Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşın yaşın ile cümle

yaşın yaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Tom Mary'e kaç yaşında olduğunu sormak istedi ama belki sormaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to ask Mary how old she was, but he thought that maybe he shouldn't.
Tom Mary'ye yaşını söyledi.Tom told Mary his age.
Tom Mary'nin kırk yaşın üzerinde olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is over forty.
Tom Mary'nin yarı yaşındadır.Tom is half Mary's age.
Tom, Mary'nin yaklaşık otuz yaşında olduğunu tahmin etti.Tom guessed that Mary was around thirty years old.
Tom Mary'nin yaşını dikkate almadı.Tom didn't take Mary's age into consideration.
Tom ve Mary üç yüz yaşındaki bir restoranda yemek yediler.Tom and Mary ate at a three-hundred-year-old restaurant.
O üç yaşında iken babasını kaybetti.He lost his father when he was three years old.
O üç yaşında iken babası vefat etti.When she was three years old, her father died.
O üç yaşındayken babası öldüHer father died when she was three.
Kırk yaşındayım.I'm forty years old.
Okinawalılar'ın yaklaşık %29'u 100 yaşına kadar yaşar.Around 29% of Okinawans live to be a 100.
O 38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağlıdır.Even though he is 38, he still depends on his parents.
Muiriel yirmi yaşındadır.Muiriel is twenty years old.
İki yaşındayken, ona kadar sayılabilirdin.When you were two years old, you could count to ten.
Onun babası mı? O yaklaşık kırk yaşında.His father? He is about forty years old.
Tom altı yaşından beri Boston'da yaşıyor.Tom's been living in Boston since he was six.
Tom on üç yaşında davul çalmaya başladı.Tom started playing drums when he was thirteen.
Tom'un yirmilik dişleri yirmi dört yaşında diş hekimi tarafından çekildi.Tom had his wisdom teeth taken out by a twenty-four year old dentist.
Tom üç yaşında iken ilk kez Japonya'ya geldi.Tom first came to Japan when he was three years old.
Tom 18 yaşındayken orduya yazıldı.Tom enlisted in the army when he was 18 year old.
Tom yaşında görünmüyor.Tom doesn't look his age.
Tom otuz yaşında öldü.Tom died at the age of thirty.
Tom sekiz yaşından önce bir balık gibi yüzebiliyordu.Tom could swim like a fish before he turned eight.
Tom yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.Tom can still wear the same size jeans he did when he was twenty years old.
Tom yaklaşık on iki yaşındayken kar kayağı ile ilgileniyordu.Tom became interested in snowboarding when he was about twelve.
Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the traffic accident she was involved in when she was five years old.
18 yaşındayım.I am 18 years old.
Aynı yaştayız. İkimiz de 16 yaşındayız.We are the same age. We are both sixteen years old.
Ben senin yaşındayken işler çok farklıydı.When I was your age, things were very different.
Ben senin yaşındayken, okula her gün bisikletle gider gelirdim.When I was your age, I bicycled to and from school every day.
O yirmi yaşındayken onunla evlendi.She married him when she was 20.
O genç görünüyor ama aslında 40 yaşın üzerinde.He seems young, but he's actually over 40 years old.
O bizimle birlikte yaşamak için geldiğinde 12 yaşında idi.He was 12 years old when he came to live with us.
Tom'un kaç yaşında olduğunu düşünüyorsun?How old do you think Tom is?
Sizce Tom kaç yaşında?How old do you think Tom is?
Sence Tom kaç yaşında?How old do you think Tom is?
Araç kullanmak için 18 yaşın üstünde olmak zorundasın.You have to be over 18 to drive.
Mary on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.Mary started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
O otuz yaşın üzerindedir.He's over thirty.
Sen iki yaşındayken zaten on'a kadar sayabiliyordun.When you were two years old, you could already count to ten.
Sanırım o kırk yaşında.I think she's forty.
Tom'un yaklaşık olarak senin yaşında bir kız kardeşi var.Tom has a sister about your age.
O yedi yaşında bir çocuk.He is a seven-year-old boy.
Ben senin yaşındaydım.I used to be your age.
Ben ilk bilgisayar oyunumu on iki yaşındayken programladım.I programed my first computer game when I was twelve years old.
İlk kez aşık olduğunda kaç yaşındaydın?How old were you when you fell in love for the first time?
Alzheimer hastalığı çoğunlukla 60 yaşından fazla olan insanları etkiler.Alzheimer's disease affects mainly people older than 60 years.
Evren yaklaşık 13.75 milyar yaşındadır.The age of the universe is about 13.75 billion years.
O, yaşını gösteriyor.He looks his age.
On sekiz yaşına girdikten sonra sürücü belgesi alabilirsin.You can get a car license after you turn eighteen.
Kuzenim dört yaşında ama o benim kadar çok yiyor.My cousin is four, but he eats as much as I do.
Kuzenim dört yaşında ama o benim yediğim kadar çok yiyor.My cousin is four years old, but she eats as much as I do.
Jane 20 yaşındayken oyuncak ayı toplamayı durdurdu.Jane stopped collecting teddies at the age of 20.
O, 22 yaşında evlendi.He got married at 22.
Çok az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.Very few people live to be 100.
18 yaşın üzerindeki insanlar araba sürebilir.People over the age of 18 can drive cars.
18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.People over 18 are allowed to drive cars.
Ben seksen beş yaşındayım.I am eighty-five years old.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaşın yaşın ile cümle - Sayfa 9 - yaşın yaşın kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App