just 18 years old.
Mary onun yaşındaki çoğu kız çocuğundan daha zekidir.Mary is smarter than most girls her age.
Tom onun yaşındaki çoğu erkek çocuğundan daha zekidir.Tom is smarter than most boys his age.
O onun yaşında olduğumdan daha büyük.She is bigger than I was at her age.
Ben hala bana on üç yaşındayken verdiğin kazağa sahibim.I still have the sweater you gave me when I was thirteen.
O zaman sadece on üç yaşındaydım.I was only thirteen then.
O on üç yaşında evi terk etti.She left home at age thirteen.
Gerçekten kaç yaşındasın?How old are you really?
Oğlum sekiz yaşında.My son is eight years old.
Bu uçak kaç yaşında?How old is this airplane?
"Kaç yaşındasın?" - "Kırk ve on.""How old are you?" - "Forty ten."
Tom on yaşındayken bisiklete binmeyi öğrendi.Tom learned to ride a bike when he was ten.
Tom hâlâ ebeveynlerinin ona on üç yaşındayken verdiği bisiklete biniyor.Tom still rides the bicycle that his parents gave him when he was thirteen years old.
Büyükbabanız kaç yaşında?How old is your grandpa?
Tom onsekiz yaşındayken araba sürmeyi öğrendi.Tom learned to drive when he was eighteen.
On sekiz yaşındayken sekiz dil konuşabiliyordum.When I was eighteen, I could speak eight languages.
O, kırk yaşındayken on altı tane dili konuşabilirdi.When she was forty, she could speak sixteen languages.
O yirmi yaşındayken, yedi dil konuşabiliyordu.When she was twenty, she could speak seven languages.
O kırk yaşındayken on altı dil konuşabiliyordu.When he was forty years old, he could speak sixteen languages.
Ben on beş yaşındayken beş dil konuşabiliyordum.When I was fifteen years old, I could speak five languages.
O yirmi yaşındayken yedi dil konuşabiliyordu.When he was twenty years old, he could speak seven languages.
Sanırım Tom yaklaşık otuz yaşında.I think Tom is about thirty years old.
Sanırım Tom otuz yaşında.I think Tom is thirty years old.
Sanırım Tom yaklaşık olarak otuz yaşında.I think Tom is about thirty.
Tom şimdi on üç yaşında.Tom is now 13 years old.
Tom'un kızı şimdi on üç yaşında.Tom's daughter is now thirteen.
Tom, on iki yaşında bir çocuk, dört dil konuşabiliyor.Tom, a 12-year-old boy, can speak four languages.
Mary, on bir yaşında bir kız, üç dil konuşabiliyor.Mary, an 11-year-old girl, can speak three languages.
Tom on üç yaşındayken sigara içmeye başladı.Tom started smoking when he was thirteen.
Senin yaşındayken ayakkabılarımı nasıl bağlayacağımı biliyordum.At your age I already knew how to tie my shoes.